20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mâide Suresi 109. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yevme yecme’u(A)llâhu-rrusule feyekûlu mâżâ ucibtum(s) kâlû lâ ‘ilme lenâ(s) inneke ente ‘allâmu-lġuyûb(i)

O gün Allah, bütün peygamberleri toplayacak da ne cevap verildi size diyecek. Diyecekler ki: Bilgimiz yok bizim, şüphe yok ki sensin gizli şeyleri hakkıyla bilen.

Allah, (mahşerde bütün) elçileri toplayacağı gün şöyle diyecek: "(Tebliğ ve davetinize karşılık) Size (kavimlerinizce) verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim (Senin öğrettiğin dışında) bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen ancak Sensin Sen. (Ey Rabbimiz!)" diyeceklerdir.

Allah'ın bütün peygamberleri toplayıp onlar kanalıyla bildirdiği mesajlarına karşılık insanlığın takındığı tutumu gözler önüne sermek için onlara: “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar: “Senin bilgin yanında bizim bilgimiz yetersiz kalır. Sen herşeyi bilirsin. Yalnız sensin akılla bilinemeyen tüm gerçekleri de bilen” diyecekler.

Allah Rasulleri toplayıp:
“Kendilerine görevle gönderildiğiniz kavimler, milletler tarafından, davetlerinize nasıl icabet edildiği konusunda ne diyorsunuz?" buyurduğu gün,
“Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilen ancak Sensin, Sen" diyeceklerdir.

bk. Kur’an-ı Kerim, 7/6; 15/92-93.

Allah peygamberlerini topladığı gün: "Size ne cevap verildi?" der. Onlar da: "Bizim bir bildiğimiz yok. Gizlilikleri bilen ancak sensin" derler.

Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: 'Size verilen cevap nedir?' Onlar da: 'Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen.'

Allah kıyamet gününde peygamberleri toplayıp şöyle buyurur: “- Ümmetinizi dâvet ettiğinizde, size ne cevap verildi?” Onlar da: “- Bizde hiç bir bilgi yok. Şüphesiz ki, sen bütün gaybları kemal üzere bilensin.” derler.

Hatırla o günü ki; Allah, peygamberleri toplar: “Size ne cevap verildi?” diye sorar. Onlar: “Bilmiyoruz. Şüphesiz gaybı bilen Sen’sin!” derler.

Allah, peygamberleri bir araya getirip de, “Size ne cevap verildi?” dediği gün, “Bizim hiçbir bilgimiz yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin” diyeceklerdir.

Allah peygamberleri topladığı bir günde: «Siz ne cevap aldınız?» diye onlara sorar, onlar: «Biz bir şey bilmiyoruz, sen bilirsin göze görünmeyeni» diye cevap verirler

Allah, bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan, görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.

Burada Kur’an’ın birçok yerinde farklı üsluplarla tasvir edilen mahşerin durumu hakkında -özellikle vahyin ilk muhataplarının algısı da dikkate alınar... Devamı..

Allâh rasûllerini cem’ itdiği gün ânlardan "Size ümmetiniz ne cevâb virdiler" diyu soracak ânlar da " ’İlim bizde değildir gâibleri bilen sensin" diyecekler.

Allah peygamberleri topladığı gün, "Size ne cevap verildi?" der; onlar, "Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak Sen'sin" derler.

Allah’ın, peygamberleri toplayıp[163] “siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da, “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin” diyecekleri günü hatırlayın.

Allah Teâlâ, her peygamberi kendi ümmeti hakkında konuşturacak, şahid olarak dinleyecektir. Ümmetlerin peygamberlere karşı takındıkları tavrı gözlerin... Devamı..

Allah’ın peygamberleri toplayıp da onlara “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar “Bizim bir bilgimiz yok. Bütün gizlileri tam olarak bilen yalnız sensin” diyecekler.

Allah'ın peygamberleri toplayıp da «Size ne cevap verildi» dediği gün, «Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyle bilen ancak sensin» diyeceklerdir.

ALLAH elçileri topladığı gün: "Size ne cevap verildi," der. "Bir bilgimiz yok. Gizemleri sen bilirsin," derler.

Muhammed'in kendilerine şefaat ederek Tanrı'dan kurtaracaklarına inananlar bu ayete ne der? İsa'yı veya Muhammed'i, ölmeyen, her şeyi gören ve herşeyi... Devamı..

Allah, Resulleri topladığı gün:" Size ne cevap verildi? "der. "Bizim bilgimiz yok" derler, "gizlileri bilen yalnız sensin, sen!".

O gün ki Allah bütün Resulleri toplayacak da «size ne cevab verildi?» buyuracak; «bizde ilim yok, sensin allâmülguyûb sen» diyecekler

Allah bütün peygamberleri bir araya getirdiği (hesap) gün (ün) de: (Ümmetlerinizden, yapmış olduğunuz tebliğinize) ne cevap aldınız? Buyuracak, (onlar da: Ya Rabbi! Senin ilminin yanında) bizim hiç bilgimiz yoktur, şüphesiz ki bütün gaybı hakkıyla bilen (ancak) sensin, sen, diyecekler.

Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, bazı âyetlerde peygamberlere, meleklere, kâfirlere ya da şeytana sormuş olduğu sorular onl... Devamı..

Allah, resulleri topladığı gün, “Nasıl karşılandınız der?” “Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri¹ bilen ancak Sen'sin.” derler.

1- Gizli, görünmeyen, bilinmez olan, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler, geleceğe dair bilgiler.

O günde ki Allah bütün peygamberleri toplayıb da: «Size verilen o cevab nedir?» diyecek, onlar da: «Bizim hiç bir bilgimiz yok. Şübhesiz ğaybları hakkıyle bilen Sensin Sen» diyeceklerdir.

Allah, o gün (kıyâmet günü) peygamberleri toplayacak da: “(Ümmetinizi da'vet ettiğiniz zaman) size ne cevab verildi?” buyuracak! (Onlar:) “Bizim için (bu hususta) bir ilim yoktur. Şübhesiz ki gizlilikleri hakkıyla bilen, ancak sensin!” diyecekler.

Allah o (kıyamet) günü elçileri toplar Sonra “Size ne cevap verildi” der. Elçiler de “Bizim, verilen cevaplar hakkında hiçbir bilgimiz yok, ancak bilinmeyenleri (gaybı) en iyi bilen sensin” derler.

O gün Allah bütün elçilerini toplayıp diyecek: "Onların ne kadarı size uydu?" Diyecekler: "Bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Çünkü görünmiyenleri çok iyi bilen yalnız sensin."

Allah peygamberleri topladığı gün onlara sizler ne cevap aldınız diyecek. Onlar: «Senin ilminin yanında hiçbir bilgimiz yoktur. Gaipleri lâyıkıyle bilen yalnız sensin» diyecekler.

Allah’ın bütün elçileri bir araya toplayarak onlara, “Size ne cevap verildi?” diyeceği gün onlar da “Bizim bir bilgimiz yok. Muhakkak ki, algılanamayan gerçekleri [ğuyûb] en iyi bilen Sen’sin” derler.

Allah peygamberleri topladığı gün, “Size (davetiniz karşılığında insanlarca) ne cevap verildi?” der. Onlar, “Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak sensin” derler.

O Gün Allah, bütün Peygamberleri toplayacak ve “İnsanlar sizin çağrınıza nasıl cevap verdiler?” diye soracak. Onlar ise, ümmetleri adına şefaat etmek şöyle dursun,Ya Rab, senin sonsuz ilminin yanında bizim hiçbir bilgimiz yoktur; biz yalnızca, hayatta olduğumuz sürece çağrımıza verilen cevabı —onu da ancak yüzeysel olarak— biliyoruz; tüm gizlilikleri hakkıyla bilen, ancak Sensin!” diyecekler.

Allah’ın, Rasûller’i toplayacağı gün:
-“Size ne cevap verildi?” der.
-“Bizim bilgimiz yok; gerçekten sen, Gayblar’ın / Görülmeyenler’in çok iyi bilenisin” dediler.

Allah bir gün bütün elçilerini bir araya getirip soracak: “ size nasıl cevap verilmişti ? “ Elçiler: “ Hiçbir bilgimiz yok. Çünkü geçmişi en iyi bilen sadece sensin “ diyecekler.

Allah’ın Resullerini toplayıp "Sizden sonra davetinize ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Bilinmeyenleri gerçeğiyle bilen ancak sensin!" diyecekleri günü hatırlayın!

Allah’ın elçileri toplayıp da “Size ne cevap verildi?” dediği gün [*] “Bizim hiçbir bilgimiz yok; şüphesiz ki gizlilikleri bilen ancak sensin sen” [*] demiş (olacaklar)dır. [*]

A‘râf 7:6’da “bütün peygamberlerin ve ümmetlerinin”, Sebe’ 34:40-41’de ise “meleklerin” sorgulanacağından söz edilmektedir. Hem peygamberlerin hem de ... Devamı..

O (mahşer) günü Allah, bütün Peygamberleri toplayacak ve onlara: “size (dünyada) ne cevap verildi?” buyuracak. Onlar da: “Bizim bir bilgimiz yok, kimsenin kavrayamadığı şeyleri en iyi bilen Sensin.” diyecekler.

ALLAH’IN bütün peygamberleri toplayıp onlara, “Size ne cevap verildi?” diye soracağı Gün onlar, “Bizim bir bilgimiz yok: Yalnız Sensin yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen!” ¹³⁰ diyecekler.

130 Karş. yukarıda 99. ayet: “Peygamber, [kendisine emanet edilen] mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir” -çünkü o, ne insanları doğ... Devamı..

O gün Allah, bütün elçileri bir araya toplayacak ve onlara diyecek ki; “İlettiğiniz mesaja ne cevap verildi?” Onlar; “Bizim hiçbir bilgimiz yoktur, bilinmeyenleri en iyi bilen sadece sensin!” diyecekler. 7/6

Allah bütün rasulleri topladığı gün, onlara “Size ne cevap verildi?” diye soracak.[¹⁰⁰⁴] Onlar, “Bizim bir bilgimiz yok, yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!” diyecekler.

[1004] Bu âyet 7:6 ışığında anlaşılmalıdır.

(Allah'tan, Allah'ın o gününden korkun ki) Allah o gün bütün peygamberlerini toplayacak da onlara: "Size ne cevap verildi? (Ümmetleriniz hak davetinizi nasıl karşıladı? Emir ve yasaklarıma riayet ettiler mi?) diye soracak, onlar ise "(Bu hususta) Hiçbir bilgimiz yok! (Ümmetlerimizin kalplerinde neler gizlediklerini, arkamızdan neler yaptıklarını biz bilemeyiz) Şüphe yok ki, gizlilikleri hakkıyle bilen ancak Sensin" diye cevap verecekler. (Cenab-ı Hak peygamberleri, onların aleyhine şahit tutup konuşturacak, onlar da hükmü Allah Teala'nın ilmine havale edecekler.)

Allah’ın bütün resulleri toplayıp onlara, "Size ne cevap verildi?" diye soracağı gün onlar da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekler"

O günü ki, Allah Teâlâ peygamberleri toplayacak da «Size verilen cevap ne idi?» diyecek, onlar da «Bizim için bilgi yoktur, şüphe yok ki, gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin, Sen» diyeceklerdir.

Gün gelecek, Allah peygamberleri bir araya toplayıp: “Sizin tebliğleriniz ümmetleriniz tarafından nasıl karşılandı, nasıl bir cevap aldınız? ” buyuracak. Onlar da: “Senin, her şeyi hakkiyle bilen ilminin yanında bizim bilgimiz yok. Zira gayblara vakıf olan, yalnız Sen'sin” diyecekler. [7, 6; 15, 92-93]

Allah, Elçileri toplayacağı gün: "Size ne cevap verildi?" der. "Bizim bilgimiz yok, derler, gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"

Allâh Te'âlâ kıyâmet gününde rasûlleri cem' ile: Size kavminiz ne sûretle icâbet itdiler? diye sorar. Onlar da: "Bunı biz bilmeyiz, gaybı ancak sen bilirsin" dirler.

Allah, elçilerini bir araya toplayacağı gün onlara: “Nasıl karşılandınız?” diye soracak, onlar da “Bizde bir bilgi olmaz; bütün gaybı (her şeyin içyüzünü)[*] sen bilirsin” diyeceklerdir.

[*] İman kalp ile tasdik olduğundan çağrılarına cevap verenlerin ne derece samimi olduklarını yalnız Allah bilir.

Bir gün Allah, Resulleri bir araya getirir ve Onlara: -Size ne cevap verildi der. Onlar da derler ki: -Bizim bir bilgimiz yoktur, gaybları en iyi bilen sadece sensin!

Peygamberleri huzurunda topladığı gün, Allah onlara “Ne cevap aldınız?” diye sorar. Onlar “Biz bilmiyoruz,” derler. “Görünmeyenleri ve gizlilikleri bilen ancak Sensin.”

Allah, resulleri bir araya getireceği gün şöyle der: "Size ne cevap verildi?" Şöyle derler: "Hiçbir bilgimiz yok. Gaybları en iyi biçimde bilen sensin, sen!"

ol gün kim dire Tañrı yalavaçları pes eyide “ne nesene cevāb virinildüñüz eyittiler “yoķdur bilmegümüz bizüm bayıķ sensen gey bilici ġayıbları.”

Ol günde ki durur Tañrı Ta‘ālā peyġamberleri, pes eyide anlara: Ne cevābvirildi size? Eyideler: Biz bilmez‐biz, taḥḳīḳ sen ġāyetde bilicisin ġaybları.

Allah peyğəmbərləri toplayacağı gün (qiyamət günü) belə buyuracaq: “(Ümmətlərinizi Mənim əmrimə tabe olmağa də’vət etdiyiniz zaman) sizə nə cavab verildi?” Onlar isə (təvazökarlıq edib): “Biz heç bir şey bilmirik. Həqiqətən, qeybləri (görünməyənləri) bilən ancaq Sənsən! – deyə cavab verəcəklər.

In the day when Allah gathereth together the messengers, and saith: What was your response (from mankind)? they say: We have no knowledge. Lo! Thou, only Thou art the Knower of Things Hidden.

One day will Allah gather the messengers together, and ask: "What was the response ye received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: it is Thou Who knowest in full all that is hidden.(814)"

814 A scene of the Day of Reckoning is put before us in graphic words, showing the responsibility and the limitations of the Prophets of Allah, sent t... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.