22 Haziran 2021 - 12 Zi'l-ka'de 1442 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 200. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Keżâlike seleknâhu fî kulûbi-lmucrimîn(e)

Biz onu (itiraz ve inkârı), suçlu-günahkârların kalbine işte böyle (sokup) işlettik (bu yüzden hidayetleri kararmıştır).

Biz, böylece Kur'an'ı, mücrimlerin gönüllerine kadar işlettik.

Biz küfrü onların kalbine öylesine soktuk, veya biz Kur'ân'ı onların kalplerine öyle soktuk, yani kendi dilleriyle indirdik, manasını çok iyi anladılar.

Kur'ân'ı yalanlamayı, inkârı ve hidayeti kafalarına, kalplerine soktuğumuz gibi, onun, Kur'ân'ın İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların kafalarında, kalplerinde yankı bulmadan geçip gitmesine de biz yol açtık.

Biz onu suçluların kalplerine işte böyle soktuk.

Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.

Biz, o küfrü mücrimlerin kalblerine öyle sokmuşuz ki,

İşte Biz, böylece o inançsızlığı, o azgın kâfirlerin kalbine soktuk.

200,201. Onu, günahkârların kalplerine böyle soktuk. Bu yüzden, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

Küfrü günahlılar gönlüne böylece yerleştirdik

İşte böylece biz o Kur'an'ı (kendi dilleriyle okuyarak), o günahkârların kalplerine soktuk.*

200,201,202. Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) suçluların kalbine soktuk.[402]*

200, 201. Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk. Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.  *

İşte biz onu suçluların kalplerine böylece (yabancı bir dil gibi) sokarız.

200,201. Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

Biz onu mücrimlerin kalblerine öyle sokmuşuzdur.

Böylece onu¹ mücrimlerin² kalplerine soktuk.³*

Biz (küfrü) o günahkârların kalbine Öyle bir sokduk ki,

İşte onu (o küfrü) günahkârların kalblerine (yalanlamalarındaki inadları sebebiyle) böyle sokmuşuzdur.

Biz o kitabı günahkârların kalbine yerleştirseydik,

Küfür ve inat ve inkârı günahkârların kalplerine böyle soktuk.

Biz böylece onu, suçlu günahkârların kalplerine soktuk (da okuyup anlamış oldular).

İşte Biz,bu Kur’an’ın eşsiz bir mûcize olduğunusuçluların kalplerine böyle sokarız. Öyle ki;

Onu, Suç İşleyenler’in kalblerine böyle soktuk.

Biz onu (Kur’an’ı), suçluların kalplerine (gözlerinin içine) böylece soktuk.**

İşte bu böyledir. (Ayrıca) Biz o (Kur’-an’ı), günâhkârların kalplerine soktuk.1*

Biz bu [mesajı]n o günahkarların kalplerinden [bir yankı bulmadan] geçip gitmesine yol açtık: 87

İşte bu Kuran suçluların kalplerine etki etmeden böylece geçip gitti. 41/5

İşte Biz vahyin, günaha batmışların kalplerinde (etki etmeden) geçip gitmesini böyle sağlamışızdır.

İşte öylece onu (küfrü) günahkârların kalplerine sokmuşuzdur.

200, 201. İşte aynen bunun gibi, Biz o yalanlamayı suçlu kâfirlerin kalplerine öyle bir soktuk ki, o can yakıcı azaba girmedikçe ona iman etmezler.

Biz onu, suçluların kalblerine öyle soktuk.*

Biz Kur’ân’ı suçluların kalplerine kadar işlettik.

İşte böylece onu suçluların kalbine sokarız da..

Mücrimlerin kalplerinde inkârı Biz böyle yerleştirmişizdir.

Biz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.

[200b] ancılayın givürdük nifāķı şirki yazuķlular göñüllerine.

Anuñ gibi givürdük şirki, yaman kişilerüñ yüregine.

Biz (küfrü, inadkarlığı) günahkarların qəlbinə belə salarıq.

Thus do We make it traverse the hearts of the guilty.

Thus have We caused it to enter the hearts of the Sinners.(3229)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.