18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 92. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Mâ lekum lâ tentikûn(e)

Ne oldu size, niçin konuşmuyorsunuz?

(Hayret nasıl aciz ilahlarsınız!) "Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?" (diye çıkışmıştı.)

Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?” dedi.

“Derdiniz ne ki, konuşmuyorsunuz?”

"Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?"

“Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?”

Ne oluyor size, konuşmuyorsunuz?”

“Ne oluyor size, neden konuşmuyorsunuz?”

“Neyiniz var; konuşmuyorsunuz!”

91,92. Gizlice, İbrahim putlara giderek: «Yiyip içmez misiniz? Niçin söylemezsiniz?»

(İbrahîm putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.

91,92. Gizlice putların yanına gitdi: "Niçün yemiyorsunuz? Niçün lakırdı söylemiyorsunuz?" didi.

91,92. O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

“Ne diye konuşmuyorsunuz?”

“Neyiniz var, niçin konuşmuyorsunuz?”

91, 92. Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.

"Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?"

(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).

Neyiniz var söylemiyorsunuz

(Dedi ki:) “Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?”

İbrâhîm [aleyhisselâm] putların yemek yiyemeyeceğini ve konuşamayacağını biliyordu. Ancak insanların elleri ile yaptıkları bu taştan ve tahtadan nesne... Devamı..

Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?

«Ne oluyor size konuşmuyorsunuz»?!

“Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?”

“Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?”

91 , 92, 93. Yavaşça (kimselerin bulunmadığı o anda) onların put ve sahte ilahlarına yaklaştı da, (önünüze kutsallaştırılmak üzere konulmuş bu türlü türlü güzelim yemeklerden) "neden yemiyorsunuz, yoksa konuşamıyor musunuz?" diyerek onların üzerlerine yürüyüp güçlü bir darbe indirdi.

(Ey ilahlar) Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?

Hem size ne oldu da böyle konuşmuyorsunuz?"

Niye söz söylemiyorsunuz?

“Ne diye konuşmuyorsunuz?”

“Size ne oluyor da konuşmuyorsunuz?”

“Neyiniz var sizin, niçin konuşmuyorsunuz?” Hâliyle, putlardan bir cevap çıkmadı.

Size ne oluyor; konuşmuyorsunuz?.

90,91,92. Bunun üzerine ondan ürküp kaçtılar. // Sonra kalkıp putlara yöneldi ve: " Yemez misiniz! // Neyiniz var konuşsanıza! " dedi.

"Neyiniz var? Niye konuşmuyorsunuz?" dedi.

91,92. (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) “Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?” demişti.

91,92. Bunun üzerine (o,) onların ilâhlarının yanına gizlice varıp: “(Şu önünüzdekileri) yemiyor musunuz?¹ Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.

1 Bu ifâdeden; o kâfirlerin, putlarının önüne kurban veya çelenk gibi şeyler koydukları anlaşılmaktadır. Ayrıca Hz. İbrahim’in bu sözleri, o putların ... Devamı..

Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?” dedi.

– Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz? 21/52...68

“Size ne oldu böyle, yoksa konuşamıyor musunuz?”

“Ne o, konuşmuyor musunuz?" (diliniz yok mu cevap versenize) dedi.

Size ne oldu ki konuşmuyorsunuz?

«Size ne oluyor ki, konuşamıyorsunuz?»

91, 92. O da çaktırmadan putların yanına sokuldu. Onlara takdim edilmiş öylece duran yemekleri görünce: “Buyursanıza, neden yemiyorsunuz? ” Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz? ” dedi.

Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?

"Size ne oldı ki söz söylemiyorsunuz?" didi.

Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?”

Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?

“Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?”

"Neniz var ki, konuşmuyorsunuz!"

Sizlarga nima bo‘‎ldi, gapirmaysizlar?!

“nedür size söylemezsiz?

Ne oldı size ki söylemezsiz? didi.

Sizə nə olub ki, danışmırsınız?”

What aileth you that ye speak not?

"What is the matter with you that ye speak not (intelligently)?"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.