|
|
Aradığınız kelime
هُم
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 179 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/4
Bakara/8
Bakara/38
Bakara/39
Bakara/48
Bakara/62
Bakara/78
Bakara/81
Bakara/82
Bakara/86
Bakara/102
Bakara/112
Bakara/123
Bakara/137
Bakara/162
Bakara/167
Bakara/217
Bakara/257
Bakara/262
Bakara/274
Bakara/275
Bakara/277
Âl-i İmrân/10
Âl-i İmrân/88
Âl-i İmrân/107
Âl-i İmrân/116
Âl-i İmrân/163
Âl-i İmrân/167
وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ
166, 167.$ İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: «Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın» denildiği zaman, «Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik» dediler. Onlar o gün, imandan çok, kâfirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.
Âl-i İmrân/170
Mâide/37
Mâide/69
Mâide/80
En’âm/44
En’âm/46
En’âm/48
En’âm/113
En’âm/116
A’râf/4
A’râf/35
A’râf/36
A’râf/42
A’râf/135
A’râf/135
A’râf/139
A’râf/154
A’râf/156
A’râf/179
A’râf/201
Tevbe/17
Tevbe/56
Tevbe/58
Tevbe/126
Yûnus/7
Yûnus/23
Yûnus/26
Yûnus/27
Yûnus/62
Yûnus/66
Hûd/19
Hûd/23
Hûd/27
Yûsuf/37
Ra’d/5
Hicr/48
Nahl/16
Nahl/46
اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ
45, 46.$ Kötülük tuzakları kuranlar, Allah'ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.
Nahl/72
Nahl/84
Nahl/85
Nahl/100
Nahl/128
İsrâ/47
Meryem/70
Meryem/74
Tâ-Hâ/84
Enbiyâ/12
Enbiyâ/21
Enbiyâ/36
Enbiyâ/39
Enbiyâ/40
Enbiyâ/42
Enbiyâ/43
Hac/2
Hac/67
Mü’minûn/2
Mü’minûn/3
Mü’minûn/4
Mü’minûn/5
Mü’minûn/8
Mü’minûn/9
Mü’minûn/11
Mü’minûn/57
Mü’minûn/58
Mü’minûn/59
Mü’minûn/63
Mü’minûn/64
Mü’minûn/77
Furkân/17
Furkân/44
Furkân/44
Şu’arâ/94
Neml/3
Neml/45
Neml/60
Neml/66
Neml/66
Neml/76
Kasas/42
Kasas/52
Ankebût/12
Ankebût/65
Rûm/7
Rûm/36
Rûm/48
Rûm/57
Lokman/4
Secde/10
Secde/29
Yâsîn/29
Yâsîn/37
Yâsîn/43
Yâsîn/51
Yâsîn/53
Yâsîn/56
Sâffât/19
Sâffât/47
Sâd/8
Zümer/3
Zümer/18
Zümer/45
Zümer/51
Zümer/61
Zümer/68
Mü’min/16
Mü’min/21
Mü’min/43
Mü’min/56
Fussilet/7
Fussilet/24
Şûrâ/37
Şûrâ/39
Zuhruf/19
Zuhruf/20
Zuhruf/47
Zuhruf/50
Zuhruf/58
Duhân/9
Duhân/41
Câsiye/24
Câsiye/35
Ahkâf/13
Kâf/15
Kâf/36
Zâriyât/11
Zâriyât/13
Zâriyât/18
Zâriyât/53
Tûr/12
Tûr/32
Tûr/46
Necm/52
Mücâdele/14
Mücâdele/17
Mümtehine/10
Me’âric/23
Me’âric/27
Me’âric/29
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
29, 30, 31.$ Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir-;
Me’âric/32
Me’âric/33
Me’âric/34
Nebe’/3
Nâzi’ât/14
İnfitâr/16
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ
13, 14, 15, 16.$ İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.
Bürûc/6
اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7.$ Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Beled/19
Beyyine/6
Beyyine/7
Mâ’ûn/5
Mâ’ûn/6
|
|
|
|
|