|
|
Aradığınız kelime
ذَٰلِكَ
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 76 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/73
Bakara/113
Bakara/118
Bakara/167
Bakara/187
Bakara/191
Bakara/219
Bakara/242
Bakara/266
Âl-i İmrân/40
Âl-i İmrân/103
Nisâ/94
Mâide/89
En’âm/108
En’âm/122
En’âm/125
En’âm/148
A’râf/32
A’râf/57
A’râf/58
A’râf/101
A’râf/163
Yûnus/12
Yûnus/13
Yûnus/24
Yûnus/33
Yûnus/39
Yûnus/74
Yûsuf/24
Yûsuf/75
Yûsuf/76
Ra’d/17
Ra’d/17
Ra’d/30
Hicr/12
Nahl/31
Nahl/33
Nahl/35
Nahl/81
Tâ-Hâ/99
Tâ-Hâ/126
Enbiyâ/29
Hac/36
Hac/37
Nûr/58
Nûr/59
Nûr/61
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟
Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar.
Furkân/32
Şu’arâ/74
Şu’arâ/200
Rûm/28
Rûm/55
Rûm/59
Fâtır/9
Fâtır/36
Sâffât/34
Sâffât/80
Sâffât/105
Sâffât/110
كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
107, 108, 109, 110, 111.$ Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: İbrahim'e selam! dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır.
Sâffât/121
Sâffât/131
Mü’min/34
Mü’min/35
Mü’min/63
Mü’min/74
Şûrâ/3
Zuhruf/11
Ahkâf/25
Muhammed/3
Kâf/11
Zâriyât/52
Kamer/35
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ
34, 35.$ Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Kalem/33
Müddessir/31
Mürselât/18
Mürselât/44
|
|
|
|
|