2 Haziran 2026 - 15 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 90. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kemâ enzelnâ ‘alâ-lmuktesimîn(e)

Nitekim bölükbölük olanlara da indirmiştik.

Tıpkı o (dinlerini) taksim edicilerin (kolay tarafını alıp zor kısmını bırakıverenlerin) üzerine indirdiğimiz (azapla sizi de uyarmaya geldim).

Nitekim bölük bölük olanlara, veya kendilerine indirilen kitabı parçalara ayırıp bir kısmına inanıp, bir kısmını reddedenlere de kitap indirmiştik.

Nitekim kutsal kitapların hükümleri arasında ayırım yapanlara, bir kısım hükümlerini dışlayarak ihtilaf çıkaranlara da sorumluluklarını tevdi eden kitap indirmiştik.

bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 19/211-212.

O (kitabı) parçalara ayıranlara indirdiğimiz gibi! [5]

5."Size de azap indirebiliriz."

Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

Tıpkı o Yahudi ve Hristiyanlara indirdiğimiz (azap) gibi.

Nitekim (dinî emirleri kendine göre) bölenlerin başına (azap) indirdik.

“Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir.”

90,91. Nitekim, kitabı üleşenlerle; Kur'anı bölüşenlere azap indirdiğimiz gibi

Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!

90, 91. Kur’ân’ın ba’zı aksâmını red idenleri, Kur’ân’ı kısımlara ayıranları tecziye ideceğiz.

90,91,92,93. Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

Nitekim biz, bölüp parçalayanları cezalandırdık.

Nitekim biz, komplo kuranlara (azabı) indirmişizdir.

Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.

(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere

(Ey müşrikler!) Biz, (bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak veya içindeki âyet-i kerîmelerini tahrif ederek kitaplarını) kısımlara ayıran (yahûdî ve hıristiyan) lara (azap) gönderdiğimiz gibi (size de azap göndermeye kadiriz.)

Muktesimlere¹ indirdiğimiz şey gibi.

1- Daha önce kitaplarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak, onu parça parça edenlere.

90,91. Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'ânı parçalayanlara da (öyle azâb) indirmişdik.

Vaktiyle biz, (kitaplarını) bölüp parçalayanlara indirmiştik;

Nitekim, o taksîm edicilere (kendilerini sakındırdığın azâbı) indirmişizdir.(2)

(2)“Taksim ediciler”den murad: Hac ve panayır vakitlerinde sokakları taksîm ederek, insanları İslâm’dan men‘ etmeye çalışan Mekke müşrikleri veya Tevr... Devamı..

Nitekim biz bölüp parçalayanlara (kitap ehline mesajlarımızı) indirdiğimiz gibi (sana da o yüce Kur’an’ı indirdik).

Daha önceki ayrılıklara düşmüş olanlara indirdiğimiz kitaplar gibi,

Nasıl ki parçalara ayrılanlara da böyle uyarıcılar göndermiştik.

Azaptan korkunuz. Nitekim buluşanlara [¹³] azap indirmiştik.

[13] Yahud ve Nasara ki Kitabın bazısına inanmışlar, bazısını inkâr etmişlerdi, yahut hac mevsiminde halkı imandan men etmek üzere Mekke yollarını ara... Devamı..

Nitekim Biz, (kendi kitaplarını) parçalara ayıranlara da (kitap) indirdiğimiz gibi,

Parça parça edenlere indirdiğimiz (azap) gibi (diğer Mekke putperestlerine de azap indiririz).

(Rivayette yer aldığına göre Kureyş kâfirlerinden bir grup, hac mevsiminde Mekke’nin giriş noktalarını tutarak gelen insanları Peygamber’e iman etmekt... Devamı..

Ey insanlar! İşte size mesajımızı gönderdik, tıpkı daha önce kendilerine gönderilen kutsal Tevrat, Zebur ve İncil’i tahrif ederek düşman gruplara ayrılan o bölücülere indirdiğimiz gibi.

Taksim Edenler’e / Kısım Kısım Ayıranlar’a indirdiğimiz gibi!.

Resulüm! vaktiyle biz bu imkânları, bölücülere de sağlamıştık:

Buna rağmen inkârcılar uyarılarımıza inanmaz, ayetlerimize karşı tuzak kurarlarsa; Hicr, Eyke ve Lut halkını cezalandırdığımız gibi inkâr edenleri de cezalandırırız.

Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir. [*]

Bu ayette mesaj, Hz. Salih’in kavmiyle ilişkilendirilmelidir. Nitekim Semûd kavmi Hz. Salih’e suikast düzenlemek için aralarında yemin etmişlerdi. Nem... Devamı..

89,90. Ve tıpkı (kitaplarını işlerine geldiği gibi) kısımlara ayıranlara indirdiğimiz (uyarıcılar) gibi: “Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.” de.

[Bir ilahî kelâm bağışladık sana], ⁶⁶ tıpkı onu [sonradan] bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi, ⁶⁷

66 Hem cümlenin oldukça kapalı (îcâz taşıyan) başlangıcına açıklık getirmek için, hem de ayetin, önceki ayetle ve daha geriye giderek 87. ayetle olan ... Devamı..

Tıpkı daha önce vahyi parça parça edenlere indirdiğimiz gibi. 17/105-106, 25/32, 41/43

(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere[²⁰⁷⁴] indirdiğimiz gibi.

[2074] Parantez içi açıklamamız, bu âyetin 87. âyete zımnî bir atıfla bağlantılı olduğu görüşüne dayanmaktadır (Zemahşerî). “Paramparça edenlerden” ka... Devamı..

90,91. (Nitekim) Biz, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak suretiyle, onu taksim etmeye (bozmaya) yeltenenlere (kitap ehline) azap indirmiştik.

Tıpkı bölücülerin üzerine azabı indirdiğimiz gibi (onlara da indireceğiz).

Nitekim (o azabı,) taksimcilerin üzerlerine indirmiştik.

90, 91. Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur'ân'ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.

Muktesimîn: bölüşenler, bölenler veya yemin edenler mânalarına gelir. İlk mânaya göre: Kur’ân’ı kısım kısım ayırarak bir kısmını kabul, öbür kısmını r... Devamı..

(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!

90,91- Sizi öyle bir 'azâbla korkudırım ki Kur'ân'ı uzuv uzuv idenler ve kısımlara ayıranlar üzerine onı göndeririz.

Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.

Bölücülere indirdiğimiz gibi...

Nitekim, bölüşenlerin üzerine de azap indirmiştik.

Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.

Xuddi ilgari ahli kitobdan hukmlarning oson qismini olib, qiyinini chetga surib, taqsimlab oluvchilarga nozil qilganimizdek.

90-91. nitekim indürdük üleşiciler üzere anlar kim ķıldılar ķur’ān’ı bölükler.

Nite kim indürdük yolları bölük bölük idenler üstine.

Eynilə (Qur’anı) bölənlərə endirdiyimiz (əzab) kimi!

Such as We send down for those who make division,

(Of just such wrath) as We sent down on those who divided (Scripture into arbitrary parts),-(2013)

2013 The Commentators differ as to the precise significance of verses 90 and 91. Are the persons referred to in the two verses the same, or different... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.