|
|
Aradığınız kelime
س ب ل
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 176 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/108
Bakara/154
Bakara/177
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!
Bakara/190
Bakara/195
Bakara/215
Bakara/217
Bakara/218
Bakara/244
Bakara/246
Bakara/246
Bakara/261
Bakara/262
Bakara/273
Âl-i İmrân/13
Âl-i İmrân/75
Âl-i İmrân/97
Âl-i İmrân/99
Âl-i İmrân/146
Âl-i İmrân/157
Âl-i İmrân/167
وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ
166, 167.$ İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: «Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın» denildiği zaman, «Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik» dediler. Onlar o gün, imandan çok, kâfirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.
Âl-i İmrân/169
Âl-i İmrân/195
Nisâ/15
Nisâ/22
Nisâ/34
Nisâ/36
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ
Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.
Nisâ/43
Nisâ/44
Nisâ/51
Nisâ/74
Nisâ/74
Nisâ/75
Nisâ/76
Nisâ/76
Nisâ/84
Nisâ/88
Nisâ/89
Nisâ/90
Nisâ/94
Nisâ/95
Nisâ/98
Nisâ/100
Nisâ/115
Nisâ/137
Nisâ/141
Nisâ/143
Nisâ/150
Nisâ/160
Nisâ/167
Mâide/12
Mâide/16
Mâide/35
Mâide/54
Mâide/60
Mâide/77
En’âm/55
En’âm/116
En’âm/117
En’âm/153
En’âm/153
A’râf/45
A’râf/86
A’râf/142
A’râf/146
A’râf/146
A’râf/146
A’râf/146
A’râf/148
Enfâl/36
Enfâl/41
Enfâl/47
Enfâl/60
Enfâl/72
Enfâl/74
Tevbe/5
Tevbe/9
Tevbe/19
Tevbe/20
Tevbe/24
Tevbe/34
Tevbe/34
Tevbe/38
Tevbe/41
Tevbe/60
Tevbe/60
Tevbe/81
Tevbe/91
Tevbe/93
Tevbe/111
Tevbe/120
Yûnus/88
Yûnus/89
Hûd/19
Yûsuf/108
Ra’d/33
İbrahim/3
İbrahim/12
İbrahim/30
Hicr/76
Nahl/9
Nahl/15
Nahl/69
Nahl/88
Nahl/94
Nahl/125
Nahl/125
İsrâ/26
İsrâ/32
İsrâ/42
İsrâ/48
İsrâ/72
İsrâ/84
İsrâ/110
Kehf/61
Kehf/63
Tâ-Hâ/53
Enbiyâ/31
Hac/9
Hac/25
Hac/58
Nûr/22
Furkân/9
Furkân/17
Furkân/27
Furkân/34
Furkân/42
Furkân/44
Furkân/57
Neml/24
Kasas/22
Ankebût/12
Ankebût/29
Ankebût/38
Ankebût/69
Rûm/38
Lokman/6
Lokman/15
Ahzâb/4
Ahzâb/67
Sâd/26
Sâd/26
Zümer/8
Mü’min/7
Mü’min/11
Mü’min/29
Mü’min/37
Mü’min/38
Şûrâ/41
Şûrâ/42
Şûrâ/44
Şûrâ/46
Zuhruf/10
Zuhruf/37
Muhammed/1
Muhammed/4
Muhammed/32
Muhammed/34
Muhammed/38
Hucurât/15
Necm/30
Hadîd/10
Mücâdele/16
Haşr/7
Mümtehine/1
Mümtehine/1
Saff/4
Saff/11
Münâfikûn/2
Kalem/7
Nûh/20
Müzzemmil/19
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
İnsan/3
İnsan/29
Abese/20
|
|
|
|
|