28 Kasım 2020 - 12 Rebiü'l-Ahir 1442 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’lâ Suresi 9. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Feżekkir in nefe’ati-żżikrâ

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık öğüt ver, fayda verirse eğer.

Abdullah Parlıyan Meali

O halde gerçekleri başkalarına hatırlat. Bu hatırlatma ister fayda veriyor görünsün ister görünmesin.

Ahmet Tekin Meali

Öğüt, uyarı fayda verdiği sürece, Kuran ile insanlara öğüt vermeye, tebliğe devam et.

Ahmet Varol Meali

Şu halde eğer öğüt fayda verecekse öğüt ver.

Ali Bulaç Meali

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

Ali Fikri Yavuz Meali

O halde, fayda versin (yahud fayda vermesin), sen Kur'an ile öğüd ver; (tebliğ vazifeni yap).

Bahaeddin Sağlam Meali

Hatırlatma fayda verecekse, sen (o vahiyleri) hatırlat.

Bayraktar Bayraklı Meali

8,9. Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.

Besim Atalay Meali

Öğütün faydası olmasa dahi, yine de sen öğütle

Cemal Külünkoğlu Meali

O halde, eğer öğüt fayda verirse öğüt ver!

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

Diyanet Vakfı Meali

8, 9. Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

Edip Yüksel Meali

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onun için öğüd ver: öğüd fâide verirse

Erhan Aktaş Meali

O halde öğüt ver¹, öğüt yararlı olacaksa!*

Hasan Basri Çantay Meali

O halde eğer öğüd fâide verirse (durma) öğüd ver.

Hayrat Neşriyat Meali

O hâlde eğer nasîhat fayda verirse, (artık onlara) nasîhat et!

İlyas Yorulmaz Meali

Eğer öğüt fayda verirse, (vahiyle) öğüt ver.

İsmail Hakkı İzmirli

Nasihat fayda verecekse [⁶] nasihatte bulun.

Kadri Çelik Meali

O halde hatırlat, eğer hatırlatma bir yarar sağlayacaksa.

Mahmut Kısa Meali

Öyleyse, öğüt faydalı olacaksa, öğüt ver!
Hakikati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde, seni dinlemeyen ortaya konan bunca delilleri düşünmeyen kibirli ve inatçı kimselere gelince, onlarla kısır tartışmalara girme; bunun yerine, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! O zaman göreceksin ki:

Mehmet Türk Meali

Eğer öğüt vermenin (insanlara) bir fayda vereceğini görüyorsan, o zaman öğüt ver.1*

Muhammed Esed Meali

O HALDE, [hakikati başkalarına] hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver[iyor görün]sün, [ister görünmesin]: 7

Mustafa Çavdar Meali

O halde, sen sadece öğüt ver. Şüphesiz bu öğütler bir gün fayda verecektir. 2/269, 11/114

Mustafa İslamoğlu Meali

Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de-[5687] hep (fıtratlara nakşolan Allah’ı) hatırlat;[5688]*

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık öğüt ver, eğer öğüt faide verirse.

Suat Yıldırım Meali

O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et!

Süleyman Ateş Meali

O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.

Süleymaniye Vakfı Meali

Bilgi[*] vermenin (Kur’an’ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!*

Şaban Piriş Meali

O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.

Ümit Şimşek Meali

Sen öğüt ver—öğüt fayda verecekse.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Əgər nəsihət etmək fayda versə, (ümmətinə Qur’anla) öyüd-nəsihət ver!

M. Pickthall (English)

Therefore remind (men), for of use is the reminder.

Yusuf Ali (English)

Therefore give admonition in case the admonition(6088) profits (the hearer).*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.