Veteraknâ ‘aleyhi fî-l-âḣirîn(e)
Ve sonradan gelenler arasında da ona iyi bir adsan verdik.
Hem sonra gelenler arasında da, ona (hayırlı ve şerefli bir hatıra) bıraktık.
Ve böylece O'nun, sonraki kuşaklar arasında yaşayıp anılmasını sağladık.
Onun hayatından sonraki nesillerde, devam eden güzel gelenekler, övgülerle dolu hâtıralar bıraktık.
Sonra gelenler arasında onun için (iyi bir ün) bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Hem de Nûh için, sonradan gelenler içinde iyi bir yâd bıraktık.
Sonra gelenler içinde ona (iyi bir ün) bıraktık:
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir ün bıraktık.
Sonrakiler arasında adını da yaşattık!
Ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında (erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar övgüyle) anılmasını sağladık.
77,78,79. Zürriyetini idâme iyledik, âhir gelen enbiyâdan Nûh’a zikr-i cemîl bırakdık, cümle meyânında Nûh’a selâm vardır.
78,79. Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
78-79. Sonradan gelen nesiller arasında onun hakkında (iyi bir ün) bıraktık. Bütün âlemlerde ona selâm olsun!
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık
Ve biz onu daha sonrakiler için bıraktık.
Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
Hem de namına bıraktık sonrakiler içinde
Sonra gelen (nesil) ler arasında ona, iyi bir nam (şerefli bir övgü) bıraktık.
Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.
Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında da ona (iyi bir nâm) bırakdık.
Sonra gelenler arasında ona bir nam bıraktık.
Hem sonraki (ümmet)ler içinde, ona (iyi bir nâm) bıraktık.
78 , 79. Ve sonraki nesiller içinde (tevhid akidesini hâkim kılma ve mesajlarımızı tebliğ etme hususunda çektiği eziyet ve sıkıntılara göğüs germesinden, erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar) ona (Nuh’a) iyi bir nam bıraktık. Bütün âlemler içinde selam Nuh’un üzerinedir. *
Sonraki toplumlar içinde, onun haklı davasını (örnek olarak) bıraktık.
Ondan sonra gelenler arasında adını iyilikle andırdık.
Sonra gelen ümmetler arasında Nuh hakkında iyi bir nam bıraktık.
Sonradan gelenler içinde ona güzel bir nam bıraktık.
Hem de onun için sonradan gelenler içinde (güzel bir övgü) bıraktık.
Ayrıca onun, sonraki nesiller arasında kıyâmete kadar övgüyle anılmasını sağladık:
Sonradan Gelenler içinde ona (iyi bir ün) bıraktık:
77,78. Nûh’un soyunu devam ettirdik. // Onu gelecek nesillere bayrak ettik.
Nuh’tan sonra gelenler arasında Nuh ve soyu için iyi bir ün bıraktık! İnkâr edenlere gelince yıkıntılarından başka hiçbir şey kalmadı.
78,79. Sonra gelen (nesil)ler arasında ona, “tüm âlemlerde Nûh’a selâm olsun!” diye (şerefli bir övgü) bıraktık.
78-79. Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/181
geriden gelenlerin zihninde ona dair (örnek) bir hatıra bıraktık:
Sonra gelenler (peygamberler ve ümmetler) arasında da, ona iyi bir nam bıraktık.
Ve sonrakiler için onun üzerinden (ona ait kanıtlar) bıraktık.
Ve onun üzerine sonra gelenler arasında (bir zikr-i cemîl) bıraktık.
Sonraki nesiller içinde de ona iyi bir nam bıraktık:
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık:
Ümem-i müteahhirede ona zikr-i cemîl bırakdık.
Arkadan gelenlerce bu halleriyle anıldılar.
Sonradan gelenler arasında namını yaşattık.
Ardında da onun için iyi bir nam bıraktık.
Sonrakiler içinde, ona işaret eden bir şey bıraktık.
Keyingi avlodlar orasida u haqida chiroyli maqtovlar qoldirdik.
daħı ķoduķ anuñ üzere śoñraġılarda.
Daḫı anuñ adını añılur ḳılduḳ ṣoñraġı ümmetler arasında.
Sonralar gələnlər içərisində onun üçün (yaxşı ad, gözəl xatirə) qoyduq.
And left for him among the later folk (the salutation):
And We left (this blessing) for him among generations(4083) to come in later times:
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |