Felemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ
Ateşe doğru gidince ona seslenildi: Ey Musa.
Nitekim ona (ateşin yanına) gidince, kendisine "Ey Musa!" diye nida edildi;
Fakat ateşe yaklaşınca, bir ses O'na: “Ey Musa!” diye seslendi.
Ateşin yanına vardığı zaman:
“Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Onun yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi.
Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: 'Ey Musa.'
Ateşe vardığı zaman, şöyle çağrıldı: “Ey Musa!
Musa ateşe yaklaşınca: “Ey Musa!” diye ona seslenildi:
Mûsâ ateşin yanına gelince, “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
11,12. Oraya vardığında, «Ben senin Tanrınım, çıkar ayakkaplarını, Kutsal Tuvâ deresinde bulunuyorsun!» diye hemen bir ses geldi Musa'ya
11.12.Musa ateşin yanına varınca, ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim, ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”
11,12. Yaklaşdığı vakit "Yâ Mûsâ! Ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar, mübârek (Tuvâ) vadisinde bulunuyorsın." didi.
Musa ateşin yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi:
Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ!”
Onun yanına geldiğinde kendisine “ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:
Oraya varınca, "Ey Musa!," diye seslenildi.
Ateşe vardığı zaman şöyle çağrıldı: "Ey Musa!
Vaktâki ona vardı kendine şöyle nidâ olundu
Ateşin yanına varınca, ona (keyfiyetsiz kelâmımız ile) “Ey Mûsâ!” diye nida ettik.
Oraya varınca, “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
İşte (Musa) ona gidince kendisine (şöyle) nida olundu: «Ey Musa».
Nihâyet ona gelince kendisine: “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): ‘’Ey Musa!’’ diye seslenildi.
Musa ateşin yanına gelince “Ya Musa!” diye seslenildi.
Musa ateşin yanına varınca ona şöyle ünledi:
Musa ateşe varınca ona şöyle nida olundu: «— Musa!
Oraya gelince, “Ey Musa!” diye kendisine seslenildi.
Nitekim ona gidince, “Ey Musa!” diye kendisine seslenildi.
Ve ateşe yaklaşınca, “Ey Mûsâ!” diye bir ses duyuldu:
Oraya geldiğinde: -"Ey Musa!" diye seslenildi.
Ateşe yaklaşınca: " Musa! " dedi tatlı bir ses.
Ateşin yanına gelince ona "Ey Musa!"
Oraya ulaştığında (tarafımızdan) kendisine şöyle seslenilmişti:
(Mûsa) ateşin yanına varınca (ona): “Ey Mûsa!” diye seslenildi.
Nihayet ateşin yanına geldiğinde kendisine: Ey Musa! Diye seslenildi. 27/7...13, 28/29...36
Fakat ateşe yaklaşınca ona (gaipten) “Ey Musa!” diye seslenildi;[²⁵⁵⁴]
Ateşin yanına varınca, kendisine: "Ey Musa!..
Ne zaman oraya (ateşe) vardı, "Ey Musa" diye seslenildi.
Vaktâ ki, ateşin yanına geldi. «Ya Mûsa!» Diye nidâ olundu.
Ateşin yanına varınca birden: “Mûsâ! ” diye nida edildi.
(Musa), o(ateşin yanı)na gelince kendisine "Ey Musa!" diye seslenildi.
Mûsâ ateşin yakınına geldikde: "Yâ Mûsâ" diye nidâ olundı.
Ateşin yanına varınca “Musa!” diye bir ses yükseldi.
Ateşin yanına geldiği zaman:-Ey Musa! diye seslenildi.
Ateşin yanına geldiğinde, “Ey Musa!” diye seslenildi.
Onun yanına geldiğinde kendisine "Mûsa!" diye seslenildi.
Vaqtiki, u olov yaqiniga kelgach: “Ey Muso!” – deb nido qilindi.
pes ol vaķt kim geldi mūsā oda ķıġrıldı “iy mūsā !”
Pes ol vaḳt kim geldi oda, nidā olundı Mūsāya ki yā Mūsā.
(Musa) odun yanına yetişdikdə belə bir nida gəldi: “Ya Musa!
And when he reached it, he was called by name: O Moses!
But when he came to the fire, a voice was heard: "O Moses!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |