1 Ağustos 2021 - 22 Zi'l-Hicce 1442 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 71. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Venecceynâhu velûtan ilâ-l-ardi-lletî bâraknâ fîhâ lil’âlemîn(e)

(Sonunda İbrahim’i) Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, âlemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye Filistin’e) çıkardık.

Onu da, Lut'u da kurtarıp alemlere kutlu ettiğimiz yere ulaştırdık.

Ve biz O'nu da, kardeşinin oğlu Lût'u da gelecek bütün çağlar için kutlu kıldığımız ülkeye ulaştırdık.

Onu da, Lût'u da, âlemler için, insanlar için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırıp kurtardık.

Onu da Lut'u da içinde alemler için bereketler verdiğimiz yere (ulaştırıp) kurtardık.

Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.

Böylece İbrâhîm'i ve (kardeşinin oğlu) Lût'u, (Nemrud ve kavminden) kurtardık ve onları, içinde alemlere bereketler verdiğimiz arza (Şam'a) ulaştırdık.

Onu ve Lut’u, insanlar için mübarek kıldığımız memlekete doğru kurtardık.

Biz, İbrâhim ve Lût'u kurtararak âlemler için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırdık.

Hem onu kurtardık, hem de Lût'u, âlemler için kutsal kıldığımız bir yere eriştirdik

O'nu da (kardeşinin oğlu) Lût'u da gelecek bütün çağlar için bereketli kıldığımız bir beldeye ulaştırıp kurtardık.

Onu da, Lut'u da, alemler için kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.[366]*

Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.  *

Onu ve Lut'u, tüm insanlar için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırıp kurtardık.

Onu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

Ve onu Lût ile beraber kurtarıp içinde âlemîne bereketler verdiğimiz Arza çıkardık

Onu ve Lût'u kurtarıp, âlemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.

Onu da, Lutu da — içinde âlemler için bereketler verdiğimiz arza (ulaşdırıb) — kurtardık.

Onu ve (kardeşinin oğlu) Lût'u, içinde âlemler için (maddî-ma'nevî) bereketler kıldığımız yere (Şam'a ulaştırıp) kurtardık.

Biz İbrahim ve Lut’u, insanların yaşadığı her dönem için örnek olsun diye, yeryüzünde bereketli kıldığımız bir yere, kurtarıp yerleştirdik.

Onu ve Lût/u kurtardık. Cihan için mübarek kıldığımız yere [⁵] götürdük.*

Onu da Lut'u da âlemler için bereketli kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

Ardından da, hem İbrahim’i, hem de kardeşinin oğlu Lût’u kâfirlerin elinden kurtardık ve tüm insanlık için hayır, mutluluk ve bereket kaynağı kıldığımız Şam diyârına, yani bugünkü Sûriye, Filistin ve Ürdün civarındaki kutsal topraklara ilettik. Artık tebliğ mücâdelesi bu bölgelerde yürütülecekti.

Âlemler için mübarek kıldığımız Arz’a yerleştirerek Lût’u da, onu da kurtardık.

Onu ve Lut’u kurtararak, [*] insanlar için bereketli kıldığımız toprağa [*] (ulaştırmıştık).*

Onu ve (yeğeni) Lût’u, âlemler için mübârek kıldığımız bir beldeye çıkararak, kurtardık.¹*

ve o'nu da, [kardeşinin oğlu] Lût'u da, gelecek bütün çağlar için 66 kutlu kıldığımız bir beldeye ulaştırarak kurtardık.

Biz onu ve Lut’u kurtardık ve onları, bütün toplumlar için mübarek kıldığımız topraklara ulaştırdık. 51/24...37

Dahası onu ve (yeğeni) Lût’u (oradan) kurtararak, bütün milletler için[2742] mübarek kıldığımız yurda ilettik.[2743]*

Ve O'nu ve Lût'u kurtarıp bir yere kavuşturduk ki, o yerde âlemler için bereketler vardır.

Onu Lût ile beraber kurtarıp, bütün insanlar için kutlu ve feyizli kıldığımız diyara ulaştırdık. *

Onu ve Lut'u kurtarıp, alemlere bereketli kıldığımız bir yere getirdik.*

Hem İbrahim’i hem de Lût’u âlemler için bereketli[*] kıldığımız o yere getirip kurtardık. 1

Onu da Lût'u da alemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırıp, kurtardık.

Onu ve Lût'u kurtararak bütün insanlar için mübarek kıldığımız bir diyara ulaştırdık.

Biz onu da Lût'u da kurtarıp içinde âlemlere bereketler sakladığımız toprağa ulaştırdık.

daħı ķurtarduķ anı daħı lūŧ peyġamberi ol yirdin yaña kim bereket eyledük anuñ içinde ya'nį şam ili 'ālemlere.

Ḳurtarduḳ İbrāhīmi, Lūṭı daḫı ol yire ki bereket virdük aña, ni‘metleri çoḳolmaḳ bile, ‘ālemlere ve maḫlūḳāta ki Şām iḳlīmidür.

Biz onu da (İbrahimi də), (qardaşı oğlu) Lutu da (Nəmrud tayfasının əlindən qurtarıb) aləmlər üçün mübarək etdiyimiz (torpağında bəşər övladına bərəkətlər verdiyimiz) yerə (Şama) qovuşdurduq.

And We rescued him and Lot (and brought them) to the land which We have blessed for (all) peoples.

But We delivered him and (his nephew) Lut (and directed them) to the land(2727) which We have blessed for the nations.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.