16 Mart 2026 - 26 Ramazan 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 99. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Keżâlike nakussu ‘aleyke min enbâ-i mâkad sebak(a)(c) vekad âteynâke min ledunnâ żikra(n)

İşte böylece geçmişlerin ahvalinden bir kısmını sana hikaye etmedeyiz ve şüphe yok ki sana katımızdan bir de Kur'an verdik.

(Ey Resulüm!) Böylece Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü gerçekten aktarıyoruz. Ve kesinlikle, Sana katımızdan bir Zikir (Kur’an-ı Kerim) verdik (de gönlünü ve yolunu aydınlattık).

İşte ey peygamber! Böylece geçmişin önemli haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphe yok ki, katımızdan sana bir de Kur'ân verdik.

Bu türlü haberleri sana anlattığımız gibi, geçmiştekilerin ibret verici haberlerinden bir kısmını sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Sana da, yüce katımızdan okunması ibadet olan bir kitap verdik.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 15/9; 21/50; 41/41.

İşte böyle, geçmişlerin haberlerinden bazılarını sana anlatıyoruz. Gerçekten katımızdan sana bir de zikir verdik.

Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.

(Ey Rasûlüm), sana geçmişin (daha evvelki ümmetlerin mühim) haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir Zikir (düşünüb kendisinden ibret alınacak KUR'AN) verdik.

İşte böylece, kesinlikle geçmiş olanların haberlerinden sana anlatıyoruz. Ayrıca kendimizden sana bir zikir (bilgi, mesaj, ibret ve anı) indirdik.

Ey Peygamber! İşte böylece, geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir öğüt verdik.

İşte böylece, geçenlerin haberlerinden sana, kıssa getirmekteyiz, katımızdan sana Kur'an verdik

(Ey Resul!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan öğüt (ve uyarılarla dolu olan Kur'an'ı) verdik.

“Zikr” sözcüğü Kur’an’da en çok geçen kelimelerdendir. Kuran, kendi işlevini ifade et mek için de zaman zaman “zikr” kelimesini kullanmıştır. Bu ayett... Devamı..

İşte biz sana eski târihleri böyle anlatıyoruz. Senin ümmetine tenbîh ve tezkîr içün kıssaları muhtevî kitâb virdik.

Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.

(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur’an) verdik.

İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Kuşkusuz sana katımızdan bir zikir (Kur’an) verdik.

(Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.  

 Âyette geçen «zikir» bazı müfessirlere göre üzerinde düşünmeye ve ibret almaya lâyık olaylara dair haberleri ihtiva eden Kur’an demektir.... Devamı..

Geçmişlerin haberlerini, sana böylece aktarıyoruz. Sana katımızdan bir mesaj vermiş bulunuyoruz.

(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.

İşte sana böyle - ya Muhammed - geçmişin mühim haberlerinden kıssa naklediyoruz, şübhe yok ki sana ledünnümüzden bir zikir verdik

(Resûlüm,) sana geçmişin (daha evvelki ümmetlerin mühim) haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphesiz, sana tarafımızdan bir zikir (Kur’ân) verdik.

İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir¹ verdik.²

1- Öğüt. 2- Ders çıkarman için geçmişin olaylarından örnekler verdik.

Sana geçmiş (ümmet) lerin haberlerinden bir kısmını işte böylece anlatıyoruz. Şübhe yok ki sana tarafımızdan bir zikir vermişizdir.

Böylece geçmişlerin haberlerinden bazılarını sana aktarıyoruz. Sana katımızdan bir zikir verdik.

[11/120]

(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte böylece geçmiş (ümmet)lerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (Kur'ân) verdik.

(Ey Rasulüm,) İşte sana daha önce geçmiş önemli hadiselerden bir kısmını anlatıyoruz. Şurası da bir gerçek ki sana tarafımızdan da bir zikir (Kur’an) vermiş bulunuyoruz.

Geçmişte olan haberlerin bir kısmını sana biz anlatıyoruz ve katımızdan sana öğüt verdik.

sana gelip geçenlerin yankılarını böylece anlatıyoruz. Gerçekten Biz sana kendi katımızdan öğütleyici Kur’an’ı vermişizdir.

Biz, geçen haberleri böyle sana haber veriyoruz. Tarafımızdan sana bir Kur/an vermişiz.

(Ey Peygamber!) Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun Biz sana katımızdan [ledunnâ] bir bilgi/Kur’an [zikr] verdik.

Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir zikir verdik.

Ey Muhammed! Geçmişte yaşamış kavimlerin başından geçen ibret verici hâdiselerden bir kısmını sana böyle anlatıyoruz. İşte şimdi de sana, katımızdan hikmet, öğüt ve uyarılarla dolu olan bu Kur’an’ı bahşettik. Öyle ki;

İşte ledünnümüzden / tarafımızdan sana verdiğimiz bir zikir anma / hatırlama / öğüt olarak gelip geçmişlerin uyarıcı haberlerinden sana kıssa anlatıyoruz.

Resulüm, biz sana geçmişin haberlerinden bir demet sunduk. Ayrıca dillere destan bir Kitap verdik.

Böylece sana geçmişlerin haberlerinden anlatıyoruz ki, ders alınsın! Aranızda konuşulup öğüt alınsın! Unutma! Toplumuna karşı senin elini güçlendirecek kitap verdik! Kitapta onlar için önemli bilgiler, önemli öğütler var.

İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir bölümünü [*] sana anlatıyoruz. Elbette sana tarafımızdan (gerçeği) hatırlatan (bir mesaj) verdik. [*]

Bu cümlede yer alan [min] edatı Hz. Muhammed’e vahyedilen eskilere dair haberlerin bütün insanlığın hayatını içermediğini, içlerinden bir kısmının Hz.... Devamı..

(Ey Muhammed işte böylece) sana geçmiş toplumların haberlerinden bir bölümünü anlattık. Şüphesiz sana da kendi katımızdan bir zikir (olan Kur’an’ı) verdik.

İŞTE sana geçmişte olup bitenlerin mahiyetinden de böyle (bir üslup içinde) bahsediyoruz; çünkü katımızdan hatırlatıcı bir öğreti bahşettik sana. ⁸⁵

85 Ayetin başında yer alan kezâlike (“böyle/böylece”) zarfı hem Kur’an’ın geçmiş olayları -bunlar ister tarihî olaylar olsun, ister menkıbevî ya da te... Devamı..

İşte bu şekilde geçmişte yaşanan olayların bir kısmını sana aktarıyoruz zira katımızdan sana bir öğüt ve itibar kaynağı zikir verdik. 2/39, 5/10, 6/49, 7/36, 39/71

İŞTE bu şekilde, geçmişte yaşanmış birtakım olayların özüne ilişkin[²⁶²⁴] anlatımı sana sunmuş olduk; zira sana, katımızdan hatırlatıcı bir mesaj[²⁶²⁵] vermiş bulunuyoruz.

[2624] “Özüne ilişkin” ifadesi, mâ ilgi zamiri ekseninde, genel bağlamla ilgili çağrışımların çeviriye yansımasıdır. [2625] “Hatırlatıcı” (zikr) ol... Devamı..

(Ey Muhammed) Sana geçmiş ümmetlerin haberlerinden bir kısmını anlatmış oluyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (Kuran) verdik.

İşte böylece sana geçmişin haberlerinden hikâye ediyoruz ve katımızdan da sana bir hatırlatma (Kur’an) verdik.

İşte böylece geçmişlerin haberlerinden bir kısmını sana hikâye ediyoruz ve sana kendi tarafımızdan bir kitap da vermişizdir.

İşte böylece sana geçmiş mühim olaylardan bir kısmını anlatıyoruz. Tarafımızdan sana da bir zikir verdik. [41, 41; 15, 9; 21, 50]

Zikr: Tevhid ve tebliğ tarihindeki birçok ibretli hadiseyi, peygamberlerin örnek davranışlarını, halklarını eğiten irşadlarını, birçok mûcizeyi hatırl... Devamı..

Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir miktar anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (geçmiş olaylardan bir anı) verdik.

(Yâ Muhammed) Bu sûretle sana ümem-i sâbıkanın haberlerini hikâye ideriz. Ve sana 'ind-i rabbâniyemizden kitâb virdik.

İşte böylece daha önce gelip geçenlerin haberlerinden bölümler anlatıyoruz. Sana katımızdan doğru bilgi (Zikir, kitap) verdik.

Katımızdan sana verilmiş bir zikir olarak geçmişin haberlerinden işte bu şekilde anlatıyoruz.

Geçmiş hadiselerden sana böylece kıssalar anlatıyoruz. Ayrıca sana katımızdan bir de zikir(8) vermiş bulunuyoruz.

(8) Anma, öğüt, ibret, tefekkür anlamlarını ifade eden bu kelime ile Kur’ân kastedilmiş ve Kur’ân’ın bu özelliklerine, yani indiriliş amacına işaret e... Devamı..

İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir Zikir/Kur'an vermişizdir.

Ey Muhammad, sizga o‘‎tib ketgan qavmlar xabarlarini shu tarzda qissa qilib beramiz. Shuningdek, sizga o‘‎z dargohimizdan zikr bo‘‎lmish Qur’onni keltirdik.

ancılayın ḥikāyet eylerüz saña ħaberlerinden ol nesenüñ kimi geçdi. daħı bayıķ virdük saña bizüm ķatumuzdan ķur’ān’ı.

Anuñ gibi ḫaber virür‐biz saña yā Muḥammed geçen ümmetlerüñ ḫaberle‐rinden. Daḫı virdük saña bizüm ḳatumuzdan kitāb ki Ḳur’āndur.

(Ya Rəsulum!) Keçmişin xəbərlərinin (olub keçənlərin) bir qismini sənə belə nəql edirik. Sənə Öz dərgahımızdan (insanların düşünüb daşınması, ibrət alması üçün) Qur’an da vermişik!

Thus relate Who unto thee (Muhammad) some tidings of that which happened of old, and We have given thee from Our presence a Reminder.

Thus do We relate to thee some stories of what happened before: for We have sent thee a Message from Our own Presence.(2625)

2625 Thus superseding previous revelations; for this (the Qur'an) is direct from Allah, and is not a secondhand exposition on other men's authority.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.