Ves-eli-lkaryete-lletî kunnâ fîhâ vel’îra-lletî akbelnâ fîhâ(s) ve-innâ lesâdikûn(e)
İçinde bulunduğumuz şehir halkına da sor, beraber geldiğimiz kervan halkına da ve şüphe yok ki doğru söylemekteyiz.
(Eğer bize inanmazsan) "İçinde (misafir) olduğumuz şehrin (halkına) sor, hem kendisiyle birlikte (geri dönüp) geldiğimiz kervana da (sor). Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz."
“İnanmazsan içinde bulunduğumuz ve döndüğümüz şehir halkına veya aralarında geldiğimiz kervandakilere sor; göreceksin ki biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
“İstersen, içinde bulunduğumuz şehire, Mısır halkına sor. Aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz, deyin.”
(İstersen) içinde bulunduğumuz kasabaya ve beraber geldiğimiz kervana da sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz."
'İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söylüyoruz.'
Hem bulunduğumuz şehre (Mısır halkına) sor, hem içinde geldiğimiz kervana... Biz hakikaten doğru söylüyoruz.”
İçinde misafir edildiğimiz şehirden ve beraber döndüğümüz kervandan sor, şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.
“Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde geldiğimiz kervana da sorabilirsin. Andolsun, doğru söylüyoruz.”
Bizimle bile olan şehirlimiz de, birlikte gittiğimiz kervana dahi sorasın ki, biz doğru söylüyoruz»
“(Bize inanmıyorsan) içinde bulunduğumuz kasaba halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
"Gitdiğimiz karyeden ma’lûmât al ve birlikde geldiğimiz kâfileden suâl it doğrı söylediğimizi görirsin."
81,82. "Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz."
“Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”
İstersen orada bulunduğumuz şehrin halkına ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
'Bulunduğumuz topluluğa ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğruyu anlatıyoruz.' "
"Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz."
Hem bulunduğumuz şehre sor hem içinde geldiğimiz kârbana, ve emin ol ki biz cidden doğru söylüyoruz
(Ey Babamız! Eğer bize inanmazsan) içinde bulunduğumuz (ve döndüğümüz Mısır’daki) şehir halkına sor, hem kendisiyle birlikte geldiğimiz kervana da (sor). Biz gerçekten doğru söylüyoruz!’”
“Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz.”
«(İstersen) içinde bulunduğumuz (ve döndüğümüz) şehir (ya'ni Mısır ahâlisine) de, aralarında geldiğimiz kervana da sor. Biz şeksiz şübhesiz doğru söyleyicileriz».
Bulunduğumuz şehir halkına ve geldiğimiz kervana da sor. Biz kesinlikle doğru söylüyoruz.”
“Hem (istersen) içinde bulunduğumuz şehre (oranın ahâlisine) ve berâberinde geldiğimiz kervana sor! Çünki şübhesiz biz (bu işte) elbette doğru söyleyen kimseleriz.”(deyin).
Hem (istersen) içinde bulunduğumuz şehre (oranın ahalisine) ve beraberinde geldiğimiz kervana sor! Ve şüphesiz biz (bu işte) elbette doğru söyleyen kimseleriz.’(deyin).
“Bu olayda bizimle beraber olanlara ve orada olaya şahid olmuş kervan sahiplerine sor. Biz doğruyu söylüyoruz deyin” dedi.
Bulunduğumuz kentten, birlikte geldiğimiz kervandan da sor göreceksin, biz doğru söylüyoruz."
“(İnanmıyorsan) içinde bulunduğumuz beldeye ve beraber geldiğimiz kervana sor! Biz gerçekten doğru söyleyen kimseleriz.”
“Bulunduğumuz ülkenin halkına ve kendisinde geldiğimiz kervana da sorabilirsin; biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz.”
“Bize inanmıyorsan, olay sırasında içinde bulunduğumuz şehir halkına ve birlikte geldiğimiz kervana sorabilirsin. O zaman göreceksin ki, biz gerçekten doğru söylüyoruz!”
Bulunduğumuz Şehir’e sor! İçinde geldiğimiz Kafile’ye de sor! Biz, elbette doğru söylemekteyiz.
İster bizi gören kasabalılara, istersen bizim kervana sor, ama biz doğru söylüyoruz. "
"İnanmazsan beraber gidip geldiğimiz kervana sor! Doğru söylediğimizi göreceksin!"
(İstersen) içinde bulunduğumuz şehre (Mısır halkına) ve birlikte geldiğimiz kervana sor! Şüphesiz ki biz doğru söyleyenleriz.”
...(istersen) hem içerisinde bulunduğumuz şehre hem de geldiğimiz kervana sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz,’ deyin.” dedi.
[Olay sırasında] bulunduğumuz şehir halkına, birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor istersen: [göreceksin ki] biz gerçekten doğru söylüyoruz!”
“Bize inanmıyorsan, bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
İstersen, (olay günü) bulunduğumuz şehrin sakinlerine ve birlikte döndüğümüz kervancılara sor: zira biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
(Bize inanmazsan) İçinde bulunduğumuz (olayın cereyan ettiği) Mısır halkına sor. (Çünkü oğlunun hırsızlık yaptığı herkes tarafından duyulmuştur, istersen) aralarında geldiğimiz kafileye sor, kuşkusuz biz doğru söylüyoruz" deyin, dedi (onlara akıl verdi).
Ve (babalarına) dediler ki: “Orada bulunduğumuz şehrin halkına ve karşılaştığımız kervanlara sor; kesinlikle biz doğru söyleyenleriz.”
«Ve içinde bulunduğumuz şehre sor ve içinde gelmiş olduğumuz kervana da. Ve biz şüphe yok ki, elbette sâdık kimseleriz.»
(İnanmazsan) İçinde bulunduğumuz kente ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğru söylüyoruz!"
"Orada bulundığımız memleket ve berâber geldiğimiz kervan ehline sor. Tahkîk biz sana doğrıyı söylüyoruz diyiniz" didi.
İçinde yaşadığımız bu şehrin halkına ve birlikte döndüğümüz kervana sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.
“İnanmazsan o beldenin ahalisinden veya beraber geldiğimiz kafileden sor. Emin ol, biz doğru söylüyoruz.”
"İçinde bulunduğumuz kente, beraberinde döndüğümüz kervana sor. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz."
Agar bizga ishonmasang, voqea sodir bo‘lgan paytda biz unda bo‘lgan shahar aholisidan va biz unda kelgan karvondan so‘ragin. Biz haqiqatdan ham rost aytuvchilarmiz.
daħı śor köye ol kim olduķ anuñ içinde daħı kārvaña ol kim ilerü geldük anuñ içinde daħı bayıķ girçeklerüz.”
Daḫı ṣor ol şehr ehline ki biz anda‐y‐ıduḳ ol ḳāfileye ki anlar bile geldiler.Daḫı biz girçeklerdenüz, didiler.
Olduğumuz şəhərdən (Misir əhalisindən) də, birlikdə gəldiyimiz karvandan da soruş. Biz, həqiqətən, doğru danışanlarıq!”
Ask the township where we were, and the caravan with which we travelled hither. Lo! we speak the truth.
"´Ask at the town where we have been and the caravan in which we returned, and (you will find) we are indeed telling the truth.´"(1755)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |