6 Mayıs 2021 - 24 Ramazan 1442 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 26. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Veâti żâ-lkurbâ hakkahu velmiskîne vebne-ssebîli velâ tubeżżir tebżîrâ(n)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Akrabaya hakkını ver, (onları yardımsız bırakma ve alâkanı koparma), yoksula ve yolda kalmışa da (el uzat), ama (elindekini) israf ederek saçıp savurma (ki böyleleri perişan hale düşecektir).

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçma, savurma.

Abdullah Parlıyan Meali

Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçıp savurma.

Ahmet Tekin Meali

Akrabalara, çevresi çaresi olmayan yoksullara, yolda kalan muhtaç yolcuya, Allah'ın tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getir, onların hakkını ver. Malını gayr-i meşru yerlerde harcayarak saçıp savurma.*

Ahmet Varol Meali

Yakına hakkını ver. Yoksula ve yolda kalmışa da. (Malını) saçıp savurma.

Ali Bulaç Meali

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma.

Ali Fikri Yavuz Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber (malını) büsbütün saçıp savurma.

Bahaeddin Sağlam Meali

Akraba hakkını, yoksul hakkını, yolcu hakkını ver. Sakın saçıp savurarak bozgunculuk etme.

Bayraktar Bayraklı Meali

Bir de akrabaya, yoksula ve yolcuya/çaresiz kalana hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma![287]*

Besim Atalay Meali (1962)

Hısımlara, yoksullara, yolda kalan kimselere haklarını vermelisin, malını da çok israf etme

Cemal Külünkoğlu Meali

Akrabaya (yakınında bulunanlara), yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma!*

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

Diyanet Vakfı Meali

Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.

Edip Yüksel Meali

Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Karabet sahibine de hakkını ver, miskîne de, yolda kalmış da, bununla beraber saçıp savurma

Erhan Aktaş Meali

Yakınlık sahibine¹, düşkünlere ve kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlara² yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.*

Hasan Basri Çantay Meali

Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.

Hayrat Neşriyat Meali

Akrabâya, yoksula ve yolda kalmışa da hakkını ver; fakat isrâf ederek saçıp savurma! (2)*

İlyas Yorulmaz Meali

Yakın akrabalara haklarını, miskinlere (çalışamayacak duruma gelmişlere) ve yolda kalmışlara ihtiyaçlarını ver. Ama (ölçülü ol) saçıp savurma.

İsmail Hakkı İzmirli (1926)

Hısımlara, yoksullara, yolda kalmışlara haklarını ver [⁸], malını ulu orta saçıp dağıtma.*

Kadri Çelik Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver ve de israf ederek saçıp savurma.*

Mahmut Kısa Meali

Ey insanoğlu! Akrabaya, yoksullara ve yolda kalmışlara hakları olan zekât ve sadakalarını ver fakat Allah’ın yasakladığı yerlere harcama yaparak, veya kendini ve aileni başkalarına muhtaç bırakacak şekilde malını dağıtarak büsbütün de saçıp savurma.

Mehmet Okuyan Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver!* Saçıp savurma!**

Mehmet Türk Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa1 hakkını2 ver ve sakın saçıp savurma.3*

Muhammed Esed Meali

Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a 30 hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa 31 da; ama sakın [elindekini] anlamsız, amaçsız bir biçimde 32 saçıp savurma.

Mustafa Çavdar Meali

Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver fakat gereksiz yere saçıp savurma! 6/141, 7/31, 17/27, 25/67

Mustafa İslamoğlu Meali

(Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da… Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve karabet sahibine hakkını ver, düşküne de, parasız kalmış yolcuya da (ver). Ve saçıp savurma.

Suat Yıldırım Meali

26, 27. Yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, sakın saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür. [25, 67]

Süleyman Ateş Meali

Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.

Süleymaniye Vakfı Meali

Yakınlarına, yoksullara ve yolda kalanlara hakkını ver ama saçıp savurma.

Şaban Piriş Meali

26,27. -Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.

Ümit Şimşek Meali

Akrabaya, yoksullara, yolculara hakkını ver; israfla saçıp savurma.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Akrabaya hakkını ver! Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma!

Eski Anadolu Türkçesi

daħı vir ħıśımlıķ issine ḥaķķını daħı miskine daħı yol erine daħı orandan geçürme orandan geçürmek ħarcı.

Bunyadov-Memmedeliyev

Qohum-əqrabaya da, miskinə də, (pulu qurtarıb yolda qalan) müsafirə də haqqını ver. Eyni zamanda (mal-dövlətini əbəs yerə) sağa-sola da səpələmə!

M. Pickthall (English)

Give the kinsman his due, and the needy, and the wayfarer, and squander not (thy wealth) in wantonness.

Yusuf Ali (English)

And render to the kindred their due rights, as (also) to those in want, and to the wayfarer:(2208) But squander not (your wealth) in the manner of a spendthrift.(2209)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.