|
|
Aradığınız kelime
أ خ ر
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 250 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/4
Bakara/8
Bakara/62
Bakara/86
Bakara/94
Bakara/102
Bakara/114
Bakara/126
Bakara/130
Bakara/177
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!
Bakara/184
Bakara/185
Bakara/200
Bakara/201
Bakara/203
Bakara/217
Bakara/220
Bakara/228
Bakara/232
Bakara/264
Bakara/282
Âl-i İmrân/7
Âl-i İmrân/13
Âl-i İmrân/22
Âl-i İmrân/45
Âl-i İmrân/56
Âl-i İmrân/72
Âl-i İmrân/77
Âl-i İmrân/85
Âl-i İmrân/114
Âl-i İmrân/145
Âl-i İmrân/148
Âl-i İmrân/152
Âl-i İmrân/153
Âl-i İmrân/176
Nisâ/38
Nisâ/39
Nisâ/59
Nisâ/74
Nisâ/77
Nisâ/77
Nisâ/91
Nisâ/102
Nisâ/133
Nisâ/134
Nisâ/136
Nisâ/162
Mâide/5
Mâide/27
Mâide/33
Mâide/41
Mâide/41
Mâide/69
Mâide/106
Mâide/107
Mâide/114
En’âm/6
En’âm/19
En’âm/32
En’âm/92
En’âm/113
En’âm/133
En’âm/150
En’âm/164
A’râf/34
A’râf/38
A’râf/39
A’râf/45
A’râf/147
A’râf/156
A’râf/169
Enfâl/60
Enfâl/67
Tevbe/18
Tevbe/19
Tevbe/29
Tevbe/38
Tevbe/38
Tevbe/44
Tevbe/45
Tevbe/69
Tevbe/74
Tevbe/99
Tevbe/102
Tevbe/102
Tevbe/106
Yûnus/10
Yûnus/49
Yûnus/64
Hûd/8
Hûd/16
Hûd/19
Hûd/22
Hûd/103
Hûd/104
Yûsuf/36
Yûsuf/37
Yûsuf/41
Yûsuf/43
Yûsuf/46
Yûsuf/57
Yûsuf/101
Yûsuf/109
Ra’d/26
Ra’d/34
İbrahim/3
İbrahim/10
İbrahim/27
İbrahim/42
İbrahim/44
Hicr/5
Hicr/24
Hicr/96
Nahl/22
Nahl/30
Nahl/41
Nahl/60
Nahl/61
Nahl/61
Nahl/107
Nahl/109
Nahl/122
İsrâ/7
İsrâ/10
İsrâ/15
İsrâ/19
İsrâ/21
İsrâ/22
İsrâ/39
İsrâ/45
İsrâ/62
İsrâ/69
İsrâ/72
İsrâ/104
Tâ-Hâ/18
Tâ-Hâ/22
Tâ-Hâ/37
Tâ-Hâ/55
Tâ-Hâ/127
Enbiyâ/11
Hac/11
Hac/15
Mü’minûn/14
Mü’minûn/31
Mü’minûn/33
Mü’minûn/42
Mü’minûn/43
Mü’minûn/74
Mü’minûn/117
Nûr/2
Nûr/14
Nûr/19
Nûr/23
Furkân/4
Furkân/68
Şu’arâ/64
Şu’arâ/66
Şu’arâ/84
Şu’arâ/172
Şu’arâ/213
Neml/3
Neml/4
Neml/5
Neml/66
Kasas/70
Kasas/77
Kasas/83
Kasas/88
Ankebût/20
Ankebût/27
Ankebût/36
Ankebût/64
Rûm/7
Rûm/16
Lokman/4
Ahzâb/21
Ahzâb/29
Ahzâb/57
Sebe’/1
Sebe’/8
Sebe’/21
Sebe’/30
Fâtır/18
Fâtır/45
Sâffât/78
Sâffât/82
Sâffât/108
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ
107, 108, 109, 110, 111.$ Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: İbrahim'e selam! dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır.
Sâffât/119
Sâffât/129
Sâffât/136
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَ
134, 135, 136.$ Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lût'u ve ailesinin hepsini kurtardık. Sonra diğerlerini yok ettik.
Sâd/7
مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ
6, 7, 8.$ Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. Kur'an aramızdan ona mı indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Hayır! Onlar kitabım hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
Sâd/38
وَاٰخَر۪ينَ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِ
36, 37, 38.$ Bunun üzerine biz de, istediği yere onun emriyle kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik.
Sâd/58
Zümer/7
Zümer/9
Zümer/26
Zümer/42
Zümer/45
Zümer/68
Mü’min/39
Mü’min/43
Fussilet/7
Fussilet/16
Fussilet/31
Şûrâ/20
Şûrâ/20
Zuhruf/35
Zuhruf/56
Duhân/28
Fetih/2
Fetih/21
Hucurât/9
Kâf/26
Zâriyât/51
Necm/13
Necm/20
Necm/25
Necm/27
Necm/38
Necm/47
Vâkı’a/14
Vâkı’a/40
Vâkı’a/49
Hadîd/3
Hadîd/20
Mücâdele/22
Haşr/3
Mümtehine/6
Mümtehine/13
Saff/13
Cum’a/3
Münâfikûn/10
Münâfikûn/11
Talâk/2
Talâk/6
Kalem/33
Nûh/4
Nûh/4
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Müddessir/37
Müddessir/53
Kıyâme/13
Kıyâme/21
وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ
20, 21.$ Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.
Mürselât/17
Nâzi’ât/25
İnfitâr/5
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ
1, 2, 3, 4, 5.$ Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.
A’lâ/17
وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ
16, 17.$ Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Leyl/13
Duhâ/4
|
|
|
|
|