Vemâ lenâ lâ nu/minu bi(A)llâhi vemâ câenâ mine-lhakki venatme’u en yudḣilenâ rabbunâ me’a-lkavmi-ssâlihîn(e)
Zaten Rabbimizin bizi de iyi insanlara katmasını umup dururken ne oluyor bize ki Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?
"Hem (derler ki:) Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah’a ve bize Hakk’tan gelen (Kur’an’a ve Resulüllah’a) inanmayalım?"
Bize ne oluyor da, Allah'a ve bize gelen gerçeklere inanmayalım? Halbuki Rabbimizin, bizi iyi ve dürüst kişiler topluluğuna katmasını şiddetle arzulamaktayız.”
“Niçin, Allah'a ve bize gelen hak kitaba, doğru bilgilere, hakça düzeni getiren Kur'ân'a iman etmeyelim? Rabbimizin bizi dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlarla, sâlih kullarla birlikte cennete koymasını arzu etmiyor muyduk?"
Rabbimizin bizi salihler topluluğunun arasına katmasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim!"
'Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize haktan gelene inanmayalım?'
Bütün emelimiz Rabbimizin bizi sâlih kimseler arasına koyması iken, neye biz Allah'a ve bu bize gelen Peygamberle Kur'an'a iman etmiyelim?”
Rabbimizin, iyiler toplumu ile bizi (Cennete) koyacağını umarken, neden Allah’a ve bize gelen hak ve hakikate inanmayalım?” derler.
“Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde, nasıl Allah'a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?”
Bize ne oldu ki, Allah katından gerçekten gelene inanmıyoruz? Tanrımızdan bizi onatlara katmasını umarız» demektedirler
Ve “Bize ne oluyor ki, Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve resul)e inanmayalım!”
"Niçün Allâh’a ve ândan gelen hakîkatlere inanmıyalım? Niçün sâlihler meyânına bizi de idhâl itmesini arzu iylemiyelim? dirler.
83,84. Peygambere indirilen Kuran'ı işittiklerinde, gerçeği öğrenmelerinden gözlerinin yaşla dolarak, "Rabbimiz! İnandık, bizi de şahidlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?" dediklerini görürsün.
“Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?”
Bütün emelimiz rabbimizin bizi erdemliler topluluğuna dâhil etmesi olduğuna göre, Allah’a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim?”
«Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?»
"Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'a ve bize ulaşan gerçeklere inanmıyalım?"
"Hem biz Rabb'imizin bizi iyi kişilerle birlikte (cennete) sokmasını arzulayıp dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere inanmayalım!".
hem biz neye iyman etmiyelim Allaha ve bu bize gelen hakka: bütün emelimiz, Rabbimizin bizi salihîn zümresinin maıyyetine koyması iken
“Bütün emelimiz Rabbimizin bizi sâlih kimseler arasına koyması iken, ne diye biz, Allah’a ve bize gelen bu hakikate îmân etmeyelim!” (derler.)
“Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dâhil etmesi umut ve beklentisi içinde iken.”
«Zâten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını umub dururken ne diye Allah'a ve bize gelen hakıykata îman etmeyelim?».
“Zâten biz, Rabbimizin bizi sâlihler zümresiyle berâber (Cennete) koymasınıümîd ederken, neden Allah'a ve bize gelen hakka îmân etmeyelim?”
"Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve son elçi Muhammed’e) inanmayalım?"
“Biz, niçin Allah’a ve bize Hak tan gelene iman etmeyelim ki, aynı zamanda Rabbimizin bizi doğru işler yapan topluluklar arasına koymasını da umuyoruz” dediler.
"Allah’a, bize gelen doğruya ne diye inanmıyalım? Çalabımızın bizi doğruluktan ayrılmıyanlar ile birlikte Cennet’e sokmasını ne diye ummıyalım?"
“Hem biz Rabbimizin bizi iyi ve yararlı işler yapan [sâlihîn] topluluğun [kavm] arasına dâhil etmesini arzulayıp dururken, ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım!”
“Bize ne olmuş ki Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını arzularken Allah'a ve bize gelmiş olan gerçeğe iman etmeyelim?”
“Öyle ya,Rabb’imizin bizi dünya ve âhirette iyi insanların arasına katmasını ümitle bekleyip dururken, Allah’a ve O’ndan bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim ki?”
Bizim için ne var ki, Allah’a ve Hakk’tan bize gelmiş şeylere inanmayalım? Üstelik rabbimizin bizi Salihler’in (İyiler’in) arasına girdirmesini çok arzu ediyoruz.
Allah'a ve ayağımıza kadar gelen gerçeklere neden inanmayalım ki! İnşallah Tanrı'mız bizi de salihlerden eyler " diye diye dua ederler.
"Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken niçin Allah’a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?"
Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken Allah’a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyecekmişiz ki!” [*]
83,84. Sen onların Peygamber’e indirileni dinledikleri zaman, hakkı tanıdıklarından: “Ey Rabbimiz inandık öyleyse bizi de (bu dine) inananlarla beraber yaz. Biz, Rabbimizin bizi iyi kulları arasına sokmasını arzulayıp dururken Allah’a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım ki.” diyerek gözlerinin yaşla dolduğun görürsün.
Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allah’a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?”
“Ve Rabbimizin, bizi güzel kullarının arasına katmasını arzularken neden Allah’a ve bize gelen hakikate Kuran’a iman etmeyelim ki?” 61/14
Neden Allah’a ve bize gönderilen hakikate inanmayalım ki? Zira biz, Rabbimizin bizi erdemliler arasına katmasını dileriz!”
Rabbimizin bizi (cennette) salihler arasına katmasını umarken, neden Allah'a (vahdaniyetine) ve bize haktan gelene (Kur'an'a ve Allah'ın Peygamberine) iman etmeyelim” diye dua ve niyaz ederler.
Ve (yine derler ki) “Bize ne oluyor ki, Allah’a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim? Rabbimiz! Bizi salih bir topluma katmasını umuyoruz.”
«Ve biz ne için Allah Teâlâ'ya ve bize Hak'tan gelene imân etmeyelim? Halbuki, biz ümit ederiz ki, Rabbimiz bizi sâlihler olan kavim ile beraber (cennete) idhal buyursun.»
83, 84. Peygambere indirilen Kur'ân'ı dinledikleri vakit, onda âşinaları olan hakikate kavuşmaları sebebiyle gözlerinin yaşla dolup taştığını görür ve şöyle dediklerini işitirsin: “İman ettik ya Rabbena! Bizi de hakka şahitlik edenlerle beraber yaz! Bütün isteğimiz ve umudumuz, Rabbimizin bizi hayırlı insanlar arasına dahil etmesi iken, ne diye Allah'a ve bize gelen bu hakikate iman etmeyelim ki? ”
Biz, Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken neden Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?
"Biz ne içün Allâh'a ve onun tarafından bize gelen peygambere ve Kur'ân'a inanmayalım ve ne içün rabbimizin bizi sâlihler ile berâber cennete koymasını ümîd itmeyelim?" diler.
Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken, Allah’a ve bize gelen bu gerçeğe biz neden güvenmeyelim."
-Rabbimizin bizi salih toplumla birlikte (cennete) girdirmesini beklerken ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
“Rabbimizin bizi iyi ve hayırlı kullar arasına katması için can atarken, Allah'a ve haktan bize gelene niçin iman etmeyelim?”
"Rabbimizin bizi barışseverler arasına koymasını umup dururken, Allah'a ve Hak'tan bize gelene neden inanmayacakmışız?"
Ular: “Robbimiz bizlarni solih qavmlar qatoriga qo‘shishini orzu qilamiz-u, nima uchun endi bizlar Haqdan kelganga iymon keltirmasligimiz kerak?!” – deydilar.
“daħı n’oldı bize inanmazuz Tañrı’ya, daħı aña kim geldi bize ḥaķ daħı umaruz kim givüre bizi çalabumuz ķavm-ıla śāliḥler.”
Daḫı n’oldı bize ki īmān getürmez‐biz Tañrıya, daḫı bize gelen nesneyeḤaḳdan? Daḫı umaruz ki bizi givüre Çalabumuz ṣāliḥ ḳavmler içine.
Rəbbimizin bizi əməlisaleh camaatla birlikdə (Cənnətə) daxil etməsini umduğumuz halda, biz nə üçün Allaha və bizə haqdan gələnə inanmayaq?!
How should we not believe in Allah and that which hath come unto us of the Truth. And (how should we not) hope that our Lord will bring us in along with righteous folk?
"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we long for our Lord to admit us to the company of the righteous?"
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |