29 Ekim 2020 - 12 Rebiü'l-Evvel 1442 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 63. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâlû bel ci/nâke bimâ kânû fîhi yemterûn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Dediler ki: "Gerçekten biz sana, onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.

Ahmet Tekin Meali

Onlar:
“Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik” dediler.

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.

Ali Bulaç Meali

'Hayır' dediler. 'Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar: “Biz, onların gelmesinde şüphe ettikleri azap ile huzuruna geldik.

Bayraktar Bayraklı Meali

Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”

Besim Atalay Meali

Onlar Lût'a dediler ki: «Bizler sana, şüphe ettikleri şey için geldik

Cemal Külünkoğlu Meali

63,64,65. (Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik. Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki, biz doğruyu söylüyoruz. Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.” *

Diyanet İşleri Meali (Eski)

63,64,65. "Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

Diyanet Vakfı Meali

Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

Edip Yüksel Meali

Dediler ki: " Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik

Erhan Aktaş Meali

Elçiler: “Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;”

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».

Hayrat Neşriyat Meali

Dediler ki: “Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!”

İlyas Yorulmaz Meali

Onlarda “Biz, kavminin şüphe ettiklerini (azabı) sana getirdik.”

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dediler: "- Sana kavminin şüphelendikleri azap için geldik.

Kadri Çelik Meali

“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”

Mahmut Kısa Meali

Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak, “Hayır!” dediler, “Sakın ümitsizliğe düşme! Çünkü biz sana, onların şüphe edip durdukları şeyleri getirdik. Yani, onların ölüm fermanını infaz etmeye geldik.

Mehmet Türk Meali

(Melekler): “Bilakis biz sana onların şüphe edip durdukları (azabı) haber vermeye geldik...”

Muhammed Esed Meali

Onlar da: “Evet, fakat biz sana, [kö-tülükten yana olanların] şüphe edip durdukları şey[i 44 duyurmak] için geldik” diye cevap verdiler,

Mustafa Çavdar Meali

“Evet, biz sana onların bir türlü inanmadığı o azabı getirdik.” 29/33

Mustafa İslamoğlu Meali

Dediler ki: “Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

(Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik.

Suat Yıldırım Meali

63, 64, 65. “Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin. ” [15, 8; 11, 65]*

Süleyman Ateş Meali

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki “Hayır, sana bunların inanmak istemedikleri şeyi getirdik.

Şaban Piriş Meali

-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.

Ümit Şimşek Meali

Dediler ki: “Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."

Bunyadov-Memmedeliyev

(Mələklər) belə cavab verdilər: “Xeyr, biz sənə onların (ümmətindən olan kafirlərin) şübhə etdikləri şeyi (əzabı) gətirmişik!

M. Pickthall (English)

They said: Nay, but we bring thee that concerning which they keep disputing,

Yusuf Ali (English)

They said: "Yea, we have come to thee to accomplish that of which they doubt.(1989)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.