|
|
Aradığınız kelime
لَعَلَّكُمْ
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 123 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/21
Bakara/52
Bakara/53
Bakara/56
Bakara/63
Bakara/73
Bakara/150
Bakara/179
Bakara/183
Bakara/185
Bakara/186
Bakara/187
Bakara/189
Bakara/219
Bakara/221
Bakara/242
Bakara/266
Âl-i İmrân/72
Âl-i İmrân/103
Âl-i İmrân/123
Âl-i İmrân/130
Âl-i İmrân/132
Âl-i İmrân/200
Mâide/6
Mâide/35
Mâide/89
Mâide/90
Mâide/100
En’âm/42
En’âm/51
En’âm/65
En’âm/69
En’âm/151
En’âm/152
En’âm/153
En’âm/154
En’âm/155
A’râf/26
A’râf/57
A’râf/63
A’râf/69
A’râf/94
A’râf/130
A’râf/158
A’râf/164
A’râf/168
A’râf/171
A’râf/174
A’râf/176
A’râf/204
Enfâl/26
Enfâl/45
Enfâl/57
Tevbe/12
Tevbe/122
Hûd/12
Yûsuf/2
Yûsuf/46
Yûsuf/62
Yûsuf/62
Ra’d/2
İbrahim/25
İbrahim/37
Nahl/14
Nahl/15
Nahl/44
Nahl/78
Nahl/81
Nahl/90
Kehf/6
Tâ-Hâ/44
Tâ-Hâ/113
Tâ-Hâ/130
Enbiyâ/13
Enbiyâ/31
Enbiyâ/58
Enbiyâ/61
Enbiyâ/111
Hac/36
Hac/77
Mü’minûn/49
Nûr/1
Nûr/27
Nûr/31
وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
Nûr/56
Nûr/61
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟
Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar.
Şu’arâ/3
Şu’arâ/40
Şu’arâ/129
Neml/7
Neml/46
Kasas/29
Kasas/43
Kasas/46
Kasas/51
Kasas/73
Rûm/41
Rûm/46
Secde/3
Secde/21
Ahzâb/63
Fâtır/12
Yâsîn/45
Yâsîn/74
Zümer/27
Zümer/28
Mü’min/67
Fussilet/26
Şûrâ/17
Zuhruf/3
Zuhruf/10
Zuhruf/28
Zuhruf/48
Duhân/58
Câsiye/12
Ahkâf/27
Hucurât/10
Zâriyât/49
Hadîd/17
Haşr/21
Cum’a/10
Talâk/1
Abese/3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
1, 2, 3, 4.$ (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
|
|
|
|
|