27 Eylül 2021 - 20 Safer 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zümer Suresi 27. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Velekad darabnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśelin le’allehum yeteżekkerûn(e)

Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kur'an'da her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.

Andolsun Biz bu Kur’an’da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için (her problemin çözümüne dair) her bir örnekten vermiş (huzur ve kurtuluş çarelerini göstermişiz)dir. (Gerçekleri ve başlarına gelecekleri en uygun misallerle izah etmişizdir.)

İşte biz bu Kur'ân'da üzerinde düşünsünler diye, insanların önüne her çeşit örnek getirmekteyiz.

Andolsun ki, biz, bu Kur'ân'da insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara sunduk.*

Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her tür örneği verdik.

Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.

Gerçekten biz bu Kur'an'da, insanlar için her şeyden misal getirdik; olur ki (onlardan) öğüd alırlar.

Andolsun! Biz bu Kur’anda, insanlar için her nevi örneği sunduk. Ki düşünüp idrak etsinler.

Biz bu Kur'ân'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü örneği verdik.

27,28. Biz bu Kur'anda ihsanlar için her bir örnekten açıklamışız, olur ki, onlar öğüt alırlar, Arâpça olarak, iğrilik bulunmayan Kur'an indirdik, ola ki sakınalar

Andolsun ki, düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye Biz, bu Kur'an'da insanlar için temsil ve kıssalar yoluyla her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak deliller sunduk, her türden örnekler verdik.

Biz bu Kuran'da insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.

Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.

Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Biz bu Kuran'da, insanlara, her türlü örneği verdik ki öğüt alsınlar

Yemin ederim ki, bu Kur'ân'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.

Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler

Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.

Andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, her misâlden (örnekler) gösterdik.

And olsun ki, bu Kur'ân'da, insanlar için her çeşit misâlden getirdik; tâ ki ibret alsınlar.(1)*

Biz bu Kur’an da her türlü misali, insanlar için anlattık. Belki düşünürler!

Biz bu Kur’an da insanlar için örneklerin her türlüsünü verdik, öğütlensinler diye.

* Halk nasihat kabul etsinler, diye bu Kur/an/da onlara her şeyden misal getirdik.

Şüphesiz biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye insanlar için her türlü örnekten verdik.

Doğrusu Biz bu Kur’an’da, insanlara hakîkati tüm berraklığıyla göstermeye yetecek her türden ibret verici misaller, apaçık ve çarpıcı örnekler verdik ki, bu ayetler üzerinde düşünüp öğüt alsınlar. Diğer bir deyişle:

And olsun, her misâlden bu Kur’ân’da İnsanlar için örnek verdik!
Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.

Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik. [*]*

Şüphesiz Biz bu Kur’an’da insanlara belki düşünüp (inanırlar) diye her türlü örneği getirdik.

İŞTE Biz, bu Kur’an'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı 33 koyduk;

Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kuran’da insanlar için, her türlü misali verdik. 18/54, 30/58

DOĞRUSU Biz (hakikati) bu ilâhî mesajda,[4131] belki düşünüp ders alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık;[4132]*

Andolsun ki, nâs için bu Kur'an'da meselin her türlüsünden irâd ettik, gerek ki onlar iyi düşünsünler.

Gerçekten Biz, insanlar düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye bu Kur'ân'da, her türlüsünden temsiller getirdik. [30, 28; 29, 43; 18, 54]

Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her temsili anlattık.

Biz bu Kur’an’da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.

Biz bu Kur'an'da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.

İyice düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali vermişizdir.

Yemin olsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.

daħı beyān eyledük ādemįlere uşbu ķur’ān içinde [246b] her bir meŝelden ola kim anlar ögütleneler.

Taḥḳīḳ biz urduḳ ādemīlere bu Ḳur’ān içinde her meẟelden, illā kim anlar ögütleneler, didük.

Biz bu Qur’anda insanlar üçün hər çür məsəl çəkdik ki, bəlkə, öyüd-nəsihət qəbul etsinlər!

And verily We have coined for mankind in this Qur’an all kinds of similitudes, that haply they may reflect;

We have put forth for men, in this Qur´an every kind of Parable,(4284) in order that they may receive admonition.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.