25 Mayıs 2026 - 7 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hâkka Suresi 11. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnnâ lemmâ taġâ-lmâu hamelnâkum fî-lcâriye(ti)

Şüphe yok ki akıp giden gemide taşıdık sizi sular köpürüp coşunca.

Gerçek şu ki, su taştığı (ve deniz) kabardığı zaman (Nuh tufanında bile), o gemide (aslında) sizleri taşıyan Bizdik.

Ve bakın sizin atalarınızı Nuh tufanının suları bütün bentleri aşıp patladığında o akıp giden gemi ile biz taşıdık

Doğrusu, sular kabarınca, sizi gemilerde biz taşıdık.

Su kabardığında biz sizi akıp giden gemide taşıdık.

Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık;

Gerçekten biz, (Nûh zamanında) su taştığı vakit, sizi (varlığınıza sebep olan atalarınızı) gemide biz taşıdık;

Biz gerçekten sular azınca, sizi akıp giden bir gemide taşıdık.

Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

Sular taştığı zaman, biz sizi gemiye yükletmiş idik

(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.

Tûfân vukû’a geldiği vakit biz sizi ecdâdınızı bir gemiye vaz’ itdik.

11,12. Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

11,12. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

Bir zamanlar sular coştuğu vakit sizi gemide kuşkusuz biz taşıdık;

Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.

Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.

Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık

Şüphesiz, (Nûh zamanında meydana gelen tufanda) sular kabarınca, sizi (n atalarınızı, su üzerinde) akıp giden gemide (kudretimiz ile) biz taşıdık.

Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.

Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tâd haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.

Gerçek şu ki su taştığı zaman o akıp giden (gemi)de sizi biz taşıdık.

(Nûh tûfânında her tarafı) su bastığında, şübhesiz ki biz sizi akıp giden (gemi)de taşıdık.

11,12. Şüphesiz (Nuh zamanında,) sular taştığı vakit, sizi (atalarınızdan inanmış olanları) gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir öğüt (ibret) vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.

Su taşıp her tarafı kapladığında, biz sizi gemilerle taşımıştık.

Su baskını olunca sizi gemi ile Biz taşıdık,

11, 12. Su taştığı zaman, bu hâdise size ibret olsun, kulağınızda küpe kalsın diye sizi [¹] gemiye taşıdık.

[1] Tufanda babalarınızı.

Muhakkak ki sular kabarıp taştığı zaman yüzüp giden (gemide) taşımıştık.

Şüphesiz su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.

Nûh tufanı sırasında gökten boşanan ve yerden fışkıran sular taşıp dağları tepeleri kapladığında, sizi dalgalar üzerinde akıp giden bir gemide taşıyıp kurtarmıştık.

Biz, Sular azgınlaşınca, sizi "Akıp Giden Gemi"de taşıdık.

Sular kabarınca sizi, gemiye aldık.

Şüphesiz yeryüzüne su baskınları olduğu zaman sizi gemiyle biz taşıdık!

Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

11,12. Sular kabardığı zaman bu (helâk) olayı (ileride) sizlere bir uyarı olsun ve duyduğu şeyden ibret alabilen kulaklar¹ iyice duysun diye, sizi o (Nuh’un) gemisinde Biz taşıdık.²

1 Buradaki, “kulak” kelimesi, “dinlediklerini aklında tutan, âhireti inkârın sonunun ne kadar korkunç olacağını unutmayan dinleyicilerden” kinâyedir.2... Devamı..

[Ve] bakın: [Nûh tufanının] suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi ⁶ o gemi ile Biz [güvenli bölgelere] taşıdık,

6 Yani, (bütün klasik müfessirlerin ittifakı ile) “sizin atalarınızı”.

Nuh Tufanında sular taştığı zaman atalarınızı da gemide biz taşımıştık. 10/90

Şüphesiz o su çığırından çıkıp tuğyan ettiğinde[⁵²⁸¹] sizi gemide taşıyan Bizdik;[⁵²⁸²]

[5281] Zımnen: İnsan çığırından çıkıp tuğyan edince su da çığırından çıkıp tuğyan eder; tuğyan olan yerde tufan olur. Tağâ, “suyun yatağından taşması”... Devamı..

11,12. Şüphe yok ki, su bastığı zaman (Nuh tufanında) sizin -mümin olan- atalarınızı, sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, anlayışlı kulaklar duysun bellesin diye, gemide biz taşıdık.

(Bilmeniz gerekir ki, bu ceza ve mükâfat ile kalınmayacak Rabbinizin ilahi adaleti kıyâmet gününde tecelli edecektir, nitekim)

Şüphesiz ki biz sizi o (tufandaki) su azmaya başladığında akıp (yüzen bir gemi ile) taşımıştık.

Şüphe yok ki, su taştığı zaman sizi o akan gemiye Biz yükledik.

11, 12. Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. [36, 41-42; 43, 12-14; 16, 14; 35, 12]

Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden(gemi)de taşıdık.

11,12. Sular taşub tuğyân idildiği zamân, size mev'iza ve hıfz idici, kulağınıza küpe kılmak üzere sizi (ecdâdınızı) gemiye yükletdik.

Sular kabarınca (Nuh’un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.

Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.

Sular taştığında sizi gemiye bindirdik:

Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,

Darvoqe, Biz suv tug‘‎yonga kelgan vaqtida sizlarni Nuh payg‘‎ambar yasagan kemada ko‘‎tardik.

bayıķ biz ol vaķt kim ḥaddan geçdi śu bindürdük sizi gemiye.

Ol vaḳt ki ṣu ḳaynadı, ṭūfān oldı. Götürdük sizi Nūḥ gemisinde.

Həqiqətən, hər tərəfi su basdığı zaman (Nuhun tufanı qopduqda) sizi gəmiyə Biz daşıdıq.

Lo! when the waters rose, We carried you upon the ship

We, when the water (of Noah´s Flood) overflowed beyond its limits,(5645) carried you (mankind), in the floating (Ark),

5645 It was a widespread Flood. Cf. 7:59-64; also 11:25-49. Noah was ridiculed for his preparations for the Flood: see 11:38, n. 1531. But Allah had c... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.