17 Eylül 2026 - 3 Rebiü'l-Ahir 1448 - Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 127. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekeżâlike neczî men esrafe velem yu/min bi-âyâti rabbih(i)(c) vele’ażâbu-l-âḣirati eşeddu veebkâ

Ve işte biz, suç işlemekte ileri gidenleri ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiret azabıysa elbette daha da çetindir, daha da sürekli.

İşte Biz (haddini aşıp) ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları (ve emirlerine uymayanları) böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli, daha sürekli ve kalıcıdır.

İşte biz suç işlemekte ileri gidenleri ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Ahiret azabı ise daha zorlu ve süreklidir.

Cahilce davranarak meşruiyet sınırlarını aşan isyankârları ve Rablerinin âyetlerine, Kur'ân'a iman etmeyenleri işte böyle cezalandırırız. Âhiret, ebedî yurt azâbı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.

İşte sınırı aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı elbette daha çetin ve daha süreklidir.

İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.

İşte KUR'AN'dan yüz çevirenleri cezalandırdığımız gibi, şirke varıb Rabbinin ayetlerine iman etmiyenleri de böyle cezalandırırız. Muhakkak ki ahiret azabı (dünyadakinden) daha şiddetli ve devamlıdır.

İşte Rabbinin ayetlerine inanmayıp hayatını boş yere harcayanları böylece (darlıkla) cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı ise daha sert ve daha devamlıdır.

İşte, yüz çevirenleri, Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandıracağız. Hem, âhiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.

Taşkınlık eyliyen kimselerle, Tanrısının belgelerine inanmamış olanlara işte böylecene ceza veririz; ahretin azabı daha katıdır, daha da süreklidir

İşte biz haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve böylelerinin ahirette çekeceği azap gerçekten de (azapların) en zorlusu ve en kalıcısı olacaktır.

Her haddi tecâvüz iden, rabbinin âyâtına inanmayanı böyle tecziye ideriz. Âhiretde mücâzât daha şiddetli ve dâimîdir.

İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Haddi aşan ve Rabbi’nin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

Haktan sapan ve rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hiç kuşkusuz âhiretteki ceza daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.

İşte haddi aşanları, Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ve muhakkak ki ahiret azabı (dünya azabından) daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Ve işte rabbının âyâtına iyman etmeyip israf edeni biz böyle cezalandıracağız ve elbette o Âhıret azâbı daha şiddetli ve daha bakalıdır

İşte biz haddi aşanları ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız, şüphesiz, âhiret azabı daha şiddetli ve daha süreklidir.

Haddi aşanları ve Rabb’inin âyetlerine îmân etmeyenleri işte böyle cezalandırırız. Ve Âhiret azâbı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

İşte israfa sapan ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Âhiretin azâbı ise elbet daha çetin ve daha süreklidir.

İşte haddi aşıp, Rabbinin ayetlerine inanmayanlara böyle karşılık veririz. Ahiret azabı ise daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

[32/14; 46/20]

İşte (haddi aşarak ömrünü) isrâf eden ve Rabbinin âyetlerine îmân etmeyeni böyle cezâlandırırız. Âhiretin azâbı ise, elbette daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Ve İşte biz suç (zulüm ve kötülük) işlemekte ileri gidenleri ve (zatım olan) Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece (mutsuz ve sıkıntılı bir hayatla) cezalandırırız. Ahiret azabı ise daha zorlu ve (daha fazla) kalıcıdır.

Rabbinin ayetlerine iman etmeyerek, hayatını boşa geçirenlere bu şekilde karşılık vereceğiz. Ahiret azabı ise daha şiddetli ve devamlıdır.

İşte azgılıkta ileri gidenleri çalaplarının belgelerine inanmıyanları Biz böylece cezalandırırız. Öbür dünyanın cezası ise şüphesiz daha ağır, daha süreklidir.

Günahkârlıkta ileri giden, Rablerinin âyetlerine iman getirmeyen kimseleri de böylece cezalandırırız. Âhiret azabı elbette daha şiddetli, daha süreklidir.

Biz, haddi aşanları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları da böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.

İşte Biz, kendilerine bahşedilmiş olan akıl, güç, yetenek, sağlık, servet gibi nîmetleri kötü yolda kullanarak ömürlerini boş yere harcayıp savurganlık eden ve Rabb’inin ayetlerine imanı reddeden kimseleri, dünyadaböyle toplumsal çalkantılarla, ruhsal bunalımlarla cezalandıracağız; âhiret azâbı ise, elbette çok daha çetin ve çok daha uzun süreli olacaktır! Oysa insanlık tarihini şöyle bir gözden geçirip devletlerin, medeniyetlerin yıkılış sebepleri üzerinde düşünselerdi, zâlimlerinin sonunun hep aynı olduğunu göreceklerdi:

Aşırı gitmiş ve rabbinin âyetlerine inanmamış kimseyi böyle cezalandırırız.
Âhiret’in azâbı ise en şiddetli ve en bâkîdir (kalıcıdır).

Evet biz, Allah kelâmına inanmadığı halde atıp savanları da bu şekilde cezalandıracağız. Ahiret cezası ise daha ağır ve kalıcı olacaktır.

İşte biz; verilen ömrü bu şekilde boşa harcayarak israf edenleri ve Rabbinin ayetlerini inkâr edenleri böyle cezalandırırız. Elbette ki; ahiret azabı daha çetin ve süreklidir.

Haddi aşanları [*] ve Rabbinin ayetlerine inanmamış olanları işte böyle cezalandıracağız. Ahiret azabı ise elbette daha şiddetlidir ve daha kalıcıdır.

“İsraf” haddini, sınırını aşmak demektir. Vahyi kabul etmemek ona karşı israftır; onu dikkate almamak, ona verilmesi gereken değeri vermemektir. İsraf... Devamı..

İşte gaflete düşenleri ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları Biz, böyle cezâlandırırız. Âhiretin azabı ise gerçekten çok şiddetli ve sonsuzdur.

Çünkü, kendi elindekileri boşa harcayan ¹¹⁰ ve Rabbinin mesajlarına inanmayan kimseleri Biz işte böyle cezalandıracağız; ve [böylelerinin] ahirette [çekeceği] azap, gerçekten de, (azapların) en zorlusu olacaktır!

110 Men esrafe ibaresine verilen bu anlam hk. bkz. 10. sure, 21. not- bu notta, aynı fiil kökünden türemiş olan müsrif ism-i fâilinin anlamı üzerinde ... Devamı..

Biz, haddi aşan ve Rablerinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hele ahiret azabı daha şiddetli olacaktır. 3/112, 11/112, 10/74, 23/7, 23/105-106, 6/110-111, 10/94...97, 63/3

İşte Biz de, haddi aşan[²⁶⁵⁵] ve Rabbinin âyetlerine güvenip inanmayan kimseleri böyle cezalandırırız;[²⁶⁵⁶] hele bir de âhiret azabı var ki, o çok daha şiddetli ve çok daha kalıcıdır.

[2655] Lafzen: “israf eden, haddi aşan kimseler..” Esrafenin türetildiği kök olan es-seref, “insanın herhangi bir eyleminde aşırı gitmesi, haddi aşmas... Devamı..

İşte israfa sapanları (dünya hayatından başka bir şey düşünmeyip heva ve hevesinin peşinde koşanları) ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ahiret azabı ise elbette daha çetin ve daha süreklidir.

Ve (kendini) boşa harcayıp Rabbinin âyetlerine iman etmeyenlere böylece karşılık veririz; ahiret azabı ise daha şiddetli ve kalıcıdır.

«Ve israf eden ve Rabbisinin âyetlerine imân etmeyen kimseyi böylece cezalandırırız ve ahiretin azabı ise elbette ki, daha şiddetlidir ve daha bakidir.»

İşte inkârda ve günahta hadlerini aşanları ve Rab'lerinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Âhiret azabı ise elbette daha şiddetli ve daha devamlı olacaktır.

İşte israf eden ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Elbette ahiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.

Nefsinde isrâf iden ve rabbinin âyâtına îmân itmeyen kimseyi böylece cezâ ideriz. Ve âhiret 'azâbı ise daha şiddetli ve devâmlıdır.

Rabbinin âyetlerine inanmayarak aşırı gidenleri işte böyle cezalandırırız. Ahiretteki azab ise daha ağır ve daha süreklidir

İşte, aldatılanları ve Rabbinin ayetlerini tasdik etmeyenleri böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Haddini aşan ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları Biz işte böyle cezalandırırız. Âhiret azabı ise daha da şiddetli ve süreklidir.

İsraf eden/haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayan kimseleri biz böyle cezalandırırız. Ve âhiretin azabı çok daha şiddetli, çok daha kalıcıdır.

Haddidan oshgan va Robbisining oyatlariga iymon keltirmaganlarni mana shunday jazolaymiz. Oxirat azobi esa, shubhasiz, qattiqroq va uzunroqdir.

ancılayın cezā virürüz aña kim şirk eyledi ya'nį Tañrı’ya iki didi daħı įmān getürmedi çalabı’sı āyetlerine. daħı āħiret 'aźābı ķatıraķdur daħı bāķı ķalıcıraķdur.

Anuñ gibi cezā iderüz isrāf idene, īmān getürmesine Tañrı Ta‘ālā āyetleri‐ne. Āḫiret ‘aẕābı ḳatıraḳdur, ebedī ḳalıcıdur.

Biz (Allaha şərik qoşmaqla, küfr etməklə) həddi aşanları və Rəbbinin ayələrinə iman gətirməyənləri də belə cəzalandırırıq. Axirət əzabı isə, şübhəsiz ki, daha şiddətli, daha sürəklidir!

Thus do We reward him who is prodigal and believeth not the revelations of his Lord; and verily the doom of the Hereafter will be sterner and more lasting.

And thus do We recompense him who transgresses beyond bounds and believes not in the Sings of his Lord: and the Penalty of the Hereafter is far more grievous and more enduring.(2651)

2651 Blindness in the world of enduring Reality is far worse than physical blindness in the world of probation.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.