15 Mart 2026 - 25 Ramazan 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 97. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû-bnû lehu bunyânen feelkûhu fî-lcahîm(i)

Onun için bir yapı yapın da demişlerdi, atın onu ateşe.

(Bunun üzerine kâfirler ve zalimler) Dediler ki: “(İbrahimi düşüncenin ve İslami değerlerin kökünü kurutmak üzere) Onun için (özel) bir bina (fırlatıcı mancınık) yapın ve kendisini hemen (ateş ve azabın) içine atın!”

Bu olay ve sözler üzerine ileri gelenler şöyle bağrıştılar: “Bir odun yığını hazırlayın ve O'nu ateşin içine atın.”

Onlar: “Büyük ocaklar çatın, derhal onu alevlerin arasına atın.” dediler.

Dediler ki: "Onun için bir bina yapın da kendisini (oradan) alevli ateşe atın."

Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”

(Onlar şöyle) dediler: “- İbrahim için (duvarla çevrili) bir bina yapın da, onu ateşe atın.”

Onlar: “İbrahim için bir bina (hapishane) yapın, onu orada ateşe atın!” dediler.

Kavmi, “Onun için bir yer yapın ve onu ateşe atın” dediler.

Dediler ki: «Ona bir yapı yapın, onu da içinde ateşe atın !»

Puta tapanlar: (İbrahim'i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O'nu alevlerin içine atın.”

Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberler... Devamı..

Biri birilerine: "Bir odun yığını hazırlayınız bunı kızgın ateşe atınız" diyorlardı.

Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.

Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.

Ötekiler, “Onun için bir yapı kurun ve (orada hazırlayacağınız) kuvvetli ateşe atın onu!” dediler.

Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.

Dediler ki, "Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın."

Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.

Haydin dediler, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın

(İbrâhîm’in bu akıl dolu sözlerine cevap veremeyen kâfirler) dediler ki: “Onun için (çok büyük bir ateş hazırlayın, aynı zamanda yüksekçe) bir yapı (da) inşa edin ve onu (oradan) ateşe atın!”

“Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme¹ atın.” dediler.

1- Ateşe

Dediler: «Onun için bir bina yapın da alevli ateşe atın onu».

Onlar: “Onun için bir bina inşa edin, onu ateşin içine atın.” dediler.

(Onlar ise:) “Onun için bir binâ yapın da, onu ateşe atın!” dediler.

Onlar "Onu (yakmak) için bir yapı yapın ve onu çılgınca yanan ateşin ortasına atın!" dediler.

Kavmi “İbrahim için bir bina yapın da, onu oradan ateşin içine atın” dediler.

Dediler: "Bir yer yapın da ateşli aleve atın onu."

Nemrudiler «— Ona mahsus bir bina yapın, oraya ateş doldurun, onu kızgın ateşe atın» dediler.

(Onlar) “Onun için bir yapı/fırın yapınız ve onu da yanan ateşe [cahîm] atınız” dediler.

Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”

“İlahlarımıza dil uzatan bu adamın derhal öldürülmesi gerekir! O hâlde, şehrin meydanında büyük bir ateş hazırlayın, sonra onun için yüksek bir kule yapın ve onu oradan ateşe atın! Atın ki, onun izinden gitmeyi düşünenler ibret alsınlar!” dediler.

Dediler ki: -“Onun için bir bina yapın! Onu Cahîm’in / Yakıcı Alevli Ateş’in içine atın!”.

" Onun için bir taş ocağı yapıp harlı ateşine atın " gibisine bağrışmalar oldu

İbrahim’in sözleri üzerine inkâr edenler: "Onun için bir bina yapın! Oraya hapsedin! Tanrılarımıza dil uzatmanın cezası olarak İbrahim’i ateşe atın!" dediler.

(Putperestler ise) “Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın!” demişlerdi.

97,98. (Kâfirler): “Onun için bir bina yapın ve onu derhâl ateşin içine atın.” diyerek ona bir tuzak hazırlamak istediler. Ama Biz de sonunda onları rezil ettik.

Onlar, “Bir odun yığını ³⁵ hazırlayın ve o’nu yanan ateşin içine atın!” diye bağırdılar.

35 Lafzen, “bir bina” veya “bir yapı”.

Bunun üzerine: – İbrahim’i yakmak için bir bina yapın ve onu ateşin içine atın! Dediler. 21/52...68

Onlar “Onu (yakmak) için bir yapı yapın ve onu çılgınca yanan ateşin ortasına atın!” dediler.

(Onlar İbrahim a.s.'e cevap veremediler, çareyi onu öldürmekte buldular ve) "Haydin, onun için bir bina yapın da onu, alevli ateşe atın!" (Putlarınıza yaptığı hakaretin cezasına kavuşsun) dediler.

Dediler ki: “Onun için (odundan) bir yığın yapın (odunları üst üste koyarak ateş yakın) ve onu (o ateşin) içine bırakın.”

Dediler ki: «Bunun için bir bina yapınız da bunu bir ateş içinde bırakınız.»

Sonunda: “Haydin, dediler, onun için bir odun yığını hazırlayın da onu ateşin içine atın! . ”

Onun için bir bina yapın da onu (o binada) ateşe atın dediler.

(İbrâhîm'in bu sözleri üzerine Nemrûd ve ittibâ'ı) "O'nun içün bir binâ yapın. (İçine odun doldurub yakın) Onı cehennem gibi olan ateşe atın" didiler.

Onlar da şöyle dediler: “Onun için bir yer yapın da alevli ateşin içine atın.”

-Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.

“İbrahim için bir fırın yapın,” dediler. “Ve onu ateşe atın.”

Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!"

Ular bir-birlariga qarab: “U Ibrohim uchun ichida olov yonadigan binolar qurib, uni o‘‎sha olov ichiga tashlanglar”, – dedilar.

eyittiler “bunyad uruñ anuñ-içün bir bunyad pes bıraġuñ anı ulu oda.”

Eyitdiler: Aña yapular yapuñuz. Daḫı anı ulu od içine bıraġuñuz, didiler.

Onlar dedilər: “Bunun (İbrahim) üçün bir bina tikin, (içərisini odunla doldurub) özünü də oda atın!”

They said: Build for him a building and fling him in the red hot fire.

They said, "Build him a furnace, and throw him(4093) into the blazing fire!"

4093 The argument of Abraham was so sound that it could not be met by argument. In such cases Evil resorts to violence, or secret plotting. Here there... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.