|
|
Aradığınız kelime
ق و ل
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 169 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/25
Bakara/32
Bakara/68
Bakara/69
Bakara/70
Bakara/71
Bakara/91
Bakara/93
Bakara/133
Bakara/170
Bakara/246
Bakara/246
Bakara/249
Bakara/250
Âl-i İmrân/24
Âl-i İmrân/75
Âl-i İmrân/147
Âl-i İmrân/167
وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ
166, 167.$ İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: «Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın» denildiği zaman, «Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik» dediler. Onlar o gün, imandan çok, kâfirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.
Âl-i İmrân/168
Âl-i İmrân/181
Nisâ/46
Nisâ/97
Nisâ/97
Mâide/22
Mâide/24
Mâide/85
Mâide/104
Mâide/109
Mâide/113
En’âm/23
En’âm/30
En’âm/31
En’âm/91
En’âm/124
En’âm/130
A’râf/28
A’râf/37
A’râf/44
A’râf/47
A’râf/48
A’râf/115
A’râf/131
A’râf/134
A’râf/138
A’râf/149
A’râf/164
A’râf/172
A’râf/203
Enfâl/21
Enfâl/31
Enfâl/32
Tevbe/74
Yûnus/68
Hûd/32
Hûd/53
Hûd/62
Hûd/69
Hûd/70
Hûd/79
Hûd/81
Hûd/87
Hûd/91
Yûsuf/8
Yûsuf/11
Yûsuf/14
Yûsuf/17
Yûsuf/61
Yûsuf/63
Yûsuf/65
Yûsuf/72
Yûsuf/73
Yûsuf/74
Yûsuf/75
Yûsuf/78
Yûsuf/85
Yûsuf/88
Yûsuf/91
Yûsuf/95
Yûsuf/97
İbrahim/21
Hicr/53
Hicr/55
Hicr/63
Nahl/30
Nahl/86
Kehf/4
وَيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۗ
1, 2, 3, 4.$ Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.
Kehf/19
Kehf/19
Kehf/94
Meryem/27
Meryem/29
Tâ-Hâ/65
Tâ-Hâ/72
Tâ-Hâ/87
Tâ-Hâ/91
Enbiyâ/14
Enbiyâ/53
Enbiyâ/59
Enbiyâ/60
Enbiyâ/61
Enbiyâ/68
Mü’minûn/81
Mü’minûn/106
Mü’minûn/113
Furkân/18
Furkân/60
Furkân/63
Şu’arâ/41
Şu’arâ/50
Şu’arâ/71
Şu’arâ/74
Şu’arâ/96
Şu’arâ/116
Şu’arâ/136
Şu’arâ/167
Neml/13
Neml/33
Neml/47
Neml/49
Kasas/36
Kasas/48
Kasas/48
Ankebût/24
Ankebût/29
Ankebût/32
Lokman/21
Ahzâb/22
Sebe’/23
Sebe’/23
Sebe’/41
Sebe’/43
Yâsîn/15
Yâsîn/16
Yâsîn/19
Yâsîn/52
Sâffât/29
قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ
29, 30.$ (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»
Sâffât/97
Sâd/22
Sâd/60
Sâd/61
Zümer/71
Mü’min/11
Mü’min/25
Mü’min/50
Mü’min/50
Mü’min/74
Fussilet/14
Fussilet/30
Zuhruf/30
Câsiye/25
Ahkâf/13
Ahkâf/24
Ahkâf/30
Ahkâf/34
Muhammed/16
Muhammed/26
Zâriyât/28
Zâriyât/30
Zâriyât/52
Hadîd/14
Mücâdele/3
Mümtehine/4
Saff/6
Münâfikûn/1
Mülk/9
Kalem/29
Kalem/31
Müddessir/43
Nâzi’ât/12
|
|
|
|
|