3 Ağustos 2021 - 24 Zi'l-Hicce 1442 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 68. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâlû harrikûhu vensurû âlihetekum in kuntum fâ’ilîn(e)

(Kâfirler hiddetlenip) Dediler ki: “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun.” (Âleme de ibret olsun diyerek korkunç bir ateş hazırlayıp Hz. İbrahim’i içine mancınıkla fırlatmışlardı.)

Bir şey yapacaksanız dediler, yakın onu da mabutlarınıza yardım edin.

Onlar: “Eğer İbrahim'e ceza olarak birşey yapacaksanız, O'nu yakın ki, tanrılarınıza arka çıkın ve yardımcı olun” dediler.

Bir kısmı, saray ileri gelenleri:
“Eğer bir şey yapmakta kararlı iseniz, şunu yakın da, tanrılarınıza yardım edin, öclerini alın” dediler.
*

Dediler ki: "Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin!"

Dediler ki: 'Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun.'

(Nemrud ve kavmi şöyle) dediler: “- Bunu (İbrâhîm'i) yakın da İlâhlarınızın öcünü alın; eğer bir iş yapacaksanız...”

Onlar: “Onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin, eğer (bir şey) yapacaksanız…” dediler. (Onlar, onu ateşe atınca;)

Putperestler, “Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da, tanrılarınıza yardım edin” dediler.

Dediler ki: «Eğer yapacaksanız, onu yakarak, yardım edin Tanrılarınıza»

(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa, o da bunu (İbrahim'i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.*

Onlar: "Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.

(İçlerinden bazıları), “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler.

(Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler.  *

"Bir şey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin," dediler.

Onlar: "Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.

Siz bunu, dediler: yakın da ilâhlarınızın öcünü alın, bir iş yapacaksınız

Halk: “Eğer yapabilirseniz, onu yakın! İlahlarınızın intikamını alın!” dediler.

Dediler: «Onu yakın! (bu suretle) Tanrılarınıza yardım edin, eğer (bir iş) yapanlarsanız».

(Bazıları:) “Eğer (bir iş) yapacak kimseler iseniz, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin!” dediler.

Kavmi “İbrahim’i ateşe atın. Eğer onu yakarsanız, ilahlarınıza yardım etmiş olursunuz” dediler.

Nemrûdi/ler, mâbutlarınıza yardım edecekseniz onu yakın, mâbutlarınıza yardım edin.

Dediler ki: “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun.”

Bunun üzerine, küfrün elebaşları, halkı kışkırtarak, Bu adamın hakaretlerine daha ne kadar sessiz kalacaksınız?” dediler, “Haydi, durmayın; onurunuzu kurtarmak için bir şeyler yapacaksanız, bari onu ateşe atın da, böylece ilâhlarınıza arka çıkın!”
Böylece, dev bir ateş hazırladılar ve İbrahim’i mancınığa koyup ateşin ortasına attılar. Fakat bilmiyorlardı ki, Allah dilemedikçe ateş yakamaz, bıçak kesemez, kurşun öldüremezdi. Nitekim:

Dediler ki:
-“Yapacaksanız, onu yakın; ilahlarınıza yardım edin!”.

(Bir kısmı) “(Bir iş) yapacaksanız, onu (İbrahim’i) yakın da ilahlarınıza yardım edin!” demişti.

(Onlardan bir kısmı): “Eğer siz bir iş yapacaksanız, (haydi) onu yakarak ilâhlarınıza yardımda bulunun.”¹ dediler.*

“Eğer (bir şey) yapacaksanız” dediler, “bari o'nu yakın da, böylece tanrılarınıza arka çıkmış olun!”

Onlar, “Eğer bir şey yapacaksanız onu yakın böylece ilahlarınıza sahip çıkmış olursunuz.” dediler. 21/51...67

“Onu yakın!” diye bağrıştılar; “İlle de bir şey yapacaksanız (böyle yapın) ki, ilâhlarınızı desteklemiş olasınız!”[2740]*

Dediler ki: «O'nu yakınız ve ilâhlarınıza yardım ediniz. Eğer yapacak kimseler iseniz.»

“Eğer yapacağınız bir şey varsa, dediler, o da bunu yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın! ” [29, 24]

Dediler: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız."

Dediler ki “Bir şey yapacaksanız, yakın şunu! Yakın da ilahlarınıza destek verin.”

-Eğer bir şey yapacaksanız, şunu yakın da, ilahlarınıza yardım edin, dediler.

“Eğer bir iş yapacaksanız,” dediler, “onu yakarak tanrılarınıza yardımcı olun.”

Dediler: "Yakın bunu! Eğer bir şey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."

eyittiler “göyündürüñ ibrāhįm’i daħı arķa virüñ Tañrılaruñuza eger olduñuz-ise eyleyiciler.”

Eyitdiler: İbrāhīmi oda yanduruñuz ve nuṣret eyleñüz ma‘būdlaruñuza egerişler‐ señüz, didiler.

(Nəmrud və ətrafındakılar öz camaatına) belə dedilər: “Əgər (tapındıqlarınıza yardım göstərmək, onları xilas etmək üçün) bir iş görəcəksinizsə, onu (İbrahimi) yandırın və tanrılarınıza kömək edin!”

They cried: Burn him and stand by your gods, if ye will be doing.

They said, "Burn him and protect your gods, If ye do (anything at all)!"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.