|
|
Aradığınız kelime
ن ز ل
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 293 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/4
Bakara/4
Bakara/22
Bakara/23
Bakara/41
Bakara/57
Bakara/59
Bakara/90
Bakara/90
Bakara/91
Bakara/91
Bakara/97
Bakara/99
Bakara/102
Bakara/105
Bakara/136
Bakara/136
Bakara/159
Bakara/164
Bakara/170
Bakara/174
Bakara/176
Bakara/185
Bakara/213
Bakara/231
Bakara/285
Âl-i İmrân/3
Âl-i İmrân/3
Âl-i İmrân/4
Âl-i İmrân/7
Âl-i İmrân/53
Âl-i İmrân/65
Âl-i İmrân/72
Âl-i İmrân/84
Âl-i İmrân/84
Âl-i İmrân/93
Âl-i İmrân/124
Âl-i İmrân/151
Âl-i İmrân/154
ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah'a karşı haksız yere cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar, «Bu işten bize ne!» diyorlardı. De ki: İş (zafer, yardım, herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah'a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işten bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı). Allah içinizde ne varsa hepsini bilir.
Âl-i İmrân/198
Âl-i İmrân/199
Âl-i İmrân/199
Nisâ/47
Nisâ/60
Nisâ/60
Nisâ/61
Nisâ/105
Nisâ/113
Nisâ/136
Nisâ/136
Nisâ/140
Nisâ/153
Nisâ/162
Nisâ/162
Nisâ/166
Nisâ/166
Nisâ/174
Mâide/44
Mâide/44
Mâide/45
Mâide/47
Mâide/47
Mâide/48
Mâide/48
Mâide/49
Mâide/49
Mâide/59
Mâide/59
Mâide/64
Mâide/66
Mâide/67
Mâide/68
Mâide/68
Mâide/81
Mâide/83
Mâide/101
Mâide/104
Mâide/112
Mâide/114
Mâide/115
En’âm/7
En’âm/8
En’âm/8
En’âm/37
En’âm/37
En’âm/81
En’âm/91
En’âm/91
En’âm/92
En’âm/93
En’âm/93
En’âm/99
En’âm/111
En’âm/114
En’âm/114
En’âm/155
En’âm/156
En’âm/157
A’râf/2
A’râf/3
A’râf/26
A’râf/33
A’râf/57
A’râf/71
A’râf/157
A’râf/160
A’râf/196
Enfâl/11
Enfâl/41
Tevbe/26
Tevbe/26
Tevbe/40
Tevbe/64
Tevbe/86
Tevbe/97
Tevbe/124
Tevbe/127
Yûnus/5
Yûnus/20
Yûnus/24
Yûnus/59
Yûnus/94
Hûd/12
Hûd/14
Yûsuf/2
Yûsuf/40
Yûsuf/59
Ra’d/1
Ra’d/7
Ra’d/17
Ra’d/19
Ra’d/27
Ra’d/36
Ra’d/37
İbrahim/1
İbrahim/32
Hicr/6
Hicr/8
Hicr/9
Hicr/21
Hicr/22
Hicr/90
Nahl/2
Nahl/10
Nahl/24
Nahl/30
Nahl/44
Nahl/44
Nahl/64
Nahl/65
Nahl/89
Nahl/101
Nahl/102
İsrâ/82
İsrâ/93
İsrâ/95
İsrâ/102
İsrâ/105
İsrâ/105
İsrâ/106
İsrâ/106
Kehf/1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ
1, 2, 3, 4.$ Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.
Kehf/45
Kehf/102
Kehf/107
Meryem/64
Tâ-Hâ/2
Tâ-Hâ/4
Tâ-Hâ/53
Tâ-Hâ/80
Tâ-Hâ/113
Enbiyâ/10
Enbiyâ/50
Hac/5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ
Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
Hac/16
Hac/63
Hac/71
Mü’minûn/18
Mü’minûn/24
Mü’minûn/29
Mü’minûn/29
Mü’minûn/29
Nûr/1
Nûr/1
Nûr/34
Nûr/43
Nûr/46
Furkân/1
Furkân/6
Furkân/7
Furkân/21
Furkân/25
Furkân/25
Furkân/32
Furkân/48
Şu’arâ/4
Şu’arâ/192
Şu’arâ/193
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ
193, 194, 195.$ (Resûlüm!) Onu Rûhu'l-emîn (Cebrail) uyarıcılardan olasın diye, apaçık Arap diliyle, senin kalbine indirmiştir.
Şu’arâ/198
Şu’arâ/210
Şu’arâ/221
Şu’arâ/222
Neml/60
Kasas/24
Kasas/87
Ankebût/34
Ankebût/46
Ankebût/46
Ankebût/47
Ankebût/50
Ankebût/51
Ankebût/63
Rûm/24
Rûm/35
Rûm/49
Lokman/10
Lokman/21
Lokman/34
Secde/2
Secde/19
Ahzâb/26
Sebe’/2
Sebe’/6
Fâtır/27
Yâsîn/5
Yâsîn/15
Yâsîn/28
Yâsîn/28
Yâsîn/39
Sâffât/62
Sâffât/177
Sâd/8
Sâd/29
Zümer/1
Zümer/2
Zümer/6
Zümer/21
Zümer/23
Zümer/41
Zümer/55
Mü’min/2
Mü’min/13
Fussilet/2
Fussilet/14
Fussilet/30
Fussilet/32
نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟
31, 32.$ Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Gafûr ve rahîm olan Allah'ın ikramı olarak orada sizin için canlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır.
Fussilet/39
Fussilet/42
Şûrâ/15
Şûrâ/17
Şûrâ/27
Şûrâ/28
Zuhruf/11
Zuhruf/31
Duhân/3
Câsiye/2
Câsiye/5
Ahkâf/2
Ahkâf/30
Muhammed/2
Muhammed/9
Muhammed/20
Muhammed/20
Muhammed/26
Fetih/4
Fetih/18
Fetih/26
Kâf/9
Necm/13
Necm/23
Vâkı’a/56
Vâkı’a/69
Vâkı’a/69
Vâkı’a/80
Vâkı’a/93
Hadîd/4
Hadîd/9
Hadîd/16
Hadîd/25
Hadîd/25
Mücâdele/5
Haşr/21
Teğâbun/8
Talâk/5
Talâk/10
Talâk/12
Mülk/9
Hâkka/43
İnsan/23
İnsan/23
Nebe’/14
Kadr/1
Kadr/4
|
|
|
|
|