E-iżâ mitnâ vekunnâ turâben ve’izâmen e-innâ lemeb’ûśûn(e)
Ölüp toprak ve kemik olduktan sonra mı diriltileceğiz biz.
"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (tekrar) diriltilecekmişiz?" (diye soruyorlar.)
Biz ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, tekrar diriltilip kabirlerimizden kaldırılacağız?
“Öldüğümüz zaman, toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, biz mi tekrar diriltilecekmişiz?”
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?
'Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?'
Öldüğümüz ve bir toprakla çürümüş bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, biz mi diriltilecek mişiz?
“Biz toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı dirilecekmişiz?”
“Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı diriltileceğiz?”
Bizler ölüp, kemik olup, toprak olduktan sonra, dirilecek miyiz?
“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?
15,16,17. "Bu âşikâr bir sihirdir, öldükden ve toprak oldukdan sonra tekrâr dirilecek miyiz ve geçmiş âbâ ve ecdâdımız da dirilecek mi?" dirler.
15,16,17. "Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?”
Sahi biz, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken yeniden mi ¬diriltilecekmişiz?
«Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, diriltileceğiz?»
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı? biz mi ba'solunacakmışız?
15-16-17. “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz. Önceki atalarımızda mı (diriltilecekler)?” derler.
“Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?”
«Biz ölüb de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mı, saahiden biz mi mutlakaa diriltilmiş olacağız»?.
“(Biz) öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik (yığını) hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek kimseleriz?”
Biz ölüp toprak ve çürümüş kemik yığınına dönüştükten sonra yeniden mi diriltileceğiz?
“Biz öldüğümüz de, toprak ve kemik haline dönüştüğümüzde, muhakkak diriltilecekmişiz,
Biz ölüp de bir avuç toprak, kemik olduktan sonra, ne olursa olsun, yeni baştan dirilecek mişiz, öyle mi,
«— Biz öldükten, toprak, kemik hâline döndükten sonra tekrar dirileceğiz öyle mi?
“Biz öldüğümüz, toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı gerçekten tekrar dirileceğiz?”
“Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda, gerçekten biz diriltilecek miyiz?”
Yeniden dirilişi de inkâr ederek, “Ne yani; biz ölüp toprak ve çürümüş kemik yığınına dönüştükten sonra yeniden mi diriltileceğiz?
Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilenleriz?.
15,16,17. " Bu düpedüz bir sihir // öldükten, toprak ve kemik olduktan sonra mı dirileceğiz // Eski atalarımız da öyle mi " diyorlar.
Hesap günü için diriltileceksiniz dediğimizde: "Öldükten sonra toprak ve kemik olduğumuz zaman biz mi diriltileceğiz?"
Biz ölüp de toprak ve kemik hâline gelmişken mi biz mi diriltileceğiz?
15,16,17. Ve onlar: “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir. Yani biz ve ilk atalarımız öldükten, toprak ve kemik olduktan sonra gerçekten diriltilecek miyiz?” dediler.
“Ne? Ölüp toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra sahiden yeniden dirilecek miyiz?
Biz ölüp, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” 13/5, 17/98, 23/35.37
ne yani, biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?
(Yine de kıyamet gününe iman etmezler) "Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltileceğiz?”
Biz öldükten ve toprak ve kemik haline geldikten sonra mı tekrar yeniden mi çıkarılacağız?
Ya bizler öldüğümüz ve bir toprak ve kemikler olduğumuz vakit mi bizler mi muhakkak yeniden diriltilmiş olacağız?
14, 15, 16, 17. Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve “Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler! ”
Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi diriltilecek mişiz?
16,17. "Ölüb toprak ve kemik oldukdan sonra biz ve bizden evvel geçen babalarımız tekrâr hayâta 'avdet ve ba's olunur mıyız? Bu ne boş sözdür" dirler.
Yani ölüp de toprak ve kemikler haline geldikten sonra, gerçekten tekrar kalkacak mıyız?
Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?!
“Biz ölüp de topraktan ve kemikten ibaret hale geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı? Biz gerçekten diriltilecek miyiz?"
Bizlar o‘lib, tuproq va suyaklarga aylanib ketganimizda chindan ham, yana qayta tiriluvchi bo‘lamizmi?!
“iy, ķaçan kim öldük daħı olduķ ŧopraķ daħı süñükler; iy bayıķ biz ķoparınılmışlar mıvuz yirden?”
Ḳaçan biz ölsevüz ve ṭopraḳ ve süñük olsavuz, ikinci gine mi dirilürüz?didiler.
Məgər biz öldükdən, torpaq və sürsümük olduqdan sonra dirildiləcəyikmi?!
When we are dead and have become dust and bones, shall we then, forsooth, be raised (again)?
"What! when we die, and become dust and bones, shall we (then) be raised up (again)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |