|
|
Aradığınız kelime
فِي
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 176 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/25
Bakara/30
Bakara/30
Bakara/39
Bakara/81
Bakara/82
Bakara/114
Bakara/164
Bakara/205
Bakara/217
Bakara/257
Bakara/266
Bakara/275
Âl-i İmrân/15
Âl-i İmrân/107
Âl-i İmrân/116
Âl-i İmrân/117
Âl-i İmrân/198
Nisâ/5
Nisâ/93
Mâide/22
Mâide/24
Mâide/43
Mâide/44
Mâide/110
A’râf/10
A’râf/13
A’râf/25
A’râf/36
A’râf/38
A’râf/42
Tevbe/21
Tevbe/72
Yûnus/10
Yûnus/10
Yûnus/26
Yûnus/27
Hûd/15
Hûd/15
Hûd/16
Hûd/23
Hûd/40
Hûd/41
Hûd/61
Hûd/106
Hûd/107
Hûd/108
Yûsuf/82
Ra’d/3
Ra’d/3
Ra’d/5
İbrahim/23
İbrahim/23
Hicr/19
Hicr/19
Hicr/20
Hicr/48
Nahl/5
Nahl/6
Nahl/31
İsrâ/16
İsrâ/18
Kehf/31
Kehf/31
Kehf/42
Kehf/77
Kehf/108
Meryem/62
Meryem/62
Meryem/72
Tâ-Hâ/18
Tâ-Hâ/53
Tâ-Hâ/74
Tâ-Hâ/107
Tâ-Hâ/118
Tâ-Hâ/119
Enbiyâ/31
Enbiyâ/71
Enbiyâ/91
Enbiyâ/99
Enbiyâ/100
Enbiyâ/100
Hac/22
Hac/23
Hac/23
Hac/33
Hac/36
Hac/40
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ
Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah'ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.
Mü’minûn/11
Mü’minûn/19
Mü’minûn/21
Mü’minûn/27
Mü’minûn/104
Mü’minûn/108
Nûr/29
Nûr/35
Nûr/36
Nûr/36
Nûr/43
Furkân/16
Furkân/61
Furkân/75
Şu’arâ/7
Şu’arâ/94
Şu’arâ/96
Kasas/15
Ankebût/32
Lokman/10
Lokman/10
Secde/20
Sebe’/18
Sebe’/18
Sebe’/18
Fâtır/24
Fâtır/33
Fâtır/33
Fâtır/35
Fâtır/35
Yâsîn/34
Yâsîn/34
Yâsîn/57
Yâsîn/73
Sâffât/47
Sâd/51
Sâd/51
Mü’min/40
Mü’min/59
Mü’min/80
Fussilet/10
Fussilet/10
Fussilet/28
Fussilet/31
Fussilet/31
Şûrâ/23
Zuhruf/10
Zuhruf/71
Zuhruf/73
لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ
71, 72, 73.$ Onlara altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz, orada ebedî kalacaksınız, işte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. Orada sizin için bol bol meyveler vardır, onlardan yersiniz, denilir.
Duhân/4
ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ
4, 5, 6.$ Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Çünkü biz, Rabbinin bir rahmeti olarak peygamberler göndermekteyiz. O işitendir, bilendir.
Duhân/27
وَنَعْمَةٍ كَانُوا ف۪يهَا فَاكِه۪ينَۙ
25, 26, 27.$ Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.
Duhân/55
Duhân/56
Câsiye/32
Ahkâf/24
Muhammed/15
Muhammed/20
Fetih/5
Kâf/7
Kâf/7
Kâf/35
Zâriyât/35
Zâriyât/36
Tûr/23
Tûr/23
Rahmân/11
Vâkı’a/25
Mücâdele/17
Mülk/7
Mülk/8
Hâkka/7
Nûh/18
İnsan/13
İnsan/13
İnsan/17
İnsan/18
Mürselât/27
Nebe’/24
لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ
23, 24, 25, 26.$ (Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.
Nebe’/35
Abese/27
فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَبًّاۙ
25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32.$ Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İnşikâk/4
وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ
3, 4, 5.$ Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
A’lâ/13
ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ
10, 11, 12, 13.$ (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Gâşiye/11
لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ
8, 9, 10, 11.$ O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler.
Gâşiye/12
ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ
12, 13, 14, 15, 16.$ Orada (cennette) devamlı akan bir pınar, orada yükseltilmiş tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır.
Gâşiye/13
ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ
12, 13, 14, 15, 16.$ Orada (cennette) devamlı akan bir pınar, orada yükseltilmiş tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır.
Fecr/12
فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14.$ Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Kadr/4
Beyyine/3
ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ
2, 3.$ (İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri havi tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir.
|
|
|
|
|