Kâlû ta(A)llâhi lekad âśeraka(A)llâhu ‘aleynâ ve-in kunnâ leḣâti-în(e)
Allah'a andolsun ki dediler, Allah seni gerçekten de bizden üstün etmiş ve doğrucası biz hata etmiştik.
(Onlar ise) “Allah’a yemin ederiz ki, gerçekten Allah seni bizlere üstün kılmıştır. Doğrusu biz sana karşı suçlu (ve mahcup) durumdayız” demiş (ve özür dilemiş)lerdi. (Ama çoğunun nefsi kinleri ve şerli fikirleri hâlâ değişmemişti.)
Kardeşleri: “Allah'a yemin ederiz ki, Allah gerçekten seni bizden üstün tutmuştur. Biz sana ve Bünyamin kardeşimize karşı çok hatalı bir iş yaptık!” dediler.
Onlar:
“Allah'a yemin olsun ki, Allah seni bize üstün kıldı. Biz hata ettik, günahkârız, kusurluyuz.” dediler.
"Allah'a yemin olsun; gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Biz ise kesinlikle hata edenlerdik" dediler.
Dediler ki: 'Allah adına, hayret, Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip-seçmiştir ve biz de gerçekten hataya düşenler idik.'
Kardeşleri ona: “- Allah'a yemin ederiz, doğrusu Allah seni bize üstün kılmıştır hakikaten biz (sana yaptığımızdan ötürü) suçlu idik.” dediler.
Onlar: “Allah’a andolsun! Allah, seni bizden üstün kılmıştır. Biz çok yanlış bir iş yaptık..” dediler.
Kardeşleri, “Vallâhi, Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!” dediler.
Dediler ki: «Allaha ant, Allah, seni bize üstün kıldı, biz yanılmışız»
(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz, Allah gerçekten seni bizden üstün kılmıştır. Biz gerçekten de büyük hata ettik.”
Birâderleri "Allâh seni bizden ziyâde yükseltdi çünki biz günâh işledik" didiler.
"Allah'a yemin ederiz ki, Allah seni bizden üstün tutmuştur; doğrusu biz suç işlemiştik" dediler.
Dediler ki: “Allah’a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik.”
Dediler ki: “Allah’a andolsun, hakikaten Allah seni bize üstün kılmış. Gerçekten biz hataya düşmüşüz.”
(Kardeşleri) dediler ki: Allah'a andolsun, hakikaten Allah seni bize üstün kılmış. Gerçekten biz hataya düşmüşüz.
"ALLAH'a andolsun ki ALLAH seni bizden üstün tutmuştur. Biz gerçekten hatalıydık," dediler.
Dediler ki: "Allah'a yemin olsun, Allah seni bize üstün kıldı. Biz gerçekten de büyük hata işlemiştik".
Dediler: tâllahi seni Allah, bize üstün kıldı, biz doğrusu büyük suç işlemiştik
(Onlar ise,) “Allah’a yemin ederiz ki, gerçekten Allah seni bizlere üstün kılmıştır. Doğrusu biz sana karşı suçlu (ve mahcup) durumdayız” demiş (ve özür dilemiş) lerdi.
Dediler ki: “Allah'a yemin olsun ki, Allah, seni bize üstün kıldı. Ve biz gerçekten hata yapmışız.”
(Kardeşleri): «Allaha yemîn ederiz, Allah seni hakıykat bizden üstün kılmışdır. Biz doğrusu (sana yapdığımız hareketde) suçlu idik» dediler.
Dediler ki: “Doğrusu Allah bize karşı seni tercih etmiştir ve bizler ise hatalıydık.”
(Kardeşleri:) “Allah'a yemîn olsun, muhakkak ki Allah, seni bize üstün kıldı; hâlbuki şübhesiz (biz) elbette hatâ eden kimseler olmuştuk” dediler.
(Kardeşleri özür dileyerek) dediler ki:’Allah adına, hayret, Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip-seçmiştir ve biz de gerçekten hataya düşenler idik.’
Kardeşleri “Allah’a yemin olsun ki, biz ne kadar hatalı davransak da, Allah seni bizim üzerimize seçmiştir” dediler.
Dediler: "Allah’a ant olsun, işte Allah seni bizden üstün kılmıştır. Doğrusu bizler suç işlemiştik."
Tanrı hakkı için; Allah seni bize faik kıldı, biz suçlu imişiz dediler.
Dediler ki: “Allah’a yemin olsun ki, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik.”
“Allah'a yemin ederiz ki, Allah seni bizden üstün kıldı; biz de gerçekten hataya düşenler idik” dediler.
Kardeşleri, “Allah’a yemin olsun ki!” dediler, “Bu dürüstlük ve samimiyetin sayesinde, Allah seni hepimizden üstün kıldı! Biz ise, gerçekten günahkâr kimseleriz!”
-"Tallâhi / Allah’a yemin olsun, Allah seni bize üstün kıldı! Elbette yanlış yapmakta / suç işlemekteydik" dediler.
Kardeşler:" Artık ne diyebiliriz! Allah seni bize tercih etti. Evet, yanlış yapan biz idik. "
Kardeşleri: "Vallahi Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!" dediler.
(Kardeşleri): “Allah’a yemin olsun: Şüphesiz ki Allah seni bize üstün kılmış. [*] Biz ise hataya düşmüşüz.” demişlerdi.
(Yûsuf’un kardeşleri): “Vallahi! Allah, seni gerçekten bize üstün kıldı ve biz de hakikaten (o zaman) hata etmiştik.” dediler.
“Allah şahittir ki” dediler, “gerçekten Allah seni kesin bir biçimde bizim üstümüze çıkardı ve biz gerçekten günahkar kimselerdik!”
“Vallahi Allah seni bizden üstün kıldı. Biz gerçekten, çok yanlış işler yapmışız!” dediler. 7/23
“Aşkolsun vallahi!” dediler, “Doğruya doğru: Allah seni bize üstün kılmıştı; biz de hataya gömülüp gitmişiz işte!..”
(Yusuf’un evvelce yaptıklarından dolayı onları kınamadan kendisini tanıtması karşısında, onlar da suçlarını itiraf ettiler ve) Allah'a andolsun ki, Allah seni bizden üstün kılmış. Biz gerçekten bir suç işledik" dediler.
Dediler ki: “Allah’a yemin olsun ki gerçekten Allah, bizim üzerimize seni tercih etmiştir. Biz kesinlikle hata edenlerden olduk.”
Dediler ki: «Allah'a kasem olsun, Allah seni bizim üzerimize elbette tercih buyurmuştur. Halbuki, biz elbette hata edicilerden olmuştuk.»
Kardeşleri de şöyle dediler: “Vallahi de, tallahi de Allah seni bize üstün kılmıştır. Doğrusu bizler suçlu idik! ”
Vallahi dediler, Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!
Evlâd-ı Ya'kûb: "Yemîn ideriz ki Allâh Te'âlâ seni bizim üzerimize tafdîl kıldı. Biz 'amelimizle günâhkârlardan idik." didiler.
Dediler ki “Vallahi Allah seni bize gerçekten tercih etmiş. Biz hatalı davranmıştık.”
-Vallahi, Allah seni bize üstün kıldı; Biz gerçekten hataya düşmüş kimseleriz, dediler.
“Vallahi, seni Allah bize üstün kıldı; doğrusu biz suçluyduk” dediler.
Dediler: "Vallahi, Allah seni bizden üstün kıldı/seni bize tercih etti. Doğrusu biz de büyük suç işlemiştik."
Ular Yusufga: “Allohga qasamki, Alloh seni bizlardan ustun qilibdi. Bizlar esa, haqiqatan, xato ish qilganlardan bo‘ldik”, – dedilar.
eyittiler “ta'llāhi! bayıķ üyürdi seni Tañrı üzerümüze daħı bayıķ olduķ biz ķaśd- ıla yazuķ eyleyiciler.”
Eyitdiler: Tañrı seni iḫtiyār eyledi bizüm üstümüze biz ḫaṭā işledüg‐ise.
Onlar: “Allaha and olsun ki, Allah səni bizdən ustün etmişdir. Biz isə (sənin barəndə), sözsüz ki, günah etmişik!” – dedilər.
They said: By Allah, verily Allah hath preferred thee above us, and we were indeed sinful.
They said: "By Allah. indeed has Allah preferred thee above us, and we certainly have been guilty of sin!"(1767)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |