3 Mart 2024 - 22 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nâzi’ât Suresi 12. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû tilke iżen kerratun ḣâsira(tun)

Öyleyse derler, bu, pek ziyanlı bir dönüş.

(Ve yine kâfirler) Derler ki: "Şu durumda, (eğer diriliş ve hesaba çekiliş doğruysa, bu da yine mü’minlerin) zararına bir dönüştür. (Çünkü bizler, yine zenginler ve izzetliler olarak kalkıp diriltileceğiz. Aksi halde büyük bir hüsrana düşeceğiz!)"

Öyleyse bu zararlı bir dönüş olur.”

“Eğer durum böyleyse, bu, hüsran içinde geçecek yeni bir hayata dönüş.” diyorlar.

Dediler ki: "Öyleyse bu, zararına bir dönüştür."

Derler ki: 'Şu durumda, zararına bir dönüştür bu.'

(Müminlerle alay ederek) dediler ki: “- O halde bu (dirilme) hüsranlı bir dönüş!”

“Eğer böyle bir şey olursa, (bizim için) bu, çok zarar verici bir dönüş olur” dediler.

10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”

Çok korkulu bir dönüş bu!»

Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”

10,11,12. Kâfirler: "Biz öldükden ve kemiklerimiz çürüdükden sonra tekrâr hayâta gelebilür miyiz?Böyle dirilüb de mahşere gider isek bizim içün felâket olur" diyorlar.

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."

“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler.

Ve ekliyorlar: “O zaman bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olur!”

«O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.

"Öyleyse bu zararına bir dönüştür," derler.

"Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.

O dediler: o halde husranlı bir dönüş

10-11-12. (Kâfirler, dünyada iken alay ederek,) “Gerçekten biz, ölüp (kabirlerde) çürümüş kemik yığını hâline geldikten sonra, tekrar diriltilecek miyiz, o takdirde bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olur” diyorlardı.

“Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür.” dediler.

Dediler: «Öyle ise bu (yeni hayâta dönüş) ziyanlı bir dönüşdür».

“O takdirde bu, hüsranlı bir dönüştür!” dediler.

“Eğer doğru ise, o zaman bu tekrarlanan bir kaybediş olur” demişlerdi.

Derler: "Öyleyse, bu dönüşte bize yazık olacak!"

Daha sonra istihza ile şöyle dediler: O halde bu ziyanlı dönüş olacaktır.

Derler ki: “Öyleyse bu ancak zararına/hüsranlı bir dönüştür.”

“O durumda, hüsranlı bir dönüştür bu” dediler.

Ve küstahça alay ederek, “Öyleyse, bu zararına bir dönüştür! Eğer gerçekten hesap kitap varsa mahvolmuşuz demektir!” diyorlar.

“Bu, o an hüsran / zarar verici bir dönüştür” dediler.

Zaten eskiden de: " eğer yeniden diriliş doğru ise, yandık " derlerdi.

"Öyleyse bu geri dönülmez bir dönüştür!" dediler.

“O zaman, o zararlı bir dönüş olur!” derler.

Ve: “demek ki bu, çok zararlı bir dönüş!” diye de (alay ediyorlar.)

[Ve] ilave ediyorlar: “Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!” ⁵

5 Böyle bir durumun, onların bugün “akla ve mantığa uygun” görülen varsayımlarında ne kadar hatalı olduklarını göstereceğini müstehzî şekilde ifade ed... Devamı..

– Öyleyse biz yandık! 11/7, 16/38

(Ve) ekliyorlar: “O zaman desene bu ikinci bir hüsran olacak!”[⁵⁵⁴⁷]

[5547] Alaycı bir küstahlıkla.

10,11,12. (Müşrikler kıyâmet e ihtimal vermedikleri için şirk ve küfürde devam ederler de) "Çürüyüp öteye beriye dağılmış kemik parçaları olduğumuz vakit, biz nasıl olur da tekrar diriltilebiliriz? O takdirde bu (tekrar diriliş bizim için) çok zararlı bir dönüş olur”! (Ama biz buna hiç ihtimal vermiyoruz!.. Çürümüş kemikleri diriltmek kolay bir iş mi?) dediler.

"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.

Dediler ki: «Bu, o halde ziyanlı bir dönüş.»

10, 11, 12. İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur! ”

Öyle ise bu, ziyanlı bir dönüştür! dediler.

"Eğer böyle olması takdîr olunsa bu rücû'ımız bizi zarara sokmakdan başka bir şeye yaramaz" didiler.

Derler ki, “Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!”

-Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.

Dediler ki: “Öyleyse bu hüsranlı bir dönüş olur.”

"Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.

eyittiler: “şol, ol vaķt dönmekdür ziyānlu.”

Eyitdiler: Ol ikinci dirilmek ziyānlu kārdur, ya‘nī yalandur, didiler.

Onlar deyirlər: “Elə isə bu ziyanlı dönüşdür (çünki onun arxasında şiddətli bir əzab durur).

They say: Then that would be a vain proceeding.

They say: "It would, in that case, be a return with loss!"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.