14 Temmuz 2024 - 7 Muharrem 1446 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 153. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yes-eluke ehlu-lkitâbi en tunezzile ‘aleyhim kitâben mine-ssemâ-/(i)(c) fekad seelû mûsâ ekbera min żâlike fekâlû erina(A)llâhe cehraten feaḣażet-humu-ssâ’ikatu bizulmihim(c) śümme-tteḣażû-l’icle min ba’di mâ câet-humu-lbeyyinâtu fe’afevnâ ‘an żâlik(e)(c) veâteynâ mûsâ sultânen mubînâ(n)

Kitap ehli, onlara gökten bir kitap indirmeni isterler, Musa'dan bundan da büyük bir şey istemişler, bize Allah'ı apaçık göster demişlerdi de zulümleri yüzünden bir yıldırım düşüp yakıvermişti onları. Sonra da onlara apaçık deliller geldiği halde buzağıya tanrı demişlerdi, gene de bu suçlarını bağışlamıştık da Musa'ya apaçık bir kudret vermiştik.

Kitap Ehli Senden, kendilerine gökten (mucizevi) bir kitap indirmeni talep etmişlerdi. Halbuki (Hz.) Musa’dan (arsızlık ve azgınlık bakımından) bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah’ı açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümlerinden dolayı onlar yıldırım çarpmışa (dönmüşlerdi). Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, (bu sefer sapıtıp) buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Biz bunu da affedip bağışladık ve Musa’yı apaçık olan ispatlayıcı delil ve yetkiler verip donattık. (Onu sultana=güç ve iktidara ulaştırdık.)

Geçmişteki bize kitap verildi diyenler senin, onlar üzerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Onlar, Musa'dan bunun daha büyüğünü istemişler ve Allah'ı açıkça bize göster demişlerdi de, bu çarpıklıkları yüzünden onları bir ceza yıldırımı çarpmıştı. Daha sonra kendilerine çok açık belgeler geldiği halde, altın buzağıya tapmaya başlamışlardı. Yine de bu günahlarını affettik ve Musa'ya apaçık belgeler ve kanıtlar verdik.

Ehl-i kitap senden, kendilerine sorumluluklarını tevdi eden gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişlerdi.
"- Bize Allah'ı açıkça göster" demişlerdi.
Haksızlıkları, şirkleri sebebiyle onları yıldırım çarptı.
Üstelik de, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, buzağıyı tanrı edindiler. Biz, bunu da sorgusuz sualsiz affettik. Mûsâ'ya âşikâr ilâhî bir yetki, bir güç verdik.

bk. Kur’an-ı Kerim, 7/143.

Kitap ehli senden gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemiş ve "bize Allah'ı açıkça göster" demişlerdi de zulümlerinden dolayı onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmesinin ardından buzağıyı tanrı edindiler de biz bunu bağışladık. Musa'ya da açık bir hüccet verdik.

153.İbnu Cerir`in Muhammed bin Ka`b el-Kurezi`den rivayet ettiğine göre yahudiler Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Musa bize Allah katından levhalar geti... Devamı..

Kitap Ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: 'Bize Allah'ı açıkça göster.' Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Yine bundan dolayı onları affettik ve Musa'ya apaçık olan ispatlayıcı bir delil verdik.

Ey Rasûlüm! Yahudi'ler, üzerlerine gökten bir kitap indirivermeni senden istiyorlar. Gerçekten bundan daha büyüğünü Musa'dan istemişlerdi de: “- Allah'ı açıktan bize göster” dedilerdi. İşte zulümleri yüzünden onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mu'cizeler gelmişken tuttular buzağıya taptılar. Nihayet biz, tevbe ettiklerinden bunları bağışladık ve Musa'ya açık bir hâkimiyet, saltanat verdik.

Ehl-i kitap senden istiyorlar ki, onların üzerine gökten bir kitap indiresin. Şüphesiz onlar, Musa’dan daha büyüğünü istediler. Ona: “Allah’ı bize açıkça göster” dediler. Onun üzerine, zalimliklerinden dolayı, yıldırım onları yakaladı. Sonra onlara açık deliller geldiği halde, buzağıyı put edindiler. Bunu da affettik ve Musa’ya açık güçlü bir yetki verdik.

Ehli kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah'ı apaçık göster” demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mûcizeler gelmişken buzağıya taptılar. Nihayet biz, tövbe ettiklerinden, onları bağışladık ve Mûsâ'ya açık bir hâkimiyet verdik.

Kitaplı olanlar, senden kendilerine, gökten kitap indirmeni isterler, imdi onlar, Musa'dan da, bundan daha büyüğünü istemişlerdi, «Açıkçana bize göster Allahı» demiş idiler, zulümleri yüzünden yıldırıma çarpıldılar, kendilerine belgeler geldiği halde, daha sonra buzağıya taptılar, biz onları bağışladık, biz açık bir hüccet verdik Musa'ya

Ehl-i Kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah'ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.

Bkz. 2/51 ve altın buzağı ile ilgili dipnot, 54, 92, 7/148-155, 171, 20/88Buradaki anlatımların siyakı ve sibakı dikkate alındığında “Ehl-i Kitabın” ö... Devamı..

Ehl-i kitâb senden gökden bir kitâb indirilmesini istiyeceklerdir Mûsâ’dan daha fazla bir şey istediler ’ayânen Allâh’ı bize göster didiler ânlara bu hatâ ve zulümlerinden dolayı bir sâika isâbet itdi sonra âsâr-ı mübeyyine gelmiş oldığı halde buzağıya tapdılar lâkin ânları afv itdik ve Mûsâ’ya kuvvet virdik.

153,154. Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri aşırı gitmeyin" dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ’ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Onlar bundan daha büyüğünü Mûsâ’dan istemişler, “Bize Allah’ı apaçık göster” demişlerdi de bu haksız davranışları yüzünden onları hemen yıldırım çarpmıştı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler; biz bunu da affettik. Ve Mûsâ’ya apaçık bir delil verdik.

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, «Bize Allah'ı apaçık göster» demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik.

Kitap halkı, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemiş ve, "Bize ALLAH'ı fiziksel olarak göster," demişlerdi. Böyle sınırı aşmalarından ötürü onları yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık deliller gelmesine rağmen buzağıya taptılar. Onları yine affettik. Musa'ya da apaçık bir yetki verdik.

Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi. Onları bundan dolayı da affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.

Ehli kitab senden üzerlerine Semadan bir kitab indirivermeni istiyorlar, çok görme Musâya bundan daha büyüğünü teklif ettiler, «Allahı bize açıktan göster» dediler de zulümlerile kendilerini yıldırım çarptı, sonra kendilerine o kadar açık mu'cizeler gelmişken tuttular danaya taptılar, derken biz bunlardan afvettik de Musâya kahir bir saltanat verdik

(Resûlüm!) Ehl-i kitap (tan olan yahûdîler) senden, kendilerine (özel, toptan/bir defada olacak şekilde) gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Azgınlık ve şımarıklıkta sınır tanımayan yahûdîlerin, böylesi hadsiz isteklerde bulunuyor olmalarına taaccüp etme! Onların ataları vaktiyle) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster!” demişlerdi. Böylece haddi aşmaları sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Ayrıca onlar, kendilerine (Mûsâ’nın peygamberliğini ispat eden,) apaçık deliller/mu‘cizeler gelmiş olmasına rağmen buzağı heykelini ilâh edinmişlerdi. (Yaptıkları sapkınlığa tövbe etmelerinin ardından) onları affettik ve (Biz) Mûsâ’ya apaçık (nice) hüccet (ler) verdik.

Soru; Bakara suresi 55. âyet-i kerîmesinde ve bu âyet-i kerîmede bildirildiği üzere; Yahûdîler açıkça Allah Teâlâ’yı görmek istemişler ve bu istekleri... Devamı..

Ehli Kitap, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Daha önce Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: “Bize Allah'ı açıkça göster.” demişlerdi. Bu haksızlıklarından dolayı, onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık kanıtlar içeren bilgiler geldiği halde yine de buzağıyı ilah edindiler. Biz onları bağışladık ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

Ehl-i kitâb, senin üzerlerine gökten bir kitab indirmeni isterler. Hakıykat, onlar Mûsâdan daha büyüğünü istemişler de «Allahı açıkdan bize göster» demişlerdi. İşte zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmışdı. Bil'âhare kendilerine bunca açık âyetler ve deliller geldikden sonra da (Tanrı diye) buzağıya tutunmuşlardı. Nihayet biz (tevbe etdikleri için) bunları afvetmişdik. Biz Musâya apaçık (nice) hüccet (ler) verdik.

Ehl-i kitab senden, kendilerine gökten bir kitab indirmeni istiyor; bununla berâber muhakkak ki (onlar) Mûsâ'dan bunun daha büyüğünü isteyerek: “Bize Allah'ı açıkça göster!” demişlerdi. Bunun üzerine, zulümleri (böyle isyankâr suâlleri ve istekleri)sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık mu'cizeler gelmesinin ardından buzağıyı (ilâh) edindiler. Nihâyet (onları) bundan affettik (tamâmen helâk etmedik), Mûsâ'ya ise apaçık bir hâkimiyet verdik.

Resulüm!) Kitap ehli (Yahudiler), senden, gökten kendilerine (özel) bir kitap indirmeni istiyorlar. Oysa şüphesiz onlar (ın ataları da) Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah’ı doğrudan göster!" demişlerdi. İşte zulümleri (haksızlık ve azgınlık yapmaları) yüzünden yıldırım çarpmışçasına gelen o dehşetli gürültü kendilerini yakalayıvermişti. Daha sonra kendilerine (tevhidin) açık belgeleri geldiği hâlde buzağıya (onun heykeline) tapınmaya başladılar. Nihayet (tövbe ettiklerinden dolayı onları) bundan affettik ve Musa’ya açık bir delil (yetki ve hakikatin açık kanıtını) verdik. *

(*) 1-Buradaki ehl-i kitapla kastedilenler Yahûdîlerdir. 2 Burada Yahûdîlerin, kitabı Allah’ın değil de Peygamberin indirmesini istemeleri, dikkate de... Devamı..

Kendilerine kitap verilenler, senin onlara gökten bir kitap indirmeni isterler. Öncekilerde Musa’dan bundan daha büyüğünü istediler. Dediler ki “Bize Allah’ı açıkça göster. Bundan sonra onları bu zulümlerinden dolayı yıldırımlar yakalamıştı. Fakat tekrar onlar kendilerine açıklayıcı deliller geldikten sonra, Allah’dan başka, buzağıyı ilah edindiler. Yine de bu davranışlarından sonra onları bağışladık ve Musa’yı çok güçlü delillerle destekledik.

Kitap’lılar senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Doğrusu onlar Musa’dan daha da çoğunu istemişlerdi de : " Bize Allah’ı açıktan açığa göster" demişlerdi. Derken onları kıyıcılıkları yüzünden yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık belgeler gelmişken onlar yine de buzağıya taptılar. Yine de biz onları bağışladık. Musa’ya da apaçık bir dayanak verdik.

Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir Kitap indirmeni isterler. Bunu büyük görme. Çünkü onlar Musa/dan daha büyüğünü istemişlerdi de «Allahı bize âşikâr göster» demişlerdi. Onları, nefislerine zulümlerinden [⁵] dolayı yıldırım çarptı. Sonra kendilerine asa gibi açık mucizeler gelmişken yine buzağıyı mâbut edindiler, Onlar tövbe etmekle bunu affettik, Musa/ya açık bir tasallût verdik.

[5] Suallerinde inat bulunmakla.

(Ey Peygamber!) Kitap ehli senden, gökten onlara bir kitap indirmeni istiyor. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi, “Allah’ı bize apaçık göster” demişlerdi⁵¹. Zulümlerinden dolayı onları yıldırım çarpmıştı.⁵² Sonra kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bile buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affetmiş ve Musa’ya açık bir güç/yetki [sultân] vermiştik.

51 Manevi ve ahlaki zayıflık; Allah, kitap, melek vb. soyut varlıkları somut formlar olarak görmek ve düşünmek eğilimindedir. Bu eğilim canlı/cansız s... Devamı..

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Şüphesiz Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve “Bize Allah'ı apaçık göster” demişlerdi de (bu) Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra da kalkıp buzağıyı ilah edindiler, fakat (tevbe edince) biz bunu da affettik ve Musa'ya apaçık bir üstünlük verdik.

Kitap Ehli, —özellikle de Yahudiler— senin hak Peygamber olduğunu gâyet iyi bildikleri hâlde, sırf işi yokuşa sürmek için, gökten kendilerine ayrıcalık tanıyan özel bir kitap indirmeni istiyorlar. Ne küstahça bir davranış! Onların övünerek izinden gittikleri ataları da vaktiyle Mûsâ’dan, bundan daha aşırı isteklerde bulunmuş ve “Allah’ı bize açıkça göster!” diye tutturmuşlardı. Bunun üzerine, zâlimlikleri yüzünden onları o müthiş yıldırım çarpıvermişti.
Ayrıca onlar, kendilerine hakîkati gösteren apaçık mûcizeler gelmiş olmasına rağmen buzağıyı ilâh edinmişlerdi. Yine de bütün bunları affetmiş ve onları eğitip örnek ve öncü bir toplum yapması için Mûsâ’yı ilâhî vahiy gibi üstün bir yetki ve güç ile donatmıştık. Fakat bunun kıymetini bilemediler.

Kitap ehli senden istiyor ki; onlara Gök’ten bir kitap indiresin!
Gerçekten bundan daha büyüğünü Musa’dan istediler:
-“Açıkça bize Allah’ı göster!” dediler.
Zulümleri sebebiyle onları Yıldırım çarptı.
Onlara Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra Dana’yı / Buzağı’yı edindiler; derken bundan vazgeçtik / affettik.
Musa’ya da açık bir sültan / karizma / etkileme gücü verdik.

Ehlikitap, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Bundan daha büyüğünü vaktiyle Musa'dan istemişlerdi: " Hadi bize Allah’ı göster " demeleri yüzünden gök başlarına yıkılmıştı. Derken onca mucizeye rağmen buzağıheykeli yapıp tapındılar. Biz bundan da geçtik, bu arada Musa'ya da tam yetki verdik.

Kitap ehli senden gökten yazılmış bir kitap getirmeni mi istiyorlar? Mûsâ’dan bundan daha büyüğünü istemişler; "Allah’ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Böylece şüpheyle yaklaştıkları için kendilerine zulüm ettiler. Zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından buzağıyı tanrı edindiler. Biz onların yaptıklarını da affettik. Mûsâ’ya apaçık bir güç, sağlam bir yetki verdik.

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa’dan bunun daha büyüğünü istemiş [*] ve “Bize Allah’ı apaçık göster.” demişlerdi [*] de haksızlıkları sebebiyle onları hemen yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık ayetler (mucizeler) geldikten sonra buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. [*] Biz bunu da affetmiş, Musa’ya da apaçık bir delil vermiştik.

Benzer mesaj: Ahzâb 33:70.,Benzer mesajlar: Bakara 2:55; İsrâ 17:92; Furkân 25:21.,Benzer mesajlar: Bakara 2:51, 92. Yüce Allah Hz. Musa’nın Sînâ Dağı... Devamı..

Kitap ehli¹ (kalkmış bir de) senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni² istiyorlar. Hâlbuki onlar vaktiyle: “Allah’ı bize açıkça göster.” diyerek, Mûsa’dan bundan daha da büyüğünü istemişler ve bu zulümlerinden dolayı da kendilerini yıldırım çarpmıştı. Arkasından kendilerine apaçık mucizeler geldiği halde onlar, buzağıya tapmışlardı. Biz, onların bu günâhlarını Musa’ya apaçık bir hüküm vererek³ affetmiştik.

1 Buradaki ehl-i kitapla kastedilenler Yahûdî-lerdir.2 Burada Yahûdîlerin, kitabı Allah’ın değil de Peygamberin indirmesini istemeleri, dikkate değer.... Devamı..

TEVRAT’IN izleyicileri, ¹⁶⁴ [ey Peygamber,] gökten kendilerine bir vahiy indirmeni isterler. ¹⁶⁵ Onlar Musa’dan bunun daha büyüğünü istemişler ve “Bizi Allah ile yüzyüze getir” demişlerdi de bu çarpıklıkları yüzünden onları bir ceza yıldırımı çarpmıştı. ¹⁶⁶ Daha sonra [altın] buzağıya tapmaya başlamışlardı, ve hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra yapmışlardı bunu! Yine de bu [günahları]nı silmiş ve Musa’ya [hakikatin] açık kanıtını bahşetmiştik;

164 Cümlenin akışından/gelişinden açıkça anlaşıldığı gibi, ehlu’l-kitâb (geçmiş vahiylerin mensupları) terimi, burada özel olarak Yahudilere işaret ed... Devamı..

Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Oysa Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah’ı apaçık göster” demişlerdi. Bu zalimlikleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra buzağı heykeline tapmışlar. Ardından, onları yine de bağışladık ve Musa’ya apaçık bir delil ve güç verdik. 2/55-56-108, 7/148, 17/90..93

ÖNCEKİ vahyin takipçisi olan (Yahudiler), senden, gökten kendilerine özel bir kitap indirmeni istiyorlar.[⁸⁵⁴] Onlar Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah’ı açıkça göster!” demişlerdi. Bu densizlikleri yüzünden yıldırım çarpmışa döndüler.[⁸⁵⁵] Daha sonra kendilerine (tevhidin) apaçık delilleri geldiği hâlde buzağı (heykeli)ne tapınmaya başladılar. Yine de onları bu günahlarından arındırmış, Musa’ya ise ikna gücü apaçık bir belge bahşetmiş

[854] Metinde kitâb belirsiz olarak gelmiştir. Buna göre anlam “kendilerine özel bir kitap” olur. Yani onlar, kendilerini mevcut vahyin muhatabı olara... Devamı..

(Ey Muhammed) Kitap ehli senden (Peygamber olduğunu kabul etmek için) gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Onlar Musa'dan bundan daha büyüğünü istediler de "Bize Allah'ı apaçık göster" dediler. Bu zulümleri (böyle bir talepte bulunmaları) yüzünden de, kendilerini yıldırım çarptı. (Musa vasıtasıyle kendilerine) Apaçık mucizeler geldiği halde (onun Rabbi ile buluşmak üzere Tur'a gidişini fırsat bilerek) tuttular, da buzağıya taptılar. Buna rağmen (Musa'nın niyazı üzerine) onları affettik ve Musa'ya onlar üzerinde açık hakimiyet ve yetki verdik.

Kitâp ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitâp indirmeni istiyorlar. Mûsâ’dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allâh’ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Bu zulümlerinden dolayı derhal onları yıldırım yakalamıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmişken buzağıyı (ilah) tutmuşlardı. Bundan da vazgeçerek affettik ve Mûsâ’ya açık bir yetki verdik.

Ehl-i kitab, üzerlerine bir kitap indirmeni senden isterler. Muhakkak onlar bundan daha büyüğünü Mûsa'dan istemişler de, «Bize Allah'ı apaçık göster,» demişlerdi. Artık zulümleri sebebiyle kendilerini yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık mûcizeler geldikten sonra da buzağıyı (ma'but) ittihaz ettiler. Nihâyet bundan affettik ve Mûsa'ya pek zahir bir saltanat verdik.

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Bu cahilliklerini çok görme! Nitekim daha önce Mûsâ'dan bundan da fazlasını istemişlerdi ve: “Allah'ı bize açıktan göster! ” demişlerdi. Bunun üzerine de, zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Daha sonra kendilerine açık mûcizeler ve deliller gelmesini müteakip bu sefer tuttular buzağıyı tanrı edindiler. Derken onlar tövbe edince, bunu da bağışladık. Ve Mûsâ'ya da onlar üzerinde âşikâr bir nüfuz ve kudret verdik. [7, 143]{KM, Çıkış 33, 18}

Medine Yahudilerinin olur olmaz, akıl almaz isteklerine değer vermemeleri konusunda Hz. Peygamber (a.s.) ve müminler uyarılıyorlar. İnanmak istemeyene... Devamı..

Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allah'ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Haksızlıklarından dolayı derhal onları yıldırım gürültüsü yakalamıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmişken buzağıyı (tanrı) tutmuşlardı. Bundan da vazgeçtik ve Musa'ya açık bir yetki verdik.

(Yâ Muhammed) Ehl-i Kitâb (yahûdîler) senden, semâdan bir kitâb indirmeni isterler. (Onlardan bu talebi çok görme) Onlar Mûsâ'dan bundan daha büyüğini isteyerek "Bize Allâh'ı âşikâr olarak göster" didiler. (O zamân) nefislerine bu sûretle zulümlerinin cezâsı olarak onları yıldırım çarpdı. Sonra kendilerine âşikâr mu'cizât geldiği halde buzağıyı ilâh ittihâz iylediler. Bu günâhlarını da 'afv itdik. Ve Mûsâ'ya onlar üzerine âşikâr ve kat'î bir sulta (kudret) virdik. (Emrini icrâ ve infâz itdi)

Ehl-i Kitap[1] ister ki onlara gökten bir kitap indiresin. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah'ı apaçık göstersene." demişlerdi. Yanlış yapmalarından ötürü onları yıldırımlar çarpmıştı. Sonra onlara onca mucize gelmiş ama yine de o buzağıya sarılmışlardı. Daha sonra onları bu suçlarından dolayı da affetmiş ve Musa'ya apaçık destek vermiştik[2].

[1] Kitaplarında uzman olan kişiler [2] Bir gün de "Bak, Musa!" demiştiniz. "Allah'ı apaçık görene kadar sana inanmayacağız!" Hemen sizi o şiddetli gü... Devamı..

Kitap ehli senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar, Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: - Bize Allah'ı apaçık göster, demişlerdi. Zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. kendilerine belgeler geldikten sonra da buzağıyı ilah edinmişlerdi. Ardından onları bağışladık ve Musa'ya apaçık iktidar verdik.

Kitap Ehli, senden, onlara gökten kitap indirmeni istiyor. Onlar bundan daha büyüğünü Musa'dan istemiş, “Bize Allah'ı açıkça göster” demişlerdi de bu zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Sonra onlar, kendilerine apaçık deliller geldiği halde buzağıyı ilâh edinmişlerdi. Biz onların bu günahını da affetmiş, Musa'ya da apaçık deliller vermiştik.

Ehlikitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Zaten onlar Mûsa'dan da bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: "Allah'ı bize açıktan göster." Bunun üzerine zulümlerinden ötürü kendilerini yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık-seçik kanıtların gelişi ardından buzağıya taptılar. Biz onların bu günahını da affettik. Biz Mûsa'ya apaçık bir kanıt/bir hükmetme gücü verdik.

śorar saña kitāb ehli kim indüresen anlaruñ üzere kitāb, gökden. bayıķ dilediler mūsā’ya uluraķ şundan pes eyittiler “göster bize Tañrı’yı eşikere.” pes duttı anları bulıtdan inen od źulumlarından ötürü. anılan duttılar buzaġuyı andan śoñra kim geldi anlara ḥüccetler. pes 'afv eyledük şundan daħı virduķ mūsā’ya ḥüccet bellü.

İsterler senden yā Muḥammed Yehūdiler ki kitāb indürsin üstlerine gök‐den. Taḥḳīḳ istediler Mūsādan ulu nesne. Eyitdiler ki göster bizeTañrı Ta‘ālā[yı] āşikāre görelüm, didiler. Pes helāk eyledi anları ıldırımẓulmleri sebebi‐y‐ile. Andan ṣoñra buzaġuyı ma‘būd idindiler özlerinemu‘cizātlar gelgenden ṣoñra. Pes baġışladı anlara anı, daḫı virdük Mūsāyabellü idici burhānı ki Tevrītdür.

(Ya Rəsulum!) Kitab əhli (yəhudilər) sənin onlara göydən (birdəfəlik) bir kitab endirməyini istəyirlər. Halbuki onlar (vaxtilə) Musadan bundan daha böyüyünü istəmiş və: “Bizə Allahı aşkar göstər!” – demişdilər. Və öz ədalətsizlikləri üzündən onları ildırım vurmuşdu. Sonra onlara açıq-aydın mö’cüzələr gəldiyi halda, buzova sitayiş etmişdilər. Biz bundan da (onların bu günahından da) keçdik və Musaya açıq-aşkar dəlil (parlaq mö’cüzələr) verdik.

The People of the Scripture ask of thee that thou shouldst cause an (actual) Book to descend upon them from heaven. They asked a greater thing of Moses aforetime, for they said: Show us Allah plainly. The storm of lightning seized them for their wickedness. Then (even after that) they chose the calf (for worship) after clear proofs (of Allah's Sovereignty) had come unto them. And We forgave them that! And We bestowed on Moses evident authority.

The people of the Book ask thee to cause a book to descend to them from heaven: Indeed they asked Moses for an even greater (miracle), for they said: "Show us Allah in public,"(657) but they were dazed for their presumption, with thunder and lightning. Yet they worshipped the calf even after clear signs had come to them; even so we forgave them; and gave Moses manifest proofs of authority.

657 Cf. 2:55 , for the thunder and lightning which dazed those who were presumptuous enough to ask that they should see Allah face to face, and 2:51 a... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.