|
|
Aradığınız kelime
مَا
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 134 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/4
Bakara/102
Bakara/136
Bakara/136
Bakara/136
Bakara/136
Bakara/145
Bakara/164
Bakara/173
Bakara/231
Bakara/270
Âl-i İmrân/65
Âl-i İmrân/84
Âl-i İmrân/84
Âl-i İmrân/84
Âl-i İmrân/166
وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ
166, 167.$ İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: «Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın» denildiği zaman, «Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik» dediler. Onlar o gün, imandan çok, kâfirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.
Âl-i İmrân/199
Âl-i İmrân/199
Nisâ/60
Nisâ/64
Nisâ/79
Nisâ/162
Mâide/3
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Mâide/3
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Mâide/43
Mâide/59
Mâide/59
Mâide/66
Mâide/68
Mâide/81
En’âm/56
En’âm/79
En’âm/104
En’âm/107
En’âm/134
A’râf/94
Enfâl/41
Tevbe/31
Yûnus/53
Yûnus/108
Hûd/29
Hûd/33
Hûd/40
Hûd/86
Hûd/88
Hûd/91
Hûd/97
Yûsuf/17
Yûsuf/53
Yûsuf/67
Yûsuf/103
Yûsuf/108
Yûsuf/109
İbrahim/4
İbrahim/22
Hicr/4
Hicr/22
Nahl/43
Nahl/64
Nahl/77
Nahl/115
İsrâ/54
İsrâ/85
İsrâ/105
Kehf/36
Kehf/56
Kehf/63
Tâ-Hâ/73
Tâ-Hâ/83
Enbiyâ/7
Enbiyâ/25
Enbiyâ/107
Hac/52
Nûr/47
Furkân/20
Furkân/56
Şu’arâ/99
Şu’arâ/109
Şu’arâ/114
Şu’arâ/127
Şu’arâ/145
Şu’arâ/164
Şu’arâ/180
Şu’arâ/186
Şu’arâ/208
Neml/81
Kasas/27
Kasas/60
Ankebût/22
Rûm/39
Rûm/39
Rûm/53
Sebe’/28
Sebe’/34
Sebe’/37
Sebe’/39
Sebe’/44
Sebe’/44
Fâtır/22
Yâsîn/15
Yâsîn/28
Sâd/86
Zümer/41
Mü’min/29
Fussilet/50
Şûrâ/6
Şûrâ/30
Şûrâ/31
Câsiye/5
Ahkâf/9
Ahkâf/9
Kâf/29
Kâf/45
Zâriyât/57
Tûr/21
Kamer/50
Haşr/6
Haşr/7
Mümtehine/1
Mümtehine/4
Hâkka/3
Müddessir/27
Mürselât/14
İnfitâr/17
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ
17, 18, 19.$ Ceza günü nedir bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.
Mutaffifîn/8
Mutaffifîn/19
Mutaffifîn/33
Târık/2
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ
1, 2, 3, 4.$ Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.
Beled/12
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ
11, 12, 13, 14, 15, 16.$ Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.
Kadr/2
Beyyine/5
Kâri’a/3
Kâri’a/10
Hümeze/5
|
|
|
|
|