|
|
Aradığınız kelime
مَعَ
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 164 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/14
Bakara/41
Bakara/43
Bakara/89
Bakara/91
Bakara/101
Bakara/153
Bakara/194
Bakara/213
Bakara/214
Bakara/249
Bakara/249
Âl-i İmrân/43
Âl-i İmrân/53
Âl-i İmrân/81
Âl-i İmrân/81
Âl-i İmrân/146
Âl-i İmrân/193
Nisâ/47
Nisâ/69
Nisâ/72
Nisâ/73
Nisâ/102
Nisâ/102
Nisâ/108
Nisâ/140
Nisâ/141
Nisâ/146
Mâide/12
Mâide/36
Mâide/53
Mâide/83
Mâide/84
En’âm/19
En’âm/68
En’âm/94
En’âm/150
A’râf/47
A’râf/64
A’râf/71
A’râf/72
A’râf/88
A’râf/105
A’râf/131
A’râf/134
A’râf/150
A’râf/157
Enfâl/12
Enfâl/19
Enfâl/46
Enfâl/66
Enfâl/75
Tevbe/36
Tevbe/40
Tevbe/42
Tevbe/46
Tevbe/52
Tevbe/83
Tevbe/83
Tevbe/83
Tevbe/86
Tevbe/86
Tevbe/87
Tevbe/88
Tevbe/93
Tevbe/119
Tevbe/123
Yûnus/20
Yûnus/73
Yûnus/102
Hûd/12
Hûd/40
Hûd/42
Hûd/42
Hûd/48
Hûd/58
Hûd/66
Hûd/93
Hûd/94
Hûd/112
Yûsuf/12
Yûsuf/36
Yûsuf/63
Yûsuf/66
Ra’d/18
Hicr/31
Hicr/32
Hicr/96
Nahl/128
İsrâ/3
İsrâ/22
İsrâ/39
İsrâ/42
İsrâ/103
Kehf/28
Kehf/67
Kehf/72
Kehf/75
Meryem/58
Tâ-Hâ/46
Tâ-Hâ/47
Enbiyâ/24
Enbiyâ/79
Enbiyâ/84
Mü’minûn/28
Mü’minûn/91
Mü’minûn/117
Nûr/62
Furkân/7
Furkân/27
Furkân/35
Furkân/68
Şu’arâ/15
Şu’arâ/17
Şu’arâ/62
Şu’arâ/65
Şu’arâ/118
Şu’arâ/119
Şu’arâ/213
Neml/44
Neml/47
Neml/60
Neml/61
Neml/62
Neml/63
Neml/64
Kasas/34
Kasas/57
Kasas/88
Ankebût/10
Ankebût/13
Ankebût/69
Ahzâb/50
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا
Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Sebe’/10
Yâsîn/19
Sâffât/102
Sâd/18
Sâd/43
Sâd/59
Zümer/47
Mü’min/25
Zuhruf/53
Muhammed/35
Fetih/4
Fetih/29
Kâf/21
Kâf/26
Zâriyât/51
Tûr/31
Hadîd/4
Hadîd/14
Hadîd/25
Mücâdele/7
Haşr/11
Haşr/12
Mümtehine/4
Tahrîm/8
Tahrîm/10
Mülk/28
Cin/18
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Müddessir/45
İnşirâh/5
İnşirâh/6
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ
5, 6.$ Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
|
|
|
|
|