14 Temmuz 2024 - 7 Muharrem 1446 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 2. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elleżîne hum fî salâtihim ḣâşi’ûn(e)

Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar.

Onlar namazlarında (Hacclarında ve tüm dua ve niyazlarında) huşû (dikkat ve hürmet) halindedirler. (Mü’minler; Allah’a karşı ürken ve boyun büken bir saygı; derin bir edep, minnet ve mahcubiyet duygusu ve tevazu içindedirler. İbadetlerin, tebliğ görevlerinin ve cihad mesuliyetinin zahiri ve kalbi esaslarına dikkat ve riayet ederler. Zaten iman şuuruyla, kulluk borcuyla ve hesap korkusuyla devamlı huzur halindedirler. Çünkü namaz Allah’la "ahit"leşme ve "akit"leşmeyi tazelemektir; ayrıca namaz, "abid"leşmedir, yani kulluk görevidir ve Kur’an’ın tamamının sorumluluğunu üstlenme bilincidir.)

Onlar ki, namazlarını gönül alçaklığıyla ve duyarlılıkla kılarlar.

Mü'minler namazlarında tam bir samimiyetle Allah'a imanın, kulluk ve ibadetin şuuruna ererek saygılı davrananlar, hakkaniyete riayet duygularını yaşayanlardır.

Onlar namazlarında hüşu üzeredirler.

2.İbnu Ebi Hatim`in İbnu Sirin`den mürsel olarak rivayet ettiğine göre sahabiler namazda gözlerini göğe doğru çeviriyorlardı. Bunun üzerine bu ayeti k... Devamı..

Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;

O müminler ki, namazlarında tevazu ve korku sahibidirler.

Onlar ki, namazlarında sükûn ve huzur içindedirler.

Ki onlar namazlarını huşû içinde kılarlar.

1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar

Onlar, namazlarında derin bir saygı, huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.

Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme an... Devamı..

1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.

Onlar namazda huşu içindedirler.

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

Ki onlar, namazlarında derin bir saygı hali yaşarlar;

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar.

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,

Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar

Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.

Onlar, salatlarında¹ huşu² içinde olan kimselerdir.

1- Allah\a yönelmde, destek olma ve yardımlaşmada. 2- Allah\a karşı içten saygı duyan, içtenlikli, canı gönülden Allah\a yönelen, alçak gönüllü, bil... Devamı..

(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarında huşuua riaayetkârdırlar.

O kimseler (o mü'minlerdir) ki, onlar namazlarında huşû' (korku ve eziklik) içinde olanlardır.

Onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki, salâtlarında (Allah’a yönelmelerinde, namaz ve ibadetlerinde, destek olma ve yardımlaşmada, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlılık içinde Allah’a karşı) derin bir saygı duyarlar.*

(*) Buradaki [salat] kelimesi “namaz” başta olmak üzere Allah’a yönelmeyi, bütün ibadetleri, destek ve yardımlaşmayı içermektedir

Onlar öyle kimseler ki, namazlarında Rablerine saygı içerisinde ibadet ederler.

O inananlar ki namazda iken yalnız Allah’a yönelirler,

2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.

[2] Gözlerini sağa, sola çevirmezler, garaz, i'vaz mülâhaza etmezler. Yalnız hakka dönerler.

Ki onlar namazlarında derin bir saygı içindedirler [hâşi’ûn].

Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Rablerinin huzurunda saygıyla secdeye kapanır, tam bir teslimiyet ve tevazu ile O’na boyun eğerler.

Onlar ki namazlarında (boyun eğerek) huşû’ duyanlar’dır;

özellikle, namazlarında titizlik gösterenler,

Onlar her gün vakitli vakitsiz salat-ı ikame ederek; Rabbinin huzurunda dururlar. Allah’ın ayetlerini okuyarak, bilgilerini bilinçlerini artırırlar. Bilerek veya bilmeyerek yaptıkları hatalardan Allah’a tövbe ederek bir daha yapmamak üzere söz verirler. Allah’ın yasalarına teslim olurlar. Hayatlarını Allah’ın yasalarına göre yaşar insanların yasalarına uymazlar.

Onlar, [salât]larında (ibadetlerinde) [huşu ]içinde (saygılı) olanlardır. [*]

Bu cümle bütün ibadetlerdeki boyun eğişi ve derin bilinci ifade eder. Buradaki [salat] kelimesi “namaz” başta olmak üzere bütün ibadetleri içermekted... Devamı..

2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu¹ sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât² (görevlerini) yerine getirirler.

1 Huşû: Korkmak, boyun eğmek ve iltifatı terk etmek anlamlarına gelir. Terim olarak huşû: Allah’ın azameti karşısında kişinin kendi küçüklüğünü göster... Devamı..

onlar ki, salâtlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;

Onlar ki, namazlarında huşu/derin bir saygı içinde olurlar. 2/45, 29/45, 20/14

Onlar ki, ibadetlerinde derin bir ürperti ve tevazu[²⁸⁹⁰] içinde olurlar;

[2890] Salât, ekâme yardımcı fiili olmaksızın kullanıldığı bu bağlamda, “ibâdet ve kulluk” vurgusuna sahiptir. (Bkz: 107:4, not 4. Ayrıca krş: 8:35 ve... Devamı..

Onlar namazlarında huşu içindedirler. (Namazlarını, Rablerinin huzurunda bulunduklarını düşünerek kılarlar)

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

O mü'minler ki, namazlarında havf (tevazu) sahipleridir.

Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler.

Ki onlar, namazlarında saygılıdırlar.

Mü'minler ki namâzlarında huşû' iderler.

Onlar derin bir saygıyla namaza duran kimselerdir.

Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

Onlar namazlarında derin bir saygı ve alçakgönüllülük içindedirler.

Namazlarında/dualarında huşû sahipleridir onlar.

anlar kim anlar namāzları içinde aşaġlıķ idicilerdür.

Anlar ki namāzlarında Tañrıdan ḳorḳup miskinlik iderler.

O kəslər ki, namazlarında (hər şeyi unudaraq ruhən və cismən yalnız Allaha) müt’i olub (Ona) boyun əyərlər! (Allahın qarşısında kiçilərlər!)

Who are humble in their prayers,

Those who humble themselves(2866) in their prayers;

2866 Humility in prayer as regards (1) their estimate of their own worth in Allah's presence, (2) as regards their estimate of their own powers or str... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.