Senesimuhu ‘alâ-lḣurtûm(i)
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.
Yakında Biz onun hortumu (burnu) üzerine (zillet ve rezalet) damgası vurup (bu kötü gidişatı değiştireceğiz; bunların kinlerini ve kirli yönlerini herkese göstereceğiz).
Biz yakında onun burnunu, kibrini kıracak ve yakasını kurtaramayacağı bir zilletle damgalayacağız.
Yakında onun burnu üzerine damga vuracağız.
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Biz, yakında onun burnunu dağlıyacağız.
Biz onu burnu üzere sürteceğiz.
Yakında onun burnunu damgalayacağız.
Onların burunlarına damga vuracağız!
Yakında Biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz.
14,15,16. Âyâtımız okundığı vakit "Bunlar esâtîr-i kadîmedir" diyenlerin emvâli ve evlâdı kesretli dahî olsa burunlarına bir leke uracağız.
Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız!
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz).
Onun burnunu işaretliyeceğiz.
Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.
Haberiniz olsun ki biz onlara belâ vermişizdir
(Israrla hakkı inkâr ettiği için) yakında biz onun burnunu damgalayacağız (kibrini kırıp rezil edeceğiz)!
Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!
Yakında biz onun burnunu sürteceğiz.
Yakında onun hortumunun (burnunun) üzerine damga basacağız (da onu rezîl edeceğiz)!
Biz onu, (bu kötü vasıfları taşıyan o kimseyi yakasını kurtaramayacağı) bir zillet ile damgalayacağız! *
Biz onu burnunun ucundan yakalayacağız.
Biz onun burnunu kıracağız.
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Biz de onu o kibirli burnundan işâretleyecek ve hem dünyada, hem de âhirette asla yakasını kurtaramayacağı ibret verici bir zillet ve azâba mahkûm edeceğiz.
Onu Hortum’un üzerine dikeceğiz.
Yakında / BEDİR’de burnunu yere sürteceğiz:
O, azgın şımarıkların burunlarını damgalayacağız. Çünkü çok büyüklendiler.
(Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.
Yakında Biz, onun burnunu sürteceğiz.¹
[Bunun için] Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız! ¹⁰
Yakında biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz. 43/74...80
Onun burnuna[⁵²⁴²] (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.[⁵²⁴³]
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız. (Burnunu sürtüp kibrini kıracağız)
Yakında onun burnunun üstüne damgayı vuracağız.
Biz yakında onun burnu üzerine damga basacağız.
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.
Biz yakında onun burnuna dag urub yüzini nişânlı ideriz. [¹]
Böylelerinin burnunu sürteceğiz.
Yakında onun burnunu yere sürteceğiz.
Biz onun burnunu sürteceğiz.
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
Yaqinda uning tumshug‘iga tamg‘a bosib qo‘yamiz.
tįz ŧaġlayavuz burın üzere.
‘Alāmet ider‐biz burnı üstine.
Biz (tezliklə) onun burnuna damğa basacağıq!
We shall brand him on the nose.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |