18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’râf Suresi 75. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâle-lmeleu-lleżîne-stekberû min kavmihi lilleżîne-stud’ifû limen âmene minhum eta’lemûne enne sâlihan murselun min rabbih(i)(c) kâlû innâ bimâ ursile bihi mu/minûn(e)

Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, aciz sayıp hor gördükleri kimselerden ona iman etmiş olanlara, siz Salih'i, Rabbinden gönderilmiş mi biliyorsunuz dediler. Onlar da biz dediler, onun vasıtasıyla gönderilenlere inandık.

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de kendilerince zayıf sayılanlara (müstaz’aflara alay kasıtlı): "Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini (kesinlikle) biliyor musunuz?" diye (sormuşlardı.) Onlar ise: "Biz gerçekten (onun kendisine de) onunla gönderilene (İlahi hüküm ve haberlere) de inananlarız" diye (yanıtlamışlardı).

O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçümseyip hor gördükleri inananlara: “Siz, Salih'in Rabbi tarafından gerçekten gönderildiğini biliyor musunuz?” dediler. Onlar da: “Doğrusu biz O'nunla ne gönderildiyse O'na iman edicileriz” diye cevap verdiler.

Kavminin büyüklük taslayan serkeş, zorba kodamanları, içlerinden zavallı bîçâre mü'minlere:
"- Sahi siz Sâlih'in Rabbi tarafından rasul olarak görevlendirilip gönderildiğini biliyor musunuz?" dediler. Onlar:
"- Biz onunla gönderilen dini hükümlere, mucizelere de inanan mü'minleriz" dediler.

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri içlerindeki zayıf düşürülmüşlerden (mustaz'aflardan) iman edenlere: "Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş biri olduğunu biliyor musunuz?" dediler. Onlar da: "Biz onunla gönderilene iman edenleriz" dediler.

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: 'Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?' Onlar: 'Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız.' dediler.

Salih'in kavminden imana gelmeyip kibirlenenler, içlerinden iman eden zayıflar için, alay yollu, şöyle dediler; “- Siz Salih'in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğunu biliyor musunuz?” Onlar da: “- Biz, doğrusu, onunla gönderilen her şeye iman edenleriz.” dediler.

Milletinden, büyüklük taslayan o ileri gelenler, iman eden ve zayıf bırakılanlara dediler ki: “Gerçekten Salih’in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” Onlar: “Biz, onun getirdiği mesajlara inanıyoruz” dediler.

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri inananlara dediler ki: “Siz Sâlih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” Onlar da, “Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız” dediler.

Ulusu arasından büyüklenen uluları, arık gördükleri inanlı kimselere dediler ki: «Siz Salih'in, Allah katından, peygamber geldiğini biliyor muşuz?», Onlar da dediler ki: «Onunla gönderilen her şeye inanmışız»

(Salih’in bu çağrısına karşılık) kavminden imana gelmeyip kibirlenenler, içlerinden iman eden zayıflar için, alay yollu, şöyle dediler: “Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna inanıyor musunuz?” Onlar da: “Doğrusu biz, (ona ve) onun aracılığıyla gönderilen her şeye iman ediyoruz” dediler.

Semûd’ların mütekebbir rüesâsı îmân idenleri kendilerinden za’îf ’add iderek didiler ki: "Sâlih’in rabbiniz tarafından gönderilmiş oldığına emin misiniz?" didiler. Ânlar da "Evet ânın me’mûriyetine inanıyoruz" cevâbını virdiler.

Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarından iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere, "Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz?" dediler, onlar da, "Doğrusu biz onunla gönderilene inanıyoruz" dediler.

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler.

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri kesimden inananlara dediler ki: “Siz Sâlih’in, rabbi tarafından gönderildiğine gerçekten inanıyor musunuz?” Onlar da, “Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inanırız” dediler.

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri inananlara, "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz," dediler. Onlar da: "Biz onun getirdiği mesaja inanıyoruz," dediler.

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen müminlere: "Siz, dediler, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.

Kavmi içinden kibirlerine yediremiyen cumhur cemaat o hırpalanmakta olanlara, onlardan iyman eden kimselere, siz, dediler, Salihin hakıkaten rabbı tarafından gönderilmiş olduğunu biliyormusunuz? Biz, dediler: doğrusu onun gönderildiği şeye mü'minleriz

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden îmân edip de kendilerince zayıf (ve hor) gördükleri mü’minlere dediler ki: “Sâlih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini (kesin bir şekilde) biliyor musunuz?” Onlar, “Biz gerçekten (ona ve) onunla gönderilene inananlarız.” dediler.

Halkının büyüklük taslayan meleleri¹, içlerinden iman eden mustazaf'lara²: “Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?” dediler. Onlar da: “Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz.” dediler.

1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı. 2- Güçsüzlere, zayıf ve hor görülenlere, küçümsenenlere.... Devamı..

Onun kavminden (îman etmeyi) kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri de kendilerince hor görünenlere, onların içinden îman edenlere şöyle dedi (ler): «Siz, Saalihin gerçekden Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz»? Onlar da: «Biz, dediler, doğrusu onunla ne gönderildiyse ona îman edicileriz».

Kavminin büyüklük taslayanlarından önde gelenler, onlardan iman eden zayıf bırakılmışlara dediler ki: “Salih’in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” Onlar: “Biz onunla gönderilene inananlarız.” dediler.

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, o zayıf bırakılmış (horlanmış)olanlara, içlerinden îmân edenlere (alay ederek) dedi ki: “(Siz) gerçekten Sâlih'i Rabbi tarafından gönderilen biri olarak mı biliyorsunuz?” (Onlar da:) “Şübhesiz ki biz, onunla gönderilen (herşey)e îmân eden kimseleriz!” dediler.

Kavminin ileri gelenlerinden (üstünlük taslayarak) kibirlenmiş olanlar (halkı ezen, sömüren, kurdukları kölelik düzeninin yıkılacağından korkan, zorba ve diktatörler), âciz sayıp hor gördükleri (müstaz’af) kimselerden ona (Salih’e) inanmış olanlara (alay ederek)’’ Siz gerçekten Salih’i, Rabbi tarafından gönderilmiş biri olarak mı biliyorsunuz?’’ dediler. Onlar da,’’Biz şüphesiz, onunla gönderilene inananlarız” dediler.*

(*) Müstekbir; Büyük oldu, büyüklük tasladı anlamındaki (كَبُرَ) fiilinden etken sıfat fiilidir. Cahiliyye toplumlarında toplumun azgınlığını meydana... Devamı..

Kavminden Allah’ın mesajlarına karşı büyüklük taslayanlar, Salih’in getirdiği vahye iman etmiş kavminin zayıf ve güçsüz bırakılmış olanlarına (alaylı bir şekilde) dediler ki ”Salih’in Rabbi tarafından elçi olarak gönderilmiş birisi olduğunu biliyor musunuz?” Onlarda “Salih ile beraber gönderilene inananlarız” dediler.

Ulusunun büyüklük taslıyan ileri gelenleri kendilerinden küçük gördüklerine dediler: "Gerçekten siz Salih’in çalabı yönünden gönderilmiş bir elçi olduğunu biliyor musunuz?" Onlar da dediler: "Doğrusu, biz onunla ne gönderildiyse ona inanıyoruz."

Kavminin içinden imanı kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri, yine kendilerinden olup zayıf addettikleri mü/minlere istihza ile «— Salih/i Rabbi tarafından gönderilmiş biri mi biliyorsunuz?» dediler. Onlar da «— Biz onunla ne gönderilmiş ise ona iman getiriyoruz» dediler.

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, içlerinden inanmış olan zayıflara: “Siz Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş biri olduğundan emin misiniz?” dediler. Onlar da “Elbette biz onunla gönderilen şeylere inananlarız” dediler.

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarından iman eden zayıf bırakılmış kimselere, “Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Şüphesiz biz onun gönderildiği şeye iman edicileriz” dediler.

Salih’in bu çağrısına karşılık, halkı içerisinden, onların emeğini sömürerek elde ettikleri güç ve servetle küstahça üstünlük taslayan ve Allah’a boyun eğmeyi kibirlerine yediremeyen ileri gelenler; ezilmiş, sömürülmüş ve geri bırakılmış kesimdeki inançlı insanlara, “Siz, gerçekten de Sâlih’in Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğunu mu düşünüyorsunuz? Sakın o, sizi kullanarak iktidarı ele geçirmek isteyen bir mâceraperest olmasın?” dediler. Onlar da, “Doğrusu biz, onun aracılığıyla gönderilen o dosdoğru inanç sistemine yürekten inanıyoruz!” diye cevap verdiler.

Onlardan inanmış kimseler için zayıf düşürülmüş (ezilmiş) olanlara, kavminden olan büyüklük taslamış Mele’ / İleri Gelen Takım: -"Salih’in, rabbi tarafından bir gönderilmiş (rasûl) olduğunu biliyor musunuz?" dediler.
-"Biz, onunla gönderilmiş olan şeylere inanmışız" dediler.

Halkın burunları havada üs yöneticileri, alt tabakadan maddî durumları zayıf olan inançlı kesimine hitaben: " Salih'in gerçekten Tanrı’ elçisi olduğuna inanıyor musunuz? " Halk: " Evet. Onun getirdiklerine inanıyoruz " deyince

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: "Siz Salih’in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar; "Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız!" dediler.

Kavminden kibirli yöneticiler zayıf düşürülmüşlere yani içlerinden iman edenlere “Siz Salih’in Rabbinden gönderilen bir (elçi) olduğunu (gerçekten) biliyor (buna inanıyor) musunuz?” diye sormuşlardı. Onlar da “Şüphesiz ki biz onunla gönderilen her şeye inanıyoruz.” demişlerdi. [*]

Bu ve benzer örneklerde sözü edilen “zayıf düşürülenler” her zaman bu baskıya boyun eğmiş de değillerdir. Nitekim Firavun’un karşısına dikilen büyücül... Devamı..

Toplumunun büyüklük taslayan¹ ileri gelenleri, ezilenlerden² îman etmiş olanlarına:³ “Siz, Salih’in Rabbi tarafından (peygamber olarak) gönderildiğini gerçekten biliyor musunuz?” dediler. (Onlar da): “(Evet) doğrusu biz onunla gönderilenlere îman ediyoruz!” dediler.

1 Müstekbir: Büyük oldu, büyüklük tasladı anlamındaki (كَبُرَ) fiilinden etken sıfat fiilidir. Cahiliyye toplumlarında toplumun azınlığını meydana get... Devamı..

Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: “Siz Salih’in [gerçekten] Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?” dediler. Onlar da: “Elbette inanıyoruz o’nun getirdiği habere” ⁶⁰ diye cevap verdiler.

60 Hz. Salih’in getirdiği haberin kendi muhtevası, Hz. Salih’in görevi konusunda, ayrıca batınî ya da mucizevî bir “delile” ihtiyaç bırakmaksızın bu m... Devamı..

Kavminin büyüklük taslayanlarından ileri gelenleri, zayıflar arasından iman edenlere dediler ki: – Siz Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna inanıyor musunuz? Onlar: – Elbette biz ona ve onunla birlikte gönderilen vahye iman edip mümin olmuş kimseleriz, dediler. 13/43, 23/24

Toplumunun güçsüzlere karşı büyüklük taslayan seçkinleri, ezilenler arasındaki inanan kimselere dediler ki: “Siz Sâlih’in Rabbi tarafından gönderildiğine inanıyor musunuz?” Onlar “Elbette” dediler, “biz onunla gönderilene de iman etmiş kişileriz!”

Kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen elebaşları ise, -hakir gördükleri- iman edenlere "Siz Salih'in gerçekten Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğu inancını mı taşıyorsunuz? dediler. (Onları doğru yoldan alıkoymaya yeltendiler fakat) Onlar: "Biz kuşkusuz, iman edenleriz, (o deveye asla kötülük yapmayız)" diye cevap verdiler.

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, iman eden güçsüzlere dediler ki: “Sâlih’in Rabbi tarafından gönderildiğini gerçekten biliyor musunuz?” Onlar da dediler ki: “Evet, şüphesiz ki biz onunla gönderilene iman ediyoruz.”

Kavminden mütekebbir bulunan bir cemaat, onlardan hakîr görülenlere, onlardan imân edenlere dedi ki: «Siz, Sâlih'i hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş mi bilirsiniz?» Onlar da dediler ki: «Biz şüphe yok, O'nunla gönderilmiş olan şeye inanmışlarız».

Kavminden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görünen müminlere alay yollu: “Siz, gerçekten Salih'in Rabbi tarafından size elçi olarak gönderildiğini biliyor musunuz? ” dediler. Onlar da: “Elbette, biz onunla gönderilen her şeye inandık, iman ettik. ” diye cevap verdiler.

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.

Kavminden büyüklük taslayanlar zu'afâ ve 'aceze 'add itdikleri mü'minlere müstehziyâne bir sûretde: "Biliyor mısınız ki Sâlih rabbi tarafından rasûldür" didiklerinde Îmân idenler: "Biz onun irsâl olundığı şeye îmân idenlerdeniz" didiler.

Halkının kendini büyük gören önderleri, güçsüz saydıkları kişilere; onların inanmış olanlarına şöyle dediler: “Siz Salih’i, gerçekten Rabbi tarafından elçi olarak gönderilmiş biri mi sanıyorsunuz?” Dediler ki “Evet. Biz onunla gönderilmiş her şeye inanıp güveniriz.”

O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular:-Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler:-Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz!

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, o kavmin horlanan mü'minlerine, “Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu nereden biliyorsunuz?” dediler. Onlar da “Biz onunla gönderilene inanan kimseleriz” cevabını verdiler.

Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.

Qavm zodagonlaridan takabbur bo‘‎lgan kimsalar ular orasidagi bechorahol va iymon keltirgan kishilarga: “Sizlar Solihni Robbisi tomonidan yuborilgan payg‘‎ambar deb bilasizlarmi?” – deb aytdilar. Ular esa: “Albatta, biz unga nima yuborilgan bo‘‎lsa ishonamiz”, – dedilar.

eyitti bir bölük serverler anlar kim boyun virmediler ķavmundan anlara kim ża'if śayıldılar aña kim įmān getürdi anlardan “bilür misiz bayıķ śālih viribinilmişdür çalabı’sından?” eyittiler “bayıķ biz aña kim viribinildi anuñ-ile inanıcılaruz.”

Eyitdi ol ulular ki büyüklendiler ḳavminden anlara kim ża‘īfler‐idi ḳavminden ki īmān getürdiler: Bilür misiz ki taḥḳīḳ Ṣāliḥ gönderilmişdürTañrısından? Eyitdiler: Taḥḳīḳ biz anuñ peyġamberlıġına inanuruz.

Saleh tayfasının (iman gətirməyi) özlərinə sığışdırmayan təkəbbürlü başçıları içərilərindən iman gətirən əlsiz-ayaqsız yoxsullara üz tutub: “Siz Salehin, doğrudan da, Rəbbi tərəfindən göndərilmiş (bir peyğəmbər) olduğunu bilirsinizmi?” – deyə soruşdular. Onlar: “Bəli, biz onunla göndərilən hər bir şeyə (bütün dini hökmlərə) inanırıq!” – deyə cavab verdilər.

The chieftains of his people, who were scornful, said unto those whom they despised, unto such of them as believed: Know ye that Salih is one sent from his Lord? They said : Lo! In that wherewith he hath been sent we are believers.

The leaders of the arrogant party among his people said to those who were reckoned powerless - those among them(1045) who believed: "know ye indeed that Salih is a messenger from his Lord?" They said: "We do indeed believe in the revelation(1046) which hath been sent through him."

1045 As usually happens in such cases, the Believers were the lowly and the humble, and the oppressors were the arrogant, who in selfishly keeping bac... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.