17 Ocak 2022 - 14 Cemaziye'l-Ahir 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Furkân Suresi 73. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Velleżîne iżâ żukkirû bi-âyâti rabbihim lem yeḣirrû ‘aleyhâ summen ve’umyânâ(n)

Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kur'an okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.

Ve onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatılıp anlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör (gibi) davranmazlar (hemen kendilerini toparlayıp Kur’an’ı anlamaya ve uygulamaya gayret eden mü’minlerdir.)

Onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körlerin ve sağırların yaptığı gibi, düşünüp anlamadan, körü körüne, bilinçsizce kapanıp kalmazlar.

Onlar, kendilerine, Rablerinin âyetleri tebliğ edilerek hatırlatıldığında, âyetlerle öğüt verilip uyarıldıklarında, sağır ve kör kesilerek bilgisizce âyetlere hücum etmezler.

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Onlar ki, Rablerinin ayetleriyle kendilerine öğüt verilince, sağır ve kör olarak bunların üzerine düşmezler (hakkı işiterek ve doğruyu görerek Allah'ın ayetlerine bağlanırlar);

Onlar ki; Rablerinin ayetleriyle uyarıldıkları zaman, sağır ve körler olarak onların üstüne düşmezler.

Rabblerinin âyetleri kendilerine hatırlatıldığında, kulaklarını kapatarak ve gözlerini yumarak onları görmezlikten gelmezler.

Tanrının âyetleri anılacak olursa, sağır gibi, kör gibi üstüne kapanmazlar

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler, onlara ilgisiz kalmazlar).

Bkz. 2/18

72-76. Yalancı şâhidlikde bulunmayanlar, çirkin musâhabâtda edebini muhâfaza idenler ve rabbin âyâtı okundığı vakit sağır ve kör imiş gibi sâkit yatmayanlar, "Yâ rabbî bize yüzümüzü güldürecek zevceler ve çocuklar ihsân it ve bizi muttakîlerin imamı olmağa şâyân kıl" diyenler sabır ve sebâtlarından dolayı cennetin yüksek yerlerine nâil olacaklar ve orada sulh ve selâmet bulacaklar ve ilelebed kalacaklardır. Ne âlî makâm, ne güzel ikâmetgâh.

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;

Kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Ve onlar ki rablarının âyetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Onlar ki kendilerine Rabbinin âyetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.

Hem onlar ki, Rablerinin âyetleri (kendilerine) hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler olarak (münkirler gibi, anlamadan) yüzleri üzere kapanmazlar. (Bil'akis o hakikati hakkıyla idrâk ederek secdeye kapanırlar.)

O Rahmanın kulları Rablerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, Rabbinin ayetlerine duymamazlık yapıp, görmezlikten gelemezler.

o kimseler ki kendilerine çalaplarının ayetleri okununca bunlara karşı sağırlar, körler gibi duygusuz kalamazlar,

Onlara Rablerinin âyetleri yâdedildiği vakit ona sağırlar, körler gibi kapanmazlar, bilâkis can kulağıyle dinlerler, kalb gözü ile görürler de öyle kapanırlar.

Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstüne sağırlar ve körler olarak yıkılıp kalmayan (tam aksine işitip gören) kimselerdir.

Onlar ki, Rab’lerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır kesilmezler. Bâtıl önyargıları, anlamsız gurur ve kibri bir tarafa bırakır ve Kur’an’ı doğru değerlendirmeye çalışırlar. Allah’ın ayetlerini okurken veya bir başkasından dinlerken onu anlamaya çalışır, üzerinde düşünüp öğüt ve ibret alırlar. Kör veya sağırmış gibi, ayetlerin anlamı üzerinde hiç durmadan, öylesine okuyup geçmezler.

Rabb’lerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı kör ve sağır davranmadılar.

İnananlara ayetlerimiz hatırlatıldığı zaman ayetlerimize karşı kör sağır davranmazlar. Ayetlerimizi anlayarak hayatlarına ölçü yaparlar. Yasalarımızı öğrenir yasalarımıza göre yaşarlar.

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar. [*]

Gerçek müminler Yüce Allah’tan gelen mesajlara karşı duyarlı ve bilinçli davranırlar; onu anlamak için derin bir istek ve arzu gösterirler; onu can ku... Devamı..

(O kullar), kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatılınca, onlara sağır ve kör gibi (şuursuzca) üşüşmezler.¹

1 Yani dinlememezlik etmezler veya anlatılan mesajı körü körüne değil de can kulağıyla dinlerler.

Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) [gibi] (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler. ⁵⁵

55 Bu ayeti açıklarken, Zemahşerî, halkın taklitçi çoğunluğunun ilahî mesaja sadece yüzeyde kalan bir heves ve heyecanla yaklaştığını, adeta görünüşü ... Devamı..

Ve kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, bu ayetlere karşı kör ve sağır davranmazlar. 10/71, 19/58, 24/51, 32/15

Yine onlar: Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, sağırlar ve körler gibi (dinleyip anlamadan) üzerine üşüşmezler.[3160]

[3160] Mücahid’in açıklamasına dayanarak (lâ yefkahûne ve lâ yesme‘ûn) (Taberî). Zımnen: İlâhî mesaja karşı olağanüstü bağlılık ve saygı gösterisi yap... Devamı..

Ve onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman ona karşı sağır ve kör olarak yıkılıp durmazlar.

Kendilerine Rab'lerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.

Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Onlara Sahiplerinin âyetleri hatırlatılınca görmezlikten ve duymazlıktan gelerek üstüne yatmazlar.

Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Onlara Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında kör ve sağır gibi davranmazlar.

Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kör ve sağırlar gibi onlar üzerine kapanmazlar.

daħı anlar kim ķaçan ögütlendiler çalabı’ları āyetleri-ile düşmediler anuñ üzere śaġırlarken daħı gözsüzlerken.

Daḫı ol kişiler ki ḳaçan ẕikr olsa özlerine Tañrıları āyetleri, yüz üstine düş‐mezler, ṣaġır olup ve gözsüz olup.

O kəslər ki, Rəbbinin ayələri zikr olunduğu vaxt özünü onlara qarşı kar və kor kimi aparmaz (əksinə, onlara cani-dildən qulaq asar);

And those who, when they are reminded of the revelations of their Lord, fall not deaf and blind thereat.

Those who, when they are admonished with the Signs of their Lord, droop not down(3133) at them as if they were deaf or blind;

3133 Kharra may mean: to fall down, to snore, to droop down as if the person were bored or inattentive, or did not wish to see or hear or pay attentio... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.