25 Kasım 2020 - 9 Rebiü'l-Ahir 1442 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ المعَارج / Me’âric Suresi
٥٦٩ - 569
29. Cüz / الجزء ٢٩
فَلَٓا
hayır
اُقْسِمُ
yemin ederim ki
بِرَبِّ
Rabbine
الْمَشَارِقِ
doğuların
وَالْمَغَارِبِ
ve batıların
اِنَّا
bizim
لَقَادِرُونَۙ
gücümüz yeter
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ
onları değiştirmeğe
خَيْراً
daha hayırlısıyla
مِنْهُمْۙ
kendilerinden
وَمَا
ve değiliz
نَحْنُ
biz
بِمَسْبُوق۪ينَ
önüne geçilecek
فَذَرْهُمْ
bırak onları
يَخُوضُوا
dalsınlar
وَيَلْعَبُوا
ve oynasınlar
حَتّٰى
kadar
يُلَاقُوا
kavuşuncaya
يَوْمَهُمُ
günlerine
الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ
kendilerine va'dedilen
يَوْمَ
o gün
يَخْرُجُونَ
çıkarlar
مِنَ الْاَجْدَاثِ
kabirlerden
سِرَاعاً
hızlı hızlı
كَاَنَّهُمْ
onlar gibidirler
اِلٰى
doğru
نُصُبٍ
dikilenlere (putlara)
يُوفِضُونَۙ
koşuyorlar
خَاشِعَةً
korkulu
اَبْصَارُهُمْ
gözleri
تَرْهَقُهُمْ
onları bürümüş
ذِلَّةٌۜ
alçaklık
ذٰلِكَ
işte budur
الْيَوْمُ
gün
الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
onlara va'dedilen
سُورَةُ نُوح
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٢٨ ايَةً - الترتيب الوحي ٧١
اِنَّٓا
biz
اَرْسَلْنَا
gönderdik
نُوحاً
Nuh'u
اِلٰى قَوْمِه۪ٓ
kavmine
اَنْ
diye
اَنْذِرْ
uyar
قَوْمَكَ
kavmini
مِنْ قَبْلِ
önce
اَنْ يَأْتِيَهُمْ
onlara gelmeden
عَذَابٌ
bir azab
اَل۪يمٌ
acı
قَالَ
dedi
يَا قَوْمِ
ey kavmim
اِنّ۪ي
şüphesiz ben
لَـكُمْ
sizin için
نَذ۪يرٌ
bir uyarıcıyım
مُب۪ينٌۙ
açık
اَنِ اعْبُدُوا
kulluk edin
اللّٰهَ
Allah'a
وَاتَّقُوهُ
ve O'ndan korkun
وَاَط۪يعُونِۙ
ve bana da ita'at edin
يَغْفِرْ
bağışlasın
لَـكُمْ
sizin için
مِنْ
bir kısmını
ذُنُوبِكُمْ
günahlarınızdan
وَيُؤَخِّرْكُمْ
ve sizi ertelesin
اِلٰٓى
kadar
اَجَلٍ
bir süreye
مُسَمًّىۜ
belli
اِنَّ
zira
اَجَلَ
süresi
اللّٰهِ
Allah'ın
اِذَا
zaman
جَٓاءَ
geldiği
لَا يُؤَخَّرُۢ
ertelenmez
لَوْ
keşke
كُنْتُمْ
olsaydınız
تَعْلَمُونَ
bilenlerden
قَالَ
dedi
رَبِّ
Rabbim
اِنّ۪ي
ben
دَعَوْتُ
da'vet ettim
قَوْم۪ي
kavmimi
لَيْلاً
gece
وَنَهَاراًۙ
gündüz
فَلَمْ يَزِدْهُمْ
onların artırmadı
دُعَٓاء۪ٓي
benim da'vetim
اِلَّا
başka bir şey
فِرَاراً
kaçışlarından
وَاِنّ۪ي
ve ben
كُلَّمَا
her nezaman
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettimse
لِتَغْفِرَ
bağışlaman için
لَهُمْ
onları
جَعَلُٓوا
koydular
اَصَابِعَهُمْ
parmaklarını
ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ
kulaklarına
وَاسْتَغْشَوْا
ve başlarına çektiler
ثِيَابَهُمْ
örtülerini
وَاَصَرُّوا
ve direttiler
وَاسْتَكْبَرُوا
ve böbürlendiler
اسْتِكْبَاراًۚ
kibirle
ثُمَّ
sonra
اِنّ۪ي
ben
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettim
جِهَاراًۙ
açıkça
ثُمَّ
sonra
اِنّ۪ٓي
ben
اَعْلَنْتُ
açıktan söyledim
لَهُمْ
onlara
وَاَسْرَرْتُ
ve gizli söyledim
لَهُمْ
onlara
اِسْرَاراًۙ
sır olarak
فَقُلْتُ
dedim
اسْتَغْفِرُوا
mağfiret dileyin
رَبَّكُمْ
Rabbinizden
اِنَّهُ
çünkü O
كَانَ غَفَّاراًۙ
çok bağışlayandır


٥٦٩ - 569

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.