26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nahl Suresi 125. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ud’u ilâ sebîli rabbike bilhikmeti velmev’izati-lhasene(ti)(s) vecâdilhum billetî hiye ahsen(u)(c) inne rabbeke huve a’lemu bimen dalle ‘an sebîlih(i)(s) vehuve a’lemu bilmuhtedîn(e)

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir tarzda münakaşa ve mübahasede bulun. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir ve o, daha iyi bilir doğru yolu tutanları.

(Ey Nebim!) Sen (ve ümmetin) Rabbinin yoluna, hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla (barış ve davet döneminde) en güzel şekilde mücadele et! Şüphesiz Senin Rabbin, Kendi yolundan sapanları en iyi Bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel, en inandırıcı yöntemlerle tartış. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları da, doğru yolu tutanları da en iyi bilendir.

Sen Rabbinin yoluna, ilimle, hikmetli sözlerle, sağlıklı ve ahlâklı yaşayışınla, kurduğun örnek toplum düzeni ile, sünnetinle gönül alacak güzel öğütlerle, sorumluluklarını hatırlatarak, uyararak davet et, teşvik et, sevk et. Onlarla, en güzel mantıklı usülleri kullanarak mücadele et. Rabbin, başına buyruk hareket ederek, yolundan uzaklaşanları, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenleri iyi bilir. Hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yola girmeye istekli olanları, İslâm'da sebat edenleri de iyi bilir.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/44; 29/46.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak Rabbin yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yola girenleri de en iyi bilendir.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.

Ey Rasûlüm, insanları Kur'an'la, güzel söz ve nasihatla Rabbinin yoluna (İslâma) davet et. Onlara karşı, en güzel olan bir mücadele ile mücadele yap. Şüphe yok ki, Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir, ve o, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.

Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile çağır. Onlarla, mücadelenin en güzeliyle mücadele et. Çünkü senin Rabbin, kimin O’nun yolundan saptığını en iyi bilendir. Ve doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücâdele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.[279]

[279] İslam’a davet ve eğitim metotları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 145-149.

Tanrın yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır, çok güzel bir yolda uğraş onlarla, O iyi bilir yoldan sapmış olanları, O iyi bilir doğru yolu tutanları

(Ey Resul! İnsanları) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et! Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Güzel olan, güzel anlatılmalıdır. Din güzeldir, o halde güzel kelimelerle ve güzel üslupla anlatılmalıdır. Hz. Muhammed ve arkadaşları da öyle yapmışl... Devamı..

Rabbinin yoluna hakîmâne ve güzel va’azlar ile da’vet it, eğer mücâdeleye girişir isen ânı da merdâne yap çünki senin rabbin dalâlete sapanlar ile tarîk-i hidâyeti ta’kîb idenleri pek iyi bilür.

Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.

(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir.

(Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.  

 Hakk’a dâvet açısından insanlar üç sınıfa ayrılabilir. Bu âyet-i kerime bu üç sınıfa yapılacak dâvet şeklinin bir özeti sayılmalıdır: (1) Aklı selîm ... Devamı..

Rabbinin yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağır. Onlarla en güzel biçimde tartış. Rabbin, yolundan sapanları ve doğru yolda olanları en iyi bilendir.

(Ey Resulüm!) Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır! Ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.

Rabbın yoluna da'vet et: hikmet ile ve güzel güzel mevıza ile, onlara da en güzel olan suretle mücadele yap, çünkü rabbın odur en ziyade bilen yolunda sapanı, doğru gidenleri en iyi bilen de ancak odur

Rabbinin yoluna, hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O hidâyete erenleri de çok iyi bilir.

Rabb'inin yoluna, hikmetle¹ ve iyiliği öğütleyerek çağır. Onlarla en iyi şekilde mücadele et. Rabb'in, kendi yolundan sapanları bilir. O doğru yolda olanları da bilir.

1- Bilgece, doğru yargıda bulunma, sağlıklı düşünce ve gerçeği kavra yetisi ile yerinde ve uygun bir yöntemle.

(İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğüdle da'vet et. Onlarla mücâdeleni en güzel (tarıyk) hangisi ise onunla yap. Şübhesiz ki Rabbin, O, yolundan sapan kimseyi en çok bilendir. O, hidâyete ermişleri de en iyi bilendir.

(Habîbim, yâ Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel nasîhatle da'vet et(1) ve onlarla en güzel bir şekilde mücâdele et! Şübhe yok ki yolundan sapanları en iyi bilen ancak Rabbindir; hidâyete erenleri de en iyi bilen O'dur.

(1)“İsm-i Hakem’in tecelli-i a‘zamı (en büyük tecellîsi) şu kâinâtı öyle bir kitab hükmüne getirmiş ki, her sahîfesinde yüzer kitab yazılmış ve her sa... Devamı..

Sen, Rabbinin yoluna hikmetli sözler ve güzel öğütler vererek davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Rabbin kendi yolundan sapanları ve kendi yoluna uyanları en iyi bilendir.

Sen insanları çalabını yoluna doğrunun düşüncesi ile, güzel öğütle çağır. Onlarla tartışmaların en güzelini yap. Çünkü Allah kendi yolundan sapanları da çok iyi bilir, kendi yolunu tutanları da çok iyi bilir.

Rabbinin yoluna hikmet [⁵] ile, güzel öğüt ile dâvette bulun, onlarla güzel bir surette cidalde bulun. Çünkü Rabbin yoldan sapanları bilir. Doğru yolda olanları da bilir.

[5] Sağlam söz ile, doğru delil ile, şüphe getirmeyecek hüccet ile.

(Ey Peygamber!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et.⁴⁶ Muhakkak ki Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

46 Buradaki “mücadele” cihat anlamında bir mücadeleden ziyade, “müzakere” anlamında bir mücadeledir.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı en iyi bilendir ve hidayete ereni de daha iyi bilir.

İnsanları, tatlı dille, hikmetle ve ibret verici güzel öğütlerle Rabb’inin yoluna çağır; tartışmak gerektiğinde, kaba ve kırıcı davranmadan, gönül incitmeden, akıl ve firasetlerini vahyi anlama ve teslim olmada kullanmaları gerektiğini hatırlatarak onlarla tatlı bir üslupla, en güzel şekilde tartış. Bütün bunlara rağmen, yine de inat edip yüz çevirirlerse, üzülme. Unutma ki Rabb’in, kimlerin kendi yolundan saptığını çok iyi bilmektedir ve kimlerin doğru yolu izlediğini de en iyi bilen O’dur. O hâlde, inkârcıların inatla direnmelerine karşılık siz, olgunlukla, sabırla tebliğe devam edin. Fakat bu, zulüm ve haksızlık karşısında sessiz kalmanızı gerektirmez:

Rabbinin yoluna Güzel Uyarı ve Hikmet ile davet et!
Onlarla en güzel şekliyle mücadele et!
Gerçekten senin rabbin, kendi yolundan sapmış kimseleri O çok iyi bilir; Mühtedîler’i / Hidayete Ermişler’i de O çok iyi bilir.

Sen ise, kararlılıkla ve tatlı sert öğütlerinle Rabb'inin yolunda yürümeye devam et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü senin Rabb'in, doğru yoldan çıkanları bildiği gibi, bu yolda ilerleyenleri de pekâlâ biliyor.

Sen Rabbinin yoluna insanları hikmetle, güzel öğütle çağır. İnkâr edenlerle en güzel şekilde mücadele et! Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O hidayete erenleri çok iyi bilir.

Sen Rabbinin yoluna [hikmet]le (doğru hükümlerle), güzel öğütle davet et [*] ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! [*] Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin saptığını iyi bilendir ve O kimlerin doğru yola ulaştırıldığını da iyi bilendir. [*]

Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:... Devamı..

(İnsanları) Rabbinin yoluna Kur’an’-la¹ ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et.² Şüphesiz Rabbin yolundan sapanları çok iyi bildiği (gibi), hak yolda olanları da çok iyi bilir.

1 Hikmet’in burada Kur’an olarak tercüme edilmesinin sebebi; mutlak doğruların sadece Kur’an’da bulunmasından dolayıdır ve Kur’an zâten hikmetin ta ke... Devamı..

[BÜTÜN İNSANLIĞI] hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır; ve onlarla en güzel, en inandırı-cı yöntemlerle tartış; ¹⁴⁹ şüphesiz, O’nun yolundan kimin saptığını en iyi bilen senin Rabbindir; ve yine doğru yola erişenleri de en iyi bilen O’dur.

149 Karş. 29:46. “Geçmiş vahyin mensupları ile ... en güzel şekilde tartışın!” Başka inançlara bağlı kimselerle girilen tartışmalarda yöntem olarak en... Devamı..

Sen hikmetle ve güzel öğüt Kuran ile Rabbinin yoluna çağır. Onlarla en güzel bir metotla mücadele et! Şüphesiz ki senin Rabbin, kendi yolundan sapanın kim olduğunu ve doğru yola yönelenlerin de kim olduğunu en iyi bilendir. 3/159, 4/63, 15/85, 20/43-44, 29/46

RABBİNİN yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; ve onlara (karşı) öyle bir mücadele yöntemi ortaya koy ki, o en güzeli, en etkilisi olsun! Çünkü senin Rabbin var ya: işte O kendi yolundan sapan kimseyi de, doğru yola yöneleni de en iyi bilendir.

Ey Muhammed, insanları) Rabbinin yoluna (İslam'a) hikmet ile (kuşkuları gideren kat’i delillerle) güzel öğüt ile davet et ve onlarla en güzel bir şekilde tartış (onları yumuşak bir üslûbla irşâd etmeye çalış, hiddet gösterme) Şüphe yok ki, Rabbin, kendi yolundan sapandan da doğru yolda olanları da çok iyi bilendir.

Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla olan mücadeleyi en güzel neyse onunla yap. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Rabbin yoluna hikmet ile, güzel mev'ize ile davet et ve onlar ile en güzel olan bir suretle mücadelede bulun. Muhakkak ki o senin Rabbin, yolundan sapanları ziyâdesiyle bilicidir ve O, doğru yola ermiş olanları da bihakkın bilendir.

Sen insanları Allah yoluna hikmetle, güzel ve makul öğütlerle dâvet et, gerektiği zaman da onlarla en güzel tarzda mücadele et. Rabbin, elbette, yolundan sapanları en iyi bildiği gibi kimlerin doğru yola geleceğini de pek iyi bilir. [29, 46; 20, 44]

Bu âyet, İslâm tebliğinin esas metodunu tesbit etmektedir. İnsanlar başlıca üç kısımdır. Birinci kısım: aklını kullanmasını bilenler olup bunlara gerç... Devamı..

Hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır ve onlarla en güzel biçimde mücadele et. Kuşkusuz Rabbin, işte yolundan sapanları en iyi bilen O'dur ve O, yola gelenleri de en iyi bilendir.

Rabbinin yoluna hikmet ve güzel mev'ıza ile da'vet it ve onlarla güzel sözlerle mücâdele ve mubâhase iyle. Tahkîk rabbin, yolundan şaşmışlar ile hidâyet üzere olanları senden daha eyi bilir.

Sen hikmetle[*] ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır. Onlarla en güzel şekilde tartış. Senin Rabbin, yolundan sapanları iyi bilir, doğru yolda olanları da iyi bilir.

[*] Kur'an'dan çıkarılmış doğru hükümlerle. Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotları.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, kimlerin kendi yolundan saptığını, kimlerin de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle çağır; onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü Rabbin, kendi yolundan sapanları iyi bilir; doğru yolda olanları en iyi bilen de Odur.

Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et ve onlarla, en güzel olan neyse o yolla mücadele et. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, gerçeğe kılavuzlananları da en iyi bilendir.

oķı çalabuñ yolı dapa ķur’ān-ıla yā 'aķl delįli-y-ile daħı ögūd-ile görklü. daħı ŧartış anlaruñ-ıla anuñ-ile kim ol görklürekdür. bayıķ çalabuñ ol bilürirekdür [144a] anı kim azdı yolndan daħı ol bilürirekdür ŧoġru yol dutıcıları.

Da‘vet eyle yā Muḥammed ḫalḳı Allāh yolına ki İslām dīnidür, muḥkemdelīl bile ve yaḫşı ögüt bile. Daḫı çekişür anlar‐ıla yaḫşılıḳ bile. Taḥḳīḳ se‐nüñ Çalabuñ bilicidür anı kim azmışdur kendü yolından. Daḫı ol bilicidürdoġru yol üstine olanları.

(Ya Rəsulum!) İnsanları hikmətlə (Qur’anla, tutarlı dəlillərlə), gözəl öyüd-nəsihət (moizə) ilə Rəbbinin yoluna (islama) də’vət et, onlarla ən gözəl surətdə (şirin dillə, mehribanlıqla, əqli səviyyələrinə müvafiq şəkildə) mübahisə et. Həqiqətən, Rəbbin yolundan azanları da, doğru yolda olanları da daha yaxşı tanıyır!

Call unto the way of thy Lord with wisdom and fair exhortation, and reason with them in the better way. Lo! thy Lord is best aware of him who strayeth from His way, and He is Best Aware of those who go aright.

Invite (all) to the Way of thy Lord with wisdom and beautiful preaching; and argue with them in ways that are best and most gracious:(2161) for thy Lord knoweth best, who have strayed from His Path, and who receive guidance.(2162)

2161 In this wonderful passage are laid down principles of religious teaching, which are good for all time. But where are the Teachers with such quali... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.