|
|
Aradığınız kelime
ع ن د
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 201 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/54
Bakara/62
Bakara/76
Bakara/79
Bakara/80
Bakara/89
Bakara/94
Bakara/101
Bakara/103
Bakara/109
Bakara/110
Bakara/112
Bakara/140
Bakara/191
Bakara/198
Bakara/217
Bakara/255
Bakara/262
Bakara/274
Bakara/277
Bakara/282
Âl-i İmrân/7
Âl-i İmrân/14
Âl-i İmrân/15
Âl-i İmrân/19
Âl-i İmrân/37
Âl-i İmrân/37
Âl-i İmrân/59
Âl-i İmrân/73
Âl-i İmrân/78
Âl-i İmrân/78
Âl-i İmrân/126
Âl-i İmrân/156
Âl-i İmrân/163
Âl-i İmrân/165
Âl-i İmrân/169
Âl-i İmrân/195
Âl-i İmrân/195
Âl-i İmrân/198
Âl-i İmrân/198
Âl-i İmrân/199
Nisâ/78
Nisâ/78
Nisâ/78
Nisâ/81
Nisâ/82
Nisâ/94
Nisâ/134
Nisâ/139
Mâide/43
Mâide/52
Mâide/60
En’âm/2
En’âm/50
En’âm/57
En’âm/58
En’âm/59
En’âm/109
En’âm/124
En’âm/127
En’âm/148
A’râf/29
A’râf/31
A’râf/131
A’râf/134
A’râf/157
A’râf/187
A’râf/187
A’râf/206
Enfâl/4
Enfâl/10
Enfâl/22
Enfâl/28
Enfâl/32
Enfâl/35
Enfâl/55
Tevbe/7
Tevbe/7
Tevbe/7
Tevbe/19
Tevbe/20
Tevbe/22
Tevbe/36
Tevbe/52
Tevbe/99
Yûnus/2
Yûnus/18
Yûnus/68
Yûnus/76
Hûd/28
Hûd/31
Hûd/59
Hûd/83
Yûsuf/17
Yûsuf/42
Yûsuf/60
Yûsuf/79
Ra’d/8
Ra’d/39
Ra’d/43
İbrahim/15
İbrahim/37
İbrahim/46
Hicr/21
Nahl/95
Nahl/96
Nahl/96
İsrâ/23
İsrâ/38
Kehf/46
Kehf/65
Kehf/86
Meryem/55
Meryem/76
Meryem/78
Meryem/87
Tâ-Hâ/52
Enbiyâ/19
Enbiyâ/84
Hac/30
Hac/47
Mü’minûn/117
Nûr/13
Nûr/15
Nûr/39
Nûr/61
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟
Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar.
Neml/40
Neml/40
Neml/47
Kasas/27
Kasas/37
Kasas/48
Kasas/49
Kasas/60
Kasas/78
Ankebût/17
Ankebût/50
Rûm/39
Lokman/34
Secde/12
Ahzâb/5
Ahzâb/53
Ahzâb/63
Ahzâb/69
Sebe’/23
Sebe’/31
Sebe’/37
Fâtır/39
Sâffât/48
Sâffât/168
Sâd/9
Sâd/25
Sâd/40
Sâd/47
Sâd/52
Zümer/31
Zümer/34
Mü’min/25
Mü’min/35
Mü’min/35
Mü’min/83
Fussilet/38
Fussilet/50
Fussilet/52
Şûrâ/16
Şûrâ/22
Şûrâ/36
Zuhruf/35
Zuhruf/49
Zuhruf/85
Duhân/5
Ahkâf/10
Ahkâf/23
Muhammed/16
Fetih/5
Hucurât/3
Hucurât/13
Kâf/4
Kâf/24
اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ
23, 24, 25, 26.$ Yanındaki arkadaşı: «İşte yanımdaki hazır, der. (İki meleğe şu emir verilir:) Haydi ikiniz her inatçı kâfiri, hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi cehenneme atın; Allah ile beraber başka ilâh edineni, şiddetli azaba birlikte atın!
Zâriyât/34
Tûr/37
Tûr/41
Necm/14
Necm/15
Necm/35
Kamer/35
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ
34, 35.$ Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Kamer/55
Hadîd/19
Saff/3
Cum’a/11
Münâfikûn/7
Teğâbun/15
Tahrîm/11
Mülk/26
Kalem/34
Kalem/47
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Müddessir/16
Tekvîr/20
Leyl/19
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ
19, 20, 21.$ Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Beyyine/8
|
|
|
|
|