|
|
Aradığınız kelime
أ ر ض
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 170 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/29
Bakara/30
Bakara/36
Bakara/60
Bakara/168
Bakara/205
Âl-i İmrân/5
Âl-i İmrân/91
Âl-i İmrân/137
Âl-i İmrân/156
Nisâ/100
Nisâ/101
Mâide/17
Mâide/26
Mâide/31
Mâide/32
Mâide/32
Mâide/33
Mâide/36
Mâide/64
Mâide/97
Mâide/106
En’âm/6
En’âm/11
En’âm/35
En’âm/38
En’âm/59
En’âm/71
En’âm/116
En’âm/165
A’râf/10
A’râf/24
A’râf/56
A’râf/74
A’râf/74
A’râf/85
A’râf/127
A’râf/129
A’râf/137
A’râf/146
A’râf/168
A’râf/176
Enfâl/26
Enfâl/63
Enfâl/73
Tevbe/2
Tevbe/74
Yûnus/14
Yûnus/23
Yûnus/24
Yûnus/54
Yûnus/61
Yûnus/99
Hûd/6
Hûd/20
Hûd/61
Hûd/85
Hûd/116
Yûsuf/73
Yûsuf/109
Ra’d/4
Ra’d/18
Ra’d/33
İbrahim/8
İbrahim/26
İbrahim/38
İbrahim/48
Hicr/39
Nahl/13
Nahl/15
Nahl/36
Nahl/49
İsrâ/4
İsrâ/37
İsrâ/76
İsrâ/90
İsrâ/95
İsrâ/103
Kehf/7
Kehf/45
Kehf/84
Kehf/94
Tâ-Hâ/6
Enbiyâ/21
Enbiyâ/31
Enbiyâ/71
Enbiyâ/81
Hac/18
Hac/41
Hac/46
Hac/65
Hac/65
Mü’minûn/79
Mü’minûn/112
Nûr/55
Furkân/63
Şu’arâ/7
Şu’arâ/152
Şu’arâ/183
Neml/48
Neml/69
Neml/82
Neml/87
Kasas/4
Kasas/5
Kasas/6
Kasas/19
Kasas/39
Kasas/83
Ankebût/20
Ankebût/22
Ankebût/36
Ankebût/39
Rûm/3
ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ
2, 3, 4, 5.$ Rumlar, (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Eninde sonunda emir Allah'ındır. O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.
Rûm/9
Rûm/25
Rûm/42
Lokman/10
Lokman/16
Lokman/18
Lokman/20
Lokman/27
Secde/5
Secde/10
Secde/27
Sebe’/1
Sebe’/2
Sebe’/3
Sebe’/14
Sebe’/22
Fâtır/40
Fâtır/43
Fâtır/44
Sâd/26
Zümer/21
Zümer/47
Zümer/68
Mü’min/21
Mü’min/21
Mü’min/26
Mü’min/75
Mü’min/82
Mü’min/82
Fussilet/15
Şûrâ/27
Şûrâ/42
Zuhruf/60
Zuhruf/84
Câsiye/13
Câsiye/36
Ahkâf/4
Ahkâf/20
Ahkâf/32
Muhammed/10
Muhammed/22
Zâriyât/20
Necm/32
Hadîd/4
Hadîd/22
Cum’a/1
Cum’a/10
Talâk/12
Mülk/24
Me’âric/14
وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ
11, 12, 13, 14.$ Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Nûh/17
Nûh/26
Cin/10
Cin/12
Müzzemmil/20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Gâşiye/20
وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠
17, 18, 19, 20.$ (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
|
|
|
|
|