25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 35. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-in kâne kebura ‘aleyke i’râduhum fe-ini-steta’te en tebteġiye nefekan fî-l-ardi ev sullemen fî-ssemâ-i fete/tiyehum bi-âye(tin)(c) velev şâa(A)llâhu leceme’ahum ‘alâ-lhudâ(c) felâ tekûnenne mine-lcâhilîn(e)

Onların yüz çevirmeleri sana pek ağır geliyorsa gücün yeterse yeraltında bir yurt kurmaya, yahut gökyüzüne bir merdiven dayamaya bak da onlara bir delil getir. Fakat Allah dileseydi onların hepsine de doğru yolu gösterirdi. Artık sakın bilgisizlerden olma.

Eğer onların yüz çevirmeleri Sana ağır geliyor (ve büyük sıkıntı veriyorsa; haydi) onlara bir ayet (mucize) getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap! Halbuki) eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma. (Çünkü hissi ve fevri davrananlar hakikate ulaşamayacaklardır.)

Eğer gerçekleri inkâr edenlerin, sana sırtlarını dönmeleri, seni sıkıntıya sokuyorsa ve o nedenle onlara daha ikna edici bir mesaj getirmek için yer altına bir tünel veyahut merdivenle göğe yükselebilecek durumda isen öyle yap ama unutma ki, Allah dileseydi, onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi. O halde, sakın Allah'ın tüm yollarını görmemezlikten gelme.

Eğer onların, tebliğine ilgisizliği, yüz çevirmeleri, engelleme tedbirleri almaları sana ağır geliyorsa, haydi yer kürenin içine inebileceğin bir delik, veya göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki, onları iman etmeye zorlayacak bir âyet, bir mûcize getiresin. Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette onları hak yolda, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yolda bir araya getirirdi. Sakın, bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız davranan, ilâhî hikmeti anlamayanlardan olma.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/99.

Onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, haydi yapabilirsen yerin içinde bir tünel açıp veya göğe bir merdiven dayayıp onlara bir mucize getirmeye çalış! Allah dileseydi onların hepsini hidayet üzere toplardı. Sakın bilgisizlerden olma!

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap). Eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma.

Eğer onların hak dinden yüz çevirmeleri sana ağır geliyorsa, haydi kendi başına yerin dibine inecek bir kanal veya göğe çıkacak bir merdiven arayıp da onlara başka bir mûcize getirmeğe gücün yettiği takdirde hiç durma. (Yani, buna gücün yetmez. O halde sabret ve Allah'ın hükmünü bekle). Allah dilemiş olsaydı, muhakkak onları hidayet üzerinde toplardı. O halde, sakın bunu bilmiyenlerden olma...

Eğer onların yüz çevirmeleri sana zor geliyorsa yerin içine bir tünel açıp veya göğe bir merdiven koyup onlara bir mucize getirebilsen (yap. Böyle harikalar göstersen de onlar inanmazlar.) Eğer (onlar layık olup) Allah dileseydi, hepsini doğru yol üzere toplardı. Sakın cahillerden (fevri hareket edenlerden) olma!

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi yerin içine bir tünel aç, ya da göğe bir merdiven daya ki, onlara bir mucize getiresin. Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde câhillerden olma!

Senden yüz çevirmiş olanlar, sana ağır geliyorsa, eğer gücün yetiyorsa, yerde bir delik açmak, ya da, göğe bir merdiven dayamak, hemencek onlara bir belge getir, eğer Allah dileseydi, doğru yolda toplamış bulunurdu onları, bilmezlerden olmayasın

Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi), onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği gözardı edip, onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın cahillerden olma!

Burada Hz. Peygamber’e asıl vazifesi hatırlatılarak inkârcıların direnmelerinden dolayı üzülmesine gerek olmadığı bildiriliyor. İnkârcıların inanmak g... Devamı..

Ânların hakîkatden uzaklaşmaları sana ağır geliyor sen dünyâda melce yapmak yâhud semâya çıkmak içün bir merdiven bulmak istersin ki ânlara mu’cize gösteresin. Eğer Allâh istese idi hepsini tarîk-i hidâyete cem’ ider idi. Câhiller meyânında bulunma [1]

[1] Ânlar gibi mu’cize talebinde bulunma.

Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe merdiven dayamağa yetmiş olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin. Allah dileseydi onları doğru yolda toplardı. Sakın bilmeyenlerden olma.

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O hâlde, sakın cahillerden olma.

Onların yüz çevirmeleri sana ağır geldi ise, yapabilirsen, yeri yarıp inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki, onlara bir mûcize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi. O halde sakın cahillerden olma!

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi, o halde sakın cahillerden olma!  

 Bu âyetten anlaşıldığına göre, mucize göstermek Peygamberin elinde değildir. Peygamber mucize ister; fakat Allah dilerse ona mucize verir, dilemezse ... Devamı..

Yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, bilesin ki, yerin içine bir delik açmaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün yetse de bir mucize ortaya koysan yine kâr etmez.. ALLAH dileseydi onları doğru yola toplardı. Öyleyse cahillerden olma

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!

Eğer onların omuz dönmelerini sana pek ağır geliyorsa haydi kendi kendine yerin dibine inecek bir baca veya göklere çıkacak bir merdiven arayıb da onlara bam başka bir âyet getirmeğe gücün yettiği takdirde hiç durma, Allah dilemiş olsa idi elbette onları hidayet üzre toplardı o halde sakın cahillerden olma

Eğer onların (İslâm dininden) yüz çevirmeleri (îmân etmemeleri) sana ağır geldiyse, (onların müslüman olmalarına sebep olması için) bir delik açıp yerin dibine inerek yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak, onlara bir mu‘cize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap. (Muhakkak ki, sen buna güç yetiremezsin.) Şâyet Allah dileseydi (insanların irâdesine müdahalede bulunup, zorla îmân ettirerek) onların hepsini hidâyet üzere toplardı. (Lâkin Allah, imtihân gereği insanların hak/bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz) *O halde (bu hakikati) bilmezlerden olma.

* “O halde bilmezlerden olma”; Bu hitabın zahiri her ne kadar Hz. Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem] efendimize yöneltilmiş ise de mana bakımından ... Devamı..

Eğer yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yapabilirsen bir tünelle yerden veya bir merdivenle gökten onlara bir ayet¹ getir! Eğer Allah dileseydi, elbette onları doğru yol üzerinde toplardı. O halde sakın cahillerden olma!

1- Mucize.

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır gelmiş olub da kendilerine bir âyet (bir mu'cize) getirmen için yerde bir baca veya gökde bir merdiven araman (gibi ham ve îcabsız tekliflere) uymak istersen (şunu bil ki) eğer Allah dileseydi onların hepsini muhakkak hidâyet üzerinde toplardı. O halde sakın bilmeyenlerden olma.

Buna rağmen eğer onların (İslâm'dan) yüz çevirmeleri sana ağır geliyorsa, o hâlde yerde bir tünel veya gökte bir merdiven arayıp da onlara bir mu'cize getirmeye güç yetirebilirsen (haydi getir)! (Onların îmân etmeleri sana âid değildir.) Hâlbuki Allah dileseydi, elbette onları hidâyet üzere bir araya getirirdi; öyle ise sakın câhillerden olma!

Onların yüz çevirmeleri sana ağır gelince, gücün yetse de, yerin dibine girerek veya merdiven dayayıp göğe çıkmak suretiyle onlara mucize göstermeyi isterdin. Allah dileseydi, onları doğru yolda hepsini toplardı. (Onları ikna etmek için kendinden girişimlerde bulunarak) Sakın ola ki cahillerden olma.

Onların senden yüz çevirmeleri sana ağır gelince bu sefer sen, eğer gücün yetmiş olsaydı, yeri oyarak yada gökyüzüne merdiven kurarak onlara belge göstermek isterdin. Ancak Allah da dilemiş olsaydı, onların hepsini doğruluk yolunda toplardı. Sakın kendini bilmez olmıyasın.

Onların senden yüz çevirmeleri sana giran gelir, elindeki mucize de kâfi olmazsa [⁹] yerde bir tünel, gökte bir merdiven yapıp onlara bir mucize getirmeye gücün yeterse durma mucize getir [¹⁰]. Allah dileseydi onları hidayete toplardı [¹¹]. Sakın bunları bilmeyen takımdan olma.

[9] Senden mucize istiyorlar. Sen de o mucizelerin husule gelmesini istiyorsan, elindeki mucize sana yetişmiyorsa.[10] Gücün yetseydi bunları yapardın... Devamı..

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır [kebura] geldiyse; haydi gücün yetiyorsa kendine yerin dibine inen bir delik veya göğe çıkaran bir merdiven (ara ki), onlara bir mucize [âyet] getirmiş olasın.⁹ Şayet Allah dileseydi onları doğru yol/hidâyet üzere bir araya getirirdi. O hâlde sakın cahillerden olma!

9 Mucizenin faili Cenab-ı Hak’tır. O’nun iradesine bağlıdır. Peygamber, kendi kendine, Allah’ın izni olmadan mucize gösteremez. Allah bazı mucizeleri ... Devamı..

Eğer onların sırt çevirmeleri ağırına gitti ise, elinden geliyorsa yerin derinliklerine inen bir yarık ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara bir delil getir. Oysa Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi; o halde sakın cahillerden olma!

Ey Peygamber! Eğer bu inkârcıların senin dâvetinden yüz çevirmeleri ağırına gittiyse, haydi gücün yetiyorsa, yerin derinliklerine inebileceğin bir tünel aç; ya da göğe yükseleceğin bir merdiven daya da, onlara bir mûcize getir bakalım! Sakın böyle bir işe yeltenme! Zira toplumda zihinsel ve ahlâkî devrimin gerçekleşmesi için doğru yöntem bu değildir. Allah dileseydi, insana verdiği irâde ve tercih yeteneğini elinden alır ve inkâr edenlerin hepsini imana getirebilirdi. Fakat öyle yapmadı. Çünkü bu takdirde, insanın ahlâk ve erdemliliğinin hiçbir anlam ve değeri kalmaz, onun meleklerden ayrı olarak yaratılmasının hikmeti ortadan kalkardı. Oysa Allah, insana özgür bir irâde vermiş ve onu, dilediği inanç ve hayat tarzını seçme konusunda serbest bırakmıştır. Bu yüzden insan, ancak kendi özgür irâdesiyle aklını kullanıp doğru yolu seçtiği takdirde gerçek anlamda ahlâk ve erdemliliğe ulaşabilir. O hâlde, sakın bu gerçeği göz ardı edip de câhillerden olma! Unutma ki:

Yüz çevirmeleri sana göre ağır geldiyse / gözünde büyüdüyse, ayrıca Yer’de bir delik veya Gök’te bir merdiven aramaya güç yetirebilirsen, onlara bir âyet getirirsin (!).
Allah dileseydi, onları Hidayet / Doğru Yol üzere toplardı.
Câhiller’den olma!

Resulüm onların ilgisizliği senin gücüne gidiyorsa, yapabilirsen yere bir tünel aç, ya da fezaya doğru bir merdiven kur. Bunu yapabilirsen onlara mucizeyi bizzat sen getirebilirsin. Cahil olma! Allah isteseydi onların hepsini doğru çizgi üzerinde hizaya getirebilirdi..

Eğer onların inkârları sana ağır geldiyse, yapabilirsen yerin dibine gir veya göğe bir merdiven kur. Onların istedikleri ayetleri getir. Ne çıkar? O zaman inanacaklar mı sanıyorsun? Hayır! Cahillerden olma! Onların inkârı seni üzmesin! Sen onları bana bırak! Rabbin dileseydi, bütün insanları inanacak şekilde yaratırdı. Yaratılış yasası gereği inkâr edemezlerdi. Ancak imtihan yasamız bu değil! Biz insanları özgür bıraktık! İnananlar özgürce kendi iradeleriyle inansınlar! İnkâr edenler özgürce kendi iradeleriyle inkâr etsinler! Biz de inananlarla inkâr edenleri ayıralım. İnananları mükâfatlandıralım! İnkâr edenleri cezalandıralım!

Onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise yerde (inebileceğin) bir tünel veya göğe (çıkabileceğin) bir merdiven edinmeye gücün yetseydi ve onlara bir delil getirseydin (yine de inanmazlardı). [*] Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı; [*] sakın cahillerden olma!

Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199, 201; Sebe’ 34:31.,Benzer mesajlar: Mâid... Devamı..

(Ey Muhammed!) Onların sırt çevirmeleri, sana ağır geldiyse, eğer elinden geliyorsa yerin (derinliklerine) inen bir tünel ya da seni göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara bir mûcize getir.¹ Eğer Allah dileseydi, elbette onları dosdoğru yolda bir araya getirirdi. O halde, sakın cahillerden olma.

1 Mucize: “Acz” kökünden türetilen bir etken sıfat fiil olarak “âciz bırakan, karşı konulamayan, benzeri yapılamayan, hârika” anlamında bir terimdir. ... Devamı..

Eğer hakikati inkar edenlerin ²⁴ sana sırtlarını dönmeleri seni sıkıntıya sokuyorsa ve o nedenle onlara [daha ikna edici] bir mesaj getirmek için yerin dibine inebilecek yahut merdivenle göğe yükselebilecek durumda isen, ²⁵ [durma yap;] ama [unutma ki] eğer Allah dileseydi onların tümünü [Kendi] rehberliği altında toplardı. O halde, sakın [Allah’ın yollarını] görmezden gelmeye çalışma. ²⁶

24 Lafzen, “onların”.25 Lafzen, “yeryüzünde bir geçit yahut gökyüzüne bir merdiven arayacak...”.26 Lafzen, “o halde cahillerden olma”.... Devamı..

Şayet onların yüz çevirmeleri senin zoruna gidiyorsa, eğer yerin dibine doğru bir tünel kazmaya veya göğe merdiven dayamaya gücün yetiyorsa, onlara istedikleri ayeti/mucizeyi getirirsin. Şayet Allah, isteseydi hepsini hidayet/doğru yol üzerinde toplardı, sakın cahillerden olma! 6/109, 7/132, 17/59, 29/50-51

Eğer onların yüz çevirmeleri ağırına gidiyorsa ve senin de yeri oymaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün varsa, haydi bunu yap da (mucizevi) bir kudret delili getir bakalım! Oysa eğer Allah isteseydi, onların tümünü hidayet üzre buluştururdu, (ama istemedi).[¹⁰³⁷] Öyleyse, sakın cahillerden olma!

[1037] Parantez içi açıklama hem sözgelimine, hem de Yûnus 99 gibi âyetlere dayanmaktadır (Krş:11:34, not 41).

Şayet onların (hak davetinden) yüz çevirmesi sana ağır gelip de, kendilerine bir mucize getirmen için yaptıkları, -yerde bir menfez veya gökte bir merdiven araman- gibi- olur olmaz tekliflere uyacak olursan (onları doğru yola getirmek için) boşuna gayret sarfetmiş olursun! (Çünkü Rabbin onlara en büyük mucizeyi, Kur'an'ı göndermiştir de, yine iman etmemişlerdir, şunu bil ki) Eğer Allah dileseydi onların hepsini elbet hidayet üzerinde toplardı, o halde o cahillere (uygunsuz tekliflerine) uyma!

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Alâh, dileseydi, elbette onları hidâyet üzerinde toplardı, o halde câhillerden olma!

Ve eğer senin üzerine, onların kaçınmaları ağır gelmiş ise artık muktedir isen yerde bir menfez, veya gökte bir merdiven araştırıp da onlara bir âyet getirecek isen (haydi getir) ve eğer Allah Teâlâ dilese idi onları hidâyet üzerine toplardı. Sakın cahillerden olma.

Eğer onların hakka sırt çevirmeleri sana pek ağır gelip de kendilerine bambaşka bir mûcize getirmen için yer altında bir geçit veya göğe çıkacak bir merdiven arama peşinde olursan, şunu bil ki: şayet Allah dileseydi onların hepsini elbette doğru yol üzerinde toplardı. O halde sen sakın bunu bilmeyenlerden, fevrî davrananlardan olma. [10, 99]

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mu'cize getiresin! Allah, dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı, o halde cahillerden olma!

Mu'cizeyi getirmek, peygamberin elinde değildir. Allah, onu istediği zaman peygamberin elinde yaratır. Bu husus, tamamen Allah'ın irâdesine bağlıdır. ... Devamı..

Onların senden veyâ îmândan i'râzları sana ağır gelir. Elinden gelse yerin dibine girerek ve semâya bir merdiven bulub çıkarak onlara bir mu'cize getirmek istersin. Eğer Allâh murâd itse idi cümlesini hidâyet üzerinde cem' iderdi. Sakın câhillerden olma. (Allâh'ın murâd itmediğini yapmağa çalışmak cehâletdir. Sen de câhillerden olma.)

Bunların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yerde bir kanal veya gökte bir merdiven bulup gücün de yetiyorsa gider bir mucize getirirsin. Allah, zorlayıcı düzen koysaydı[1] elbette bunların hepsini doğru yolda toplardı[2]. Sakın kendini bilmezlerden (cahillerden)[3] olma.

[*] Bkz. Bakara 2/20 ve Maide 5/48 ve dipnotları. [3] "Onların ayetleri görmezlikten gelmelerine kızıp ta kendine hakim olamayıp (kontrolünü kaybedip)... Devamı..

Eğer, onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yerde bir delik veya gökte bir merdiven bulmaya gücün yeterse onlara bir mucize gösterirsin. Allah dileseydi, onları hidayet üzerinde toplardı. Öyleyse, cahillerden olma!

Onların yüz çevirmesi sana ağır geliyorsa, onlara bir mucize getirmek için yapabiliyorsan yerin dibine bir tünel aç veya göğe bir merdiven kur! Eğer Allah dileseydi, onların hepsini doğru yolda birleştirirdi. Onun için sakın cahillerden olma.

Eğer yüz çevirip gitmeleri sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa, yerin içinde bir delik yahut gökte bir merdiven ara da onlara bir mucize getir. Allah dileseydi onları doğru ve güzelde birleştirirdi. Artık cahillerden olma.

daħı eger ola ulu gelür ise senüñ üzere yüz döndürmeġi anlaruñ pes eger gücüñ yiter ise kim isteyeseñ in delügin yir içinde yā nerdüven göge pes getüreseñ anlara bir āyet daħı eger dilese-y-idi Tañrı dire-di anları ŧoġru yol üzere pes olmagıl sen cāhillerden.

Daḫı eger ulu olsa senüñ üstüñe yüz ḳaytarduḳları ḥaḳdan, eger gücüñyitişse çıḳacaḳ yir istemek yirlerde yā süllem istemek göklere çıḳmaġa birāyet getürmege anlara. Eger Tañrı Ta‘ālā dileseydi anları cem‘ eylerdi hidāyet üstine. Pes sen cāhillerden olma.

Onların (haqq dindən) üz döndərməsi sənə ağır gəlirsə, yerdə (yerin dibinə gedən) bir lağım və ya göyə çıxacaq bir nərdivan tapıb onlara (Bizim sənə verdiyimizdən daha yaxşı) bir mö’cüzə gətirə bilərsənsə, durma gətir! (Allah sənə bu qüdrəti verməmişdir, hətta gətirsən belə, yenə onu sehr hesab edəcəklər). Allah istəsəydi, onları yığıb doğru yola salardı. Elə isə (Allahın insanların zorla deyil, könüllü surətdə iman gətirmək istədiyini) bilməyənlərdən olma!

And if their aversion is grievous unto thee, then, if thou canst, seek a way down into the earth or a ladder unto the sky that thou mayst bring unto them a portent (to convince them all)! If Allah willed, He could have brought them all together to the guidance So be not thou among the foolish ones.

If their spurning is hard on thy mind, yet if thou wert able to seek a tunnel in the ground or a ladder to the skies and bring them a sign-(856) (what good?). If it were Allah.s will, He could gather them together unto true guidance: so be not thou amongst those who are swayed by ignorance (and impatience)!

856 There were many Signs of a divine mission in the Prophet's life and in the Message which he delivered. If these did not convince the Unbelievers, ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.