19 Mayıs 2024 - 11 Zi'l-ka'de 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 47. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fe/tiyâhu fekûlâ innâ rasûlâ rabbike feersil me’anâ benî isrâ-île velâ tu’ażżibhum(s) kad ci/nâke bi-âyetin min rabbik(e)(s) ve-sselâmu ‘alâ meni-ttebe’a-lhudâ

Hemen gidin de biz deyin, şüphe yok ki Rabbinin iki peygamberiyiz bizimle gönder İsrailoğullarını ve onlara azap verme. Rabbinden delille geldik sana, esenlik hidayete uyana.

Haydi ona gidin de: "Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azap ve eziyet etme… Biz kesinlikle sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tâbi olanların üzerine olsun" deyiverin.

Hemen O'na gidin ve deyin ki: Biz ikimiz senin Rabbinin elçileriyiz. Bunun için, İsrailoğullarının bizimle gelmesine izin ver ve onlara artık işkence etme. Biz sana, Rabbimizden delille geldik. Selamet ve saadete erenler ancak doğru yolu tutanlardır.

Firavun'a gittiler.
“Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrâiloğulları'nı temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek bizimle gönder. Onlara eziyet etme, işkence yapma. Biz sana Rabbinden hak peygamber olduğumuzu gösteren mûcizelerle geldik. Allah'tan gelen, Allah'ın hidayet rehberiyle öğrettiği di-ne girip uygulayanlara, hukukun üstün, hakkın ve adaletin belirleyici güç, barışın hâkim olduğu güvenli bir dünya düzeni ve selâmet yurdu, cennet vardır” dediler.

Haydi ona gidip deyin ki: "Biz Rabbinin iki elçisiyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara işkence etme. Şüphesiz biz sana Rabbinden ayetle geldik. Selâm hidayete uyanların üzerinedir.

'Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun.'

Hemen gidin de Firavun'a deyin ki, biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrail Oğullarını bizimle gönder. (Şam'a gitsinler, esaret ve kölelikten, eziyyetten kurtulsunlar). Onlara azap etme (oğullarını öldürüp işkence yapma). Biz, sana, Rabbinden bir mucize ile geldik. Dünya ve ahiret selâmeti, hidayete (tevhid dinine) tabi olanlaradır.

Ona gidin, deyin ki: “Biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence çektirme. Biz, Rabbinden gelen bir mucize ile sana geldik. Selam ve esenlik, doğruya tabi olana olsun!...”

“Ona gidin ve şöyle söyleyin: Doğrusu, biz senin Rabbinin peygamberleriyiz. İsrâiloğullarını bizimle beraber gönder; onlara bir eziyet etme! Rabbinden sana bir âyet getirdik. Selam/esenlik doğru yolda gidene olsun.”

Hemen gidip ona diyesiniz ki: «Biz Tanrının iki peygamberiyiz, İsrail oğulların, gönderesin bizimle; sen onlara azap etme, biz sana, Tanrından belgeyle gelmişiz; selâm ola doğru yolu bulana»

Hemen ona gidiniz ve deyiniz ki: “Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır'dan ayrılmalarına izin ver! Onlara işkence etme! Sana Rabbinden, doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca, O'nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır.

Gidiniz diyiniz ki: "Biz senin rabbinin rasûlleriyiz bizimle Benî İsrâîl’i arz-ı mukaddese gönder, katl-i evlâd ile ’azâb itme, biz senin nezdine rab te’âlâ tarafından mu’cize ile geliyoruz. Tarîk-i hidâyete sülûk idenlere selâm olsun."

46,47,48. Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."

“Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”

Ona gidip deyin ki: Biz senin rabbinin elçileriyiz. Artık İsrâiloğulları’nı bırak bizimle gelsinler. Onlara eziyet etme. Sana rabbinden bir mûcize getirdik. Esenlik doğru yolu izleyenlerin olacaktır.

Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.  

 Tefsircilerin çoğunluğuna göre âyetin son cümlesi, bir dua ve dilek cümlesi olmayıp, hidayete uyanların, Firavun’un eziyetinden er geç kurtulacakları... Devamı..

"Ona varın ve deyin ki, 'Biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarına yaptığın işkenceye son ver ve onları bizimle gönder. Biz sana, Rabbinden bir ayet ile geldik. Doğru yolu izleyenlere selam (barış) olsun.' "

47-49 Tanrı'nın Musa'ya dikte ettirdiği sözler Musa'ya tekrarlattırılmadan Firavun'un o sözlere verdiği cevaba geçiliyor. Kuran'ın anlatım dili, okuyu... Devamı..

Hemen gidin de Firavun'a deyin ki: "Biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara azab etme; biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selam doğru yolda gidenleredir."

Haydin varın da ona deyin ki haberin olsun biz rabbının Resulleriyiz, artık Benî İsraîli bizimle gönder ve onları ta'zib etme, biz sana rabbından bir âyetle geldik, selâm da doğruya tabi' olanadır

Ona gidin ve şöyle söyleyin: ‘Şüphesiz biz, Rabbinin peygamberleriyiz. İsrâiloğullarını bizimle beraber gönder ve (artık) onlara eziyet etme! Hiç kuşkusuz biz sana Rabbinden (hak peygamber olduğumuzu gösteren apaçık) mu‘cizelerle geldik. Selâm (dünya ve âhiret selâmeti) hidâyete tâbi olanların üzerinedir.

Hemen ona gidin: “Kuşkusuz ki biz Rabbinin iki resulüyüz. Artık İsrâîloğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir âyet¹ ile geldik. Selam² doğru yola³ uyanlaradır.

1- Rabb\inden mesaj getirdik. 2- Esenlik. 3- Vahye.

«Hemen gidin de ona (şöyle) deyin: — Biz Rabbinin iki elçisiyiz. Artık İsrâîl oğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme. Biz sana Rabbinden hakıykî bir âyet getirdik. Selâm (ve selâmet), doğruya tâbi olanlara».

“Böylece ona gidin de şöyle söyleyin: 'Şübhe yok ki biz, Rabbinin iki elçisiyiz; artık İsrâiloğullarını bizimle berâber gönder, onlara eziyet etme! (Biz) gerçekten Rabbinden bir mu'cize ile sana geldik. Selâm ise, hidâyete tâbi' olanlaradır.' ”

İkinizde Firavuna gidin ve ona deyin ki “Biz ikimizde senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder ve artık onlara azap etmekten vazgeç. Rabbinden O’nun elçileri olduğumuza dair, sana birtakım ayetler getirdik. Allah’ın selamı doğru yoluna tabi olanlara olsun.”

Durmayın gidin. Ona deyin ki biz senin çalabının elçileriyiz. İsrailoğullarını bırak da bizimle birlikte gelsinler. Onlara işkence edip durma. Bak, biz sana çalabından bir belge de getirdik. Esenliğe kavuşanlar ancak doğru yolu tutanlardır.

Artık ona varıp deyin ki «— Biz Rabbin tarafından iki peygamberiz. Onlara işkence etme, sana Rabbin tarafından mûcizeyle [⁴] geldik. Hidayete tâbi olanlara selâm olsun»,

[4] Veya hüccet ile.

“Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme. Biz Rabbinden sana bir mesaj [âyet] getirdik. Selâm/esenlik doğru yola tabi olanların üzerine olsun.”

“Haydi ona gidin de deyin ki: “Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrail oğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azap verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun.”

“Öyleyse ona gidin ve deyin ki: “Dinle ey Firavun! Biz ikimiz, seni yoktan var eden Rabb’inin sana ve halkına gönderdiği hidâyet elçileriyiz. Şimdi İsrail Oğulları’nı serbest bırak, bizimle birlikte Filistin’e gelsinler. Onlara köle muamelesi yaparak zulmetmekten vazgeç artık! Eğer bize inanmıyorsan, sözlerimizin doğruluğunu ispatlamak üzere Rabb’inden apaçık bir mûcizeyle geldik sana. Eğer kurtuluşa ulaşmak istiyorsan, Allah’ın gösterdiği yolda yürümelisin. Çünkü dünyada ve âhirette gerçek anlamda barış, mutluluk, huzur veesenlik, yalnızca doğru yolu izleyenlerin hakkıdır!

“Hadi, ona gelin; deyin ki: -‘Biz, senin rabbinin iki rasûlüyüz. İsrail’in oğullarını bizimle birlikte gönder! Onlara azap etme!
Sana rabbinden âyet getirdik. Hidayet’e uyan kimseye Selâm olsun!’ ”.

Ona varıp deyin ki: ' biz seni yöneten Tanrı'nın elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder. Artık onları ezme. Sana Rabb'inden bir mucize gösterebiliriz. Doğru olana Allah selâmet versin!

“Haydi! O’na gidin ve deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını özgürleştir. Onları bizimle birlikte gönder! Onlara eziyet etme! Biz Rabbinden bir ayet getirdik. Rabbinin ayetlerine inananlar, emirlerine uyanlar, yasalarına göre yaşayanlar kurtulur.”

Ona (Firavun’a) gidin ve deyin ki: ‘Şüphesiz ki biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder; onlara eziyet etme! Elbette biz sana Rabbinden bir delil ile geldik. Selam, rehbere (vayhe) uyanlara olacaktır.

(Ve devamla): “Haydi ona gidin ve ‘Biz senin Rabbinin iki elçisiyiz, İsrâil oğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara işkence etme. Sana Rabbinden mûcizelerle geldik. (Allah’ın azabından) ancak Onun gösterdiği yola uyanlar kurtulur.’¹ deyin.”

1 Âyetin son bölümü: ”selam hak yolda gidenleredir” şeklinde tercüme edilebilir.

Öyleyse artık ona gidin ve deyin ki: ‘Biz ikimiz senin Rabbinin elçileriyiz; bunun için, İsrailoğulları’nın bizimle gelmesine izin ver ve onlara [artık] sıkıntı çektirme. ³⁰ Biz sana Rabbinden bir mesajla geldik; ve [bil ki O’nun bahşedeceği] nihaî kurtuluş ve esenlik [yalnızca, O’nun gösterdiği] yolu izleyen kimselerin o-lacaktır:

30 Karş. 2:49, 7:141 ve 14:6. Firavun’un İsrailoğulları’na reva gördüğü zulmün daha ayrıntılı bir tasviri için bkz. Çıkış i, 8-22.... Devamı..

– Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin gönderdiği elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber Mısır’dan çıkmasına izin ver ve eziyet etme onlara. Andolsun ki biz sana Rabbinden bir ayet/belge ile geldik, Selam olsun benim yol göstericime uyanlara. 27/59, 37/181

Haydi, artık ona gidin ve deyin ki: ‘Biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz; artık İsrâiloğullarının bizimle birlikte çıkıp gitmesine izin ver; onlara yaptığın işkenceye de derhal bir son ver![²⁵⁷⁷] Doğrusu biz sana Rabbinden ilâhî kudret delîliyle gelmişiz; sonuçta gerçek kurtuluş, O’nun yolunu izleyenlerin olacaktır.

[2577] Firavun’un soykırımı “zulmün en kötüsü” idi (Bkz: 2:49).

Hemen ona gidin de ona "Biz, Rabbinin elçileriyiz, artık İsrailoğullarını bizimle serbest bırak, onlara işkence etme, biz sana Rabbinden mucizeyle geldik, selam ve selamet hidayete tabi olanların üzerine olsun!"

Ona gidin ve şöyle deyin: ’Şüphesiz biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara azab etme. Sana Rabbinin katından bir mucize ile geldik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.

«Haydin ona varıp da deyiniz ki, şüphe yok biz Rabbin iki resûlüyüz. Artık İsrailoğullarını bizimle beraber gönder ve onlara işkence etme, biz sana muhakkak Rabbin tarafından mûcize ile geldik. Selâm ise hidâyete tâbi olan kimse üzerinedir.»

“Haydi varın da şöyle deyin ona: Rabbin tarafından gönderilen elçileriz biz sana! İsrailoğullarını bizimle gönder ve işkence etme onlara! Rabbinden bir belge ile geldik biz sana. Kurtuluş hastır, bu doğru yolu tutanlara! ”

Son cümleden maksat, “selâm olsun” anlamında bir dilek değil, haber kipi olarak bir hüküm bildirmektir.

Haydi, varın ona, deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz; İsrail oğullarını bizimle gönder, onlara azab etme. Biz Rabbinden sana bir ayet getirdik. Esenlik, hidayete uyanlaradır.

Mûsâ ve Hârûn Fir'avn'a geldiler ve didiler: "Biz rabbinin iki rasûlüyüz. Benî İsrâîl'i bizimle berâber gönder, onlara 'azâb itme. Biz sana rabbin tarafından mu'cize ile geldik, Allâh'ın selâmeti, hidâyetine tâbi' olanadır."

Hemen gidin de ona deyin ki “Biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarını serbest bırak da bizimle gelsinler. Onlara eziyet edip durma. Bak, biz sana Rabbinden bir belge (ayet) getirdik. O’nun yoluna giren esenlik ve güvenliğe (selamete) erer.

Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbin'den bir mucize getirdik. Selam yol göstericiye uyanlara.

“Ona gidin ve deyin ki: Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarına artık eziyet etme; onları bizimle gönder. Biz sana Rabbinden bir âyet getirmiş bulunuyoruz. Selâm, doğru yolu tutanların üzerine olsun.

"Hadi gidin ona! Deyin ki; "Biz senin Rabbinin iki resulüyüz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme! Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam, hidayete uyanlaradır."

“pes gelüñ aña eyidüñ ya'nį fir'avn’a bayıķ biz iki yalavacıvuz çalabunuñ pes viribigil bizüm-ile benį isrāyil’i ya'nį şām’a daħı 'aźāb eyleme. bayıķ geldük saña nişān-ıla çalabuñdan. daħı selāmatlıķ anuñ üzere kim uydı ŧoġru yola.

Varuñuz Fir‘avna, eyidüñüz ki: Biz seni yaradan Tañrınuñ peyġamberleriyüz.Gönder bizümle Benī İsrā’īl ḳavmini, anlara ‘aẕāb daḫı eyleme, diñüz.Taḥḳīḳ biz saña geldük mu‘cizāt bile Tañrı Ta‘ālādan. Daḫı melā’ikelerselāmı doġru yola uyanlara.

Onun yanına gedib deyin: “Biz ikimiz də sənin Rəbbinin peyğəmbəriyik. İsrail oğullarını bizimlə göndər (Şama getməklərinə mane olma) və onlara işgəncə vermə. Biz sənin yanına Rəbbindən dəlillə (mö’cüzə ilə) gəlmişik. Haqq yolu tutub gedənlərə salam olsun!

So go ye unto him and say: Lo! we are two messengers of thy Lord. So let the Children of Israel go with us, and torment them not. We bring thee a token from thy Lord And peace will be for him who followeth right guidance.

"So go ye both to him, and say, ´Verily we are messengers sent by thy Lord: Send forth, therefore, the Children of Israel with us, and afflict them not:(2570) with a Sign, indeed, have we come from thy Lord! and peace to all who follow guidance!(2571)

2570 The Children of Israel were subjected to all sorts of oppression and indignities. They were given hard tasks; their leaders were unjustly beaten;... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.