14 Temmuz 2024 - 7 Muharrem 1446 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 41. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnfirû ḣifâfen veśikâlen vecâhidû bi-emvâlikum veenfusikum fî sebîli(A)llâh(i)(c) żâlikum ḣayrun lekum in kuntum ta’lemûn(e)

Genciniz, ihtiyarınız, hep beraber savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda savaşın, bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

(Ey mü’minler!) Gerek hafif (gençlik çağında ve teknolojik imkânlarla), gerek ağırlıklı (olgun yaşta ve klasik-ağır silahlarla donatılmış) olarak seferber olun ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. (Adalet düzeni kurulsun ve insan hakları korunsun diye gayret gösterin.) Eğer bilirseniz sizin için bu pek hayırlı (bir gayrettir).

Sizin için kolay da olsa, zor da olsa gerek hafif, gerek ağır olarak yani gençihtiyar, atlıyaya, küçük birlikler ve ordularla, bekarevli, cesurkorkak hangi halde bulunursanız bulunun, mutlaka savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Çünkü eğer bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğiniz içindir.

“Şartlar ne olursa olsun, hafif ve ağır silahlarınızı, teçhizatınızı alarak, sahip olduğunuz araçlarla ve yaya olarak evlerinizden fırlayarak seferber olun, savaşa çıkın. Mallarınızı, servetlerinizi, canlarınızı ortaya koyarak Allah yolunda, İslâm uğrunda cihad edin. Eğer siz, hayrın ne olduğunu bilen kişilerseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır.”

“Hıfâf ve Sikal” kelimelerinden genç-ihtiyar, fakir-zengin, yerli-yabancı, enerjik ve tembel herkes anlaşılır.

Gerek hafif ve gerekse ağır [3] olarak savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

3.Yani istekli olsanız da olmasanız da veya güçlü de olsanız zayıf da olsanız yahut savaş size kolay da gelse zor da gelse savaşa çıkın.

Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Ey müminler, gerek hafif (süvari), gerek ağırlıklı (piyade) olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınzla Allah yolunda muharebe edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için pek hayırlıdır.

Gerek hafif, gerek ağır, (herhalde ve her şartta) akın edin. Allah yolunda mallarınız ve canlarınız ile cihad edin. Eğer biliyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.

Şartlar zor da kolay da olsa mutlaka seferber olunuz ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad ediniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Ağırlıklı, ağırlıksız savaşa çıkın, malınızla, canınızla hak yolunda savaşın, bilirseniz bu sizinçin hayırlıdır

(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Yükünüz ister hafif olsun ister ağır olsun emvâliniz ile nefsiniz ile fîsebîli(A)llah yürüyünüz ve harb idiniz hakkınızda hayırlısı budur biliniz.

İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.

Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde[259] Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Âyetin bu kısmına tefsir bilginlerince, “Gençler ve yaşlılar olarak”, “Siz kolay da gelse, zor da gelse” gibi çeşitli anlamlar da verilmiştir.... Devamı..

Kolay da olsa zor da olsa sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir.

(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.  

 Âyet-i kerimede ifade edilen hafiflik ve ağırlıktan maksat, şartlar ne olursa olsun, savaş kolay da olsa zor da olsa, binekli de olsanız, yaya da ols... Devamı..

İster hafif ister ağır olarak savaşa çıkınız. Paralarınızla ve canlarınızla ALLAH yolunda cihad edin. Bu sizin için daha iyidir, bir bilseydiniz.

Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdır.

Sizler gerek sebükbar ve gerek ağırlıklı olarak seferber olunuz ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihâd ediniz, eğer bilir takımdan iseniz bu sizin için hayırdır

(Ey mü’minler!) Kolay da olsa, zor da olsa (cihat için) seferber olun (hazırlıklarınızı yapın,) mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Ağır ve hafif her türlü savaş araç gereçleriyle seferber olun. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad¹ edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

1- Özveri ile gayret göstermek, çalışıp çabalamak. İmkânlarını seferber etmek. Allah yolunda savaşmak.

(Ey mü'minler) sizler gerek hafîf, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (savaşa) çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihâdedin. Eğer bilirseniz bu, sizin için çok hayırlıdır.

(Ey mü'minler!) Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak (savaş için) seferber olun(1) ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihâd edin!(2) Eğer bilirseniz, bu sizin için hayırlıdır.

(1)Bir rivâyette, Ebû Talha (ra) Tevbe Sûresini okumuş ve “(Ey mü’minler!) Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak (savaş için) seferber olun” meâlindeki ... Devamı..

(Ey saldırıya uğrayan mü’minler!) Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (Allah izin verdiği için saldırganlara karşı) sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla, Allah yolunda cihat edin (özveri ile her türlü gayret ve fedakârlığı gösterin). Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

(Savaş için çıkmanız) İster hafif gelsin, ister ağır gelsin, mutlaka çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla savaşın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Ağırlıklı, ağırlıksız olarak savaşa düzülün. Allah uğrunda malınızla, canınızla vuruşun. Bu, sizin için yeydir. Bunu bir bilseniz.

Hafif, ağır olarak [¹] gazaya çıkın. Tanrı yolunda mallarınızla, canlarınızla duruşun. Bu husus hakkınızda hayırlı olur. Bu bapta sevap ve ikabı bilseniz ağır davranmazdınız.

[1] Hafif yüklü, ağır yüklü veya süvari, piyade veya büyüğünüz küçüğünüz veya zayıfınız, şişmanınız veya zengin, fakir yani hepiniz.... Devamı..

Kolay [hıfâfen] da olsa ağır [sikâlen] da olsa sefere çıkınız.¹⁵ Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat ediniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

15 Bu ayetler ve devamı Tebük seferi ile ilgili olarak, çeşitli bahane ve mazeretlerle sefere katılmak istemeyen münafıklardan bahsetmektedir. Tebük, ... Devamı..

Gerek hafif, gerek ağır olarak (özrü olan ve olmayan herkes), hep birlikte seferber olunuz. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.

Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın; zulüm ve kötülüklerin kökünü kazıyıp yeryüzünde adâlet ve huzuru egemen kılmak için, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihâda koşun! Eğer bilirseniz, sizin için en hayırlısı budur.
İşte bu cihâd emri, münâfıkların yüzündeki perdeyi düşürdü; dünyalık bir çıkar göremedikleri bu mücâdeleden, —sudan bahaneler ileri sürerek— geri durdular.

Gerek hafif, gerekse ağır (silah)larla savaşa / sefere katılın!
Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin / çalışın!
Biliyorduysanız, bu sizin için en hayırlıdır.

Hafif piyade ve ağır mühimmatlı olarak sefere çıkıp Allah için malınızla ve canınızla kıyasıya mücadele edin. Eğer iyice düşünürseniz, seferin sizin için daha hayırlı olacağını anlarsınız.

Gerek yaya olarak gerek binek üzerinde Allah yolunda savaşmak için yola çıkın! Mallarınızla canlarınızla Allah yolunda mücadele edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın; [*] mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda [cihad] edin (fedakârlık yapın)! Bilirseniz bu sizin için hayırlı olandır.

Bu emrin kapsamı bağlamında şu ihtimaller söz konusudur: “Ona yoğun arzunuzdan dolayı ve ona olan nefretiniz hafif olarak”, “çoluk çocuğunuz az olduğu... Devamı..

(Ey îman edenler! Sizin için) kolay da olsa, zor da olsa¹ mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

1 Bu bölüm, bazı müfessirlerce; genç ve ihtiyar, bekâr ve evli, işsiz ve iş sahibi, fakir ve zengin, yaya ve binitli, istekli ve isteksiz, cesur ve ko... Devamı..

[Sizin için] bu kolay da olsa zor da olsa, ⁶⁵ savaşa çıkın; ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin; (çünkü) eğer bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğiniz içindir!

65 Lafzen, “hafifçe ya da ağırca”. Çeviride benimsenen ifade, çoğu klasik müfessirin bu ayete ilişkin yorumlarına uygundur (örn. Zemahşerî ve Râzî).... Devamı..

Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın! Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir. 2/216, 8/14- 60- 65, 9/46, 21/80, 49/15

Kolay da gelse zor da gelse[¹⁴⁵⁰] savaşa çıkın ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla olanca gücünüzü sarf edin: eğer bilirseniz, bu sizin için daha yararlıdır.[¹⁴⁵¹]

[1450] Lafzen: “hafif-ağır” mânasına gelen hifâf-sikâlin bu bağlamdaki en uygun karşılığı. [1451] Zira: hayatınıza karşılık gelebilecek büyük ödülü... Devamı..

(Ey iman edenler, Allah'ın kelimesini yüceltmek için) Hafif veya ağırlıklı (silahlarla, hepiniz birlik olup) sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda savaşın. Bu davranış (Allah yolunda toptan gönüllü olarak savaşa çıkmak) sizin için daha hayırlıdır, (hem zafer, hem de Rabbinizin rızasını kazanırsınız) eğer bunu takdir eden kimselerseniz! (Hepiniz canü gönülden savaşa koşarsınız)

Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allâh yolunda cihâd edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

Siz hafif ve ağırlıklı olarak cihada çıkınız ve Allah Teâlâ'nın yolunda mallarınızla ve nefislerinizle mücâhedede bulununuz. Bu, sizin için hayırlıdır. Eğer bilir kimseler oldunuz ise.

Ey müminler! Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte seferber olunuz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ediniz. Eğer anlıyorsanız, sizin için hayırlı olan budur.

Hifafen ve sikalen: Hangi halde olursanız olunuz: Kolaylık veya güçlük, sağlık veya hastalık; zenginlik veya fakirlik, çoluk çocuğun azlığı veya çoklu... Devamı..

Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihadedin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

Silâhlı silâhsız; binekli, bineksiz, kolay, zor herhalde olursa topluca savaşa çıkınız.

Gerek hafif ve gerek ağır olarak (lüzûmuna göre az veyâ çok, hafif veyâ ağır mücehhez olarak) cihâda çıkınız ve Allâh yolunda mallarınızla ve nefisleriniz ile cihâd idiniz, bu sizin içün hayırlıdır. Bundaki fazîleti bilseniz.

İster kolay, isterse ağır gelsin siz sefere (savaşa) çıkın. Allah yolunda malınızla, canınızla mücadele (cihad) edin. Sizin için hayırlı olan budur. Bunu bir bilseniz.

Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın! Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir.

Kolay da gelse, zor da gelse, hafif veya ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın; Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad edin. Bir bilseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak mutlaka seferber olun ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

yiyniler iken daħı aġırlar iken daħı dürişüñ mallaruñuz ile daħı nefslerüñüz ile Tañrı yolında. şol yigrekdür size eger olasız bilürsiz.

Gelüñüz ġazālıġa ḫafīflıḳ bile ve aġırlıḳ bile, daḫı çalışuñuz māl‐ laruñuzladaḫı nefslerüñüzle Allāh yolında. Ol size ḫayrludur eger siz bilseñüz.

(Ey mö’minlər!) Ağırlı-yüngüllü (qocalı-cavanlı, atlı-piyada, güclü-gücsüz, dövlətli-kasıb) hamınız cihada çıxıb malınız və canınızla Allah yolunda vuruşun! Bilsəniz bu sizin üçün nə qədər xeyirlidir!

Go forth, light armed and heavy armed, and strive with your wealth and your lives in the way of Allah! That is best for you if ye but knew.

Go ye forth, (whether equipped)(1306) lightly or heavily, and strive and struggle, with your goods and your persons, in the cause of Allah. That is best for you, if ye (but) knew.

1306 Whether equipped lightly or heavily, to be taken both literally and metaphorically. All were invited, and they were to bring such resources as th... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.