|
|
Aradığınız kelime
ذ ك ر
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 292 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/40
Bakara/47
Bakara/63
Bakara/114
Bakara/122
Bakara/152
Bakara/152
Bakara/198
Bakara/198
Bakara/200
Bakara/200
Bakara/200
Bakara/203
Bakara/221
Bakara/231
Bakara/235
Bakara/239
Bakara/269
Bakara/282
Âl-i İmrân/7
Âl-i İmrân/36
Âl-i İmrân/41
Âl-i İmrân/58
Âl-i İmrân/103
Âl-i İmrân/135
Âl-i İmrân/191
Âl-i İmrân/195
Nisâ/11
Nisâ/103
Nisâ/124
Nisâ/142
Nisâ/176
Mâide/4
Mâide/7
Mâide/11
Mâide/13
Mâide/14
Mâide/20
Mâide/91
Mâide/110
En’âm/44
En’âm/68
En’âm/69
En’âm/70
En’âm/80
En’âm/90
En’âm/118
En’âm/119
En’âm/121
En’âm/126
En’âm/138
En’âm/139
En’âm/143
En’âm/144
En’âm/152
A’râf/2
A’râf/3
A’râf/26
A’râf/57
A’râf/63
A’râf/69
A’râf/69
A’râf/69
A’râf/74
A’râf/74
A’râf/86
A’râf/130
A’râf/165
A’râf/171
A’râf/201
A’râf/205
Enfâl/2
Enfâl/26
Enfâl/45
Enfâl/57
Tevbe/126
Yûnus/3
Yûnus/71
Hûd/24
Hûd/30
Hûd/114
Hûd/114
Hûd/120
Yûsuf/42
Yûsuf/42
Yûsuf/45
Yûsuf/85
Yûsuf/104
Ra’d/19
Ra’d/28
Ra’d/28
İbrahim/5
İbrahim/6
İbrahim/25
İbrahim/52
Hicr/6
Hicr/9
Nahl/13
Nahl/17
Nahl/43
Nahl/44
Nahl/90
Nahl/97
İsrâ/41
İsrâ/46
Kehf/24
Kehf/28
Kehf/57
Kehf/63
Kehf/70
Kehf/83
Kehf/101
Meryem/2
Meryem/16
Meryem/41
Meryem/51
Meryem/54
Meryem/56
Meryem/67
Tâ-Hâ/3
Tâ-Hâ/14
Tâ-Hâ/34
Tâ-Hâ/42
Tâ-Hâ/44
Tâ-Hâ/99
Tâ-Hâ/113
Tâ-Hâ/124
Enbiyâ/2
Enbiyâ/7
Enbiyâ/10
Enbiyâ/24
Enbiyâ/24
Enbiyâ/36
Enbiyâ/36
Enbiyâ/42
Enbiyâ/48
Enbiyâ/50
Enbiyâ/60
Enbiyâ/84
Enbiyâ/105
Hac/28
Hac/34
Hac/35
Hac/36
Hac/40
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ
Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah'ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.
Mü’minûn/71
Mü’minûn/71
Mü’minûn/85
Mü’minûn/110
Nûr/1
Nûr/27
Nûr/36
Nûr/37
Furkân/18
Furkân/29
Furkân/50
Furkân/62
Furkân/73
Şu’arâ/5
Şu’arâ/165
اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ
165, 166.$ Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!
Şu’arâ/209
ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
208, 209.$ Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
Şu’arâ/227
Neml/62
Kasas/43
Kasas/46
Kasas/51
Ankebût/45
Ankebût/51
Secde/4
Secde/15
Secde/22
Ahzâb/9
Ahzâb/21
Ahzâb/34
Ahzâb/35
اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا
Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Ahzâb/35
اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا
Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Ahzâb/41
Ahzâb/41
Fâtır/3
Fâtır/37
Fâtır/37
Yâsîn/11
Yâsîn/19
Yâsîn/69
Sâffât/3
فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ
1, 2, 3, 4.$ Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir.
Sâffât/13
Sâffât/13
Sâffât/155
اَفَلَا تَذَكَّرُونَۚ
154, 155, 156.$ Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz? Hiç düşünmüyor musunuz? Yoksa sizin açık bir deliliniz mi var?
Sâffât/168
Sâd/1
صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِۜ
1, 2.$ Sâd. Öğüt veren Kur'an'a yemin ederim ki, küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.
Sâd/8
Sâd/8
Sâd/17
Sâd/29
Sâd/32
Sâd/41
Sâd/43
Sâd/45
Sâd/46
Sâd/48
Sâd/49
Sâd/87
Zümer/9
Zümer/21
Zümer/22
Zümer/23
Zümer/27
Zümer/45
Zümer/45
Mü’min/13
Mü’min/40
Mü’min/44
Mü’min/54
هُدًى وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ
53, 54.$ Andolsun ki biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan Kitab'ı miras bıraktık.
Mü’min/58
Fussilet/41
Şûrâ/49
Şûrâ/50
Zuhruf/5
Zuhruf/13
Zuhruf/36
Zuhruf/44
Duhân/13
Duhân/58
Câsiye/23
Ahkâf/21
Muhammed/18
Muhammed/20
Hucurât/13
Kâf/8
Kâf/37
Kâf/45
Zâriyât/49
Zâriyât/55
Zâriyât/55
Tûr/29
Necm/21
Necm/29
Necm/45
Kamer/15
Kamer/17
Kamer/17
Kamer/22
Kamer/22
Kamer/25
Kamer/32
Kamer/32
Kamer/40
Kamer/40
Kamer/51
Vâkı’a/62
Vâkı’a/73
Hadîd/16
Mücâdele/19
Cum’a/9
Cum’a/10
Münâfikûn/9
Talâk/10
Kalem/51
Kalem/52
Hâkka/12
Hâkka/42
Hâkka/48
Cin/17
Müzzemmil/8
Müzzemmil/19
Müddessir/31
Müddessir/49
Müddessir/54
Müddessir/55
Müddessir/56
Kıyâme/39
İnsan/1
İnsan/25
İnsan/29
Mürselât/5
Nâzi’ât/35
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ
34, 35, 36.$ Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit, insan dünyada iken ne için çalıştığını hatırlar. Cehennem de gören her kişiye açıklığı ile gösterilir.
Nâzi’ât/43
Abese/4
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
1, 2, 3, 4.$ (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Abese/4
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
1, 2, 3, 4.$ (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Abese/11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ
11, 12, 13, 14, 15, 16.$ Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.
Abese/12
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
11, 12, 13, 14, 15, 16.$ Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.
Tekvîr/27
A’lâ/9
A’lâ/9
A’lâ/10
سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ
10, 11, 12, 13.$ (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
A’lâ/15
Gâşiye/21
فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ
21, 22, 23, 24, 25, 26.$ O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Gâşiye/21
فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ
21, 22, 23, 24, 25, 26.$ O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Fecr/23
Fecr/23
Leyl/3
وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ
1, 2, 3, 4.$ (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.
İnşirâh/4
|
|
|
|
|