Fekeżżebûhu fenecceynâhu vemen me’ahu fî-lfulki vece’alnâhum ḣalâ-ife veaġraknâ-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ(s) fenzur keyfe kâne ‘âkibetu-lmunżerîn(e)
Derken onu yalanladılar da onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları hükümdar ettik ve delillerimizi yalanlayanları sulara boğduk, bak da gör, korkutulanların sonları ne oldu.
Bunun üzerine, yine de onu yalanladılar; Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler (yeryüzünde etkili ve yetkili kimseler) kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak (ki, uyarıldığı halde laf dinlemeyen ve hatasını kabul etmeyen benlik ve kibir ehlinin sonu nasıl noktalanmıştır).
Bütün bu uyarılara rağmen, onu yalanlamaya kalkıştılar biz de onu gemide onunla birlikte olanların hepsini kurtarıp, bu kurtardıklarımızı o yok ettiklerimizin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk. Artık sen bir bak, uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu nasıl oldu?
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de Nuh'u ve onunla beraber gemilerde olanları kurtardık, dünya düzeni kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler haline getirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları tûfanda boğduk. İbret nazarıyla bak, incele, sorumluluk, hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılıp da, iman etmeyenlerin âkıbetleri nasıl oldu?
Onlar yine de onu yalanladılar. Ancak biz onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık ve onları halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Fakat onu yalanladılar; biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak.
Bunun üzerine yine Nûh'u tekzîp ettiler. Biz de onu ve beraberindeki müminleri gemide selâmete çıkardık ve bunları yeryüzünün halifeleri yaptık. Âyetlerimizi tekzip edenleri ise, suda boğduk. İşte bak, azabla korkutulup yola gelmiyenlerin sonu nasıl olmuştur!...
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları yeryüzüne halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. İşte bak, uyarılanların sonunun nasıl olduğunu gör!
Yine de onu yalanladılar; biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları iktidar sahibi yaptık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak ki, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Onu yalanladılar, biz kurtardık onu, gemi de onunla bile olanı, biz bunları arda kıldık, âyetlerimizi yalanlayanları suya boğdurduk, imdi bakasın ki, kocundurulanların sonu nice olmuştur
Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak, azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?
Nûh’a yalancı didiler. Biz ânı ve gemide bulunan ehlini kurtardık ânları yaşatdık ve âyâtımızı tekzîb idenleri gark iyledik. İşte îmân itmeyenlerin ’âkıbeti böyle oldı.
Onu yalancı saydılar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak.
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Yine de onu yalancılıkla itham ettiler. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk; yerlerine bunları geçirdik. İşte gör, o uyarılanların sonu nice oldu!
Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryüzünün) yöneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et.
Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları yeryüzüne halifeler yaptık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu.
Bunun üzerine yine onu tekzib ettiler. Biz de onu ve beraberindekileri gemide necâte çıkarıb bunları Yer yüzünün halifeleri kıldık, âyetlerimizi tekzib edenleri ise gark ettik, bak işte inzâr olunanların âkibeti nasıl oldu
Yine de onu yalanladılar, biz onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler yaptık. Âyetlerimizi yalanlayanları da (suda) boğduk. Bak, uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Yine onlar kendisini tekzîb etdiler. Biz de hem onu, hem gemide beraberinde bulunan kimseleri selâmete erdirdik ve bunları (yer yüzünün) halîfeler (i) yapdık. Âyetlerimizi yalan sayanları ise (suda) boğduk. Bak, (Allahın azâbiyle) korkutul (ub da doğru yolu tutmay) anların sonu nice olmuşdur!.
Buna rağmen onu yalanladılar; bunun üzerine onu ve onunla berâber gemide bulunanları kurtardık; onları (yeryüzünde) halîfeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Artık bak o korkutulanların sonu nasıl oldu!(2)
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlamış olanları da (suda) boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamak istemeyen)lerin sonu nasıl oldu!
Nuh’u yalanladılar. Bizde onu ve onunla beraber olanları gemi ile kurtardık ve onları yeryüzünün sahipleri yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Şimdi bak bakalım, uyarılanların, inkârlarının sonucu nasıl oldu.
Bunun üzerine onu yalancı yerine koydular. Biz de onu, onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık. Bunları ötekilerin yerine geçirdik. Belgelerimizi yalan sayanları da suda boğduk. O uyarılanların sonu nice oldu bir görün.
Bunun üzerine kavmi onu yalancı çıkardılar. Biz de onu, onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, bunları onların yerine getirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Allah/ın azabıyle korkutulanların encamı nasıl olmuştur [⁵] görüyorsunuz!
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik [halâ’if]. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarılanların (ama kulak asmayanların) [munzerîn] sonu nasılmış?
Onu yalancı saydılar; ama biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik ve ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Fakat bu uyarıları dikkate almadılar, aksine iyice azgınlaşarak onu yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine, Biz de onu ve gemide onun yanında yer alan bütün Müslümanları tufanda helak olmaktan kurtardık ve onları o ülkede egemen kıldık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise, korkunç sel sularına batırarak boğduk. Bak işte, uyarılan fakat uyarılara aldırış etmeyen isyankârların sonu nice olmuş, gör!
Derken onu yalanladılar.
Onu ve onunla birlikte Gemi’deki kimseleri kurtardık. Onları halîfeler / geride kalanlar (hayatta kalanlar) yaptık. Âyetlerimizi yalanlamış olanları suda boğduk. Bir bak, Uyarılanlar’ın sonu nasıl oldu?
Onu yalanladılar. Biz onu ve gemidekileri kurtarıp ardından yepyeni nesiller yarattık. Sözlerimizi yalanlayanları ise sulara gömdük. Uyarıya kulak asmayanların sonu n'oldu bak!
Bu kadar açık net söylemesine rağmen kavmi onu yine yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık! Onları yeryüzünün hâkimleri yaptık! Ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk! Bak işte, uyarılıp yola gelmeyenlerin sonu nasıl oldu?
(Yine de) onu yalanlamışlardı. Biz de hem onu hem de onunla birlikte gemide bulunanları kurtarmış ve onları (yeryüzünde) halifeler (sorumlular olarak) görevlendirmiştik. Ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl olmuş!
Kavmi yine Onu yalanladı. Biz de Onu ve onunla beraber gemide bulunanları, kurtardık ve onları (yeryüzüne sahip çıkacak) halîfeler¹ kıldık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk.² Uyarıldıkları (halde îman etmeyenlerin) sonunun ne olduğuna bir bak!
(Bütün bu uyarılara rağmen) o’nu yalanlamaya kalkıştılar! Ve Biz de o’nu ve gemide o’nunla birlikte olanların hepsini kurtarıp (yeryüzüne) mirasçı kıldık; ⁹⁴ ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk: ⁹⁵ İmdi, bir bak, uyarıldıkları halde uymayan insanların sonu nasıl olurmuş!
Buna rağmen onu yalancılıkla suçladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve onları o memleketlere yerleştirdik. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları ise suda boğduk. Uyarıldıkları halde Allah’ın ayetlerini yalanlayanların sonu nasılmış bir bak! 11/25... 49
Derken, onu yalanladılar; bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünün) vârisleri kıldık.[¹⁶⁵³] Âyetlerimizi ısrarla yalan sayan kimseleri ise boğulmaya terk ettik. Dön de bir bak: uyarılan (ama uyanmayan) kimselerin akıbeti nice olurmuş?
(Nuh’un bu son uyarıları da yarar sağlamadı, kavmi) Yine onu yalancı saydı. (Hak davetini kabul etmediler, şirk ve küfürde devam ettiler) Biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları yeryüzünün halifeleri yaptık. (Yeryüzüne yerleştirdik) Ayetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. (Ey Muhammed, mana aleminde seyret de) Bak, azap ile uyarılanların sonu ne kadar feci oldu!
Ve ardından onu yalanladılar; onu ve onunla beraber olanları gemiyle kurtardık ve kurtardıklarımızı onların yerine geçirdik; ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Bak ki, uyarıların sonu nasıl oldu?
Yine o'nu tekzîp ettiler. Biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları necâta erdirdik ve onları halifeler kıldık. Bizim âyetlerimizi tekzîp edenleri de gark ettik. Artık bak! Korkutulmuş olanların akıbetleri nasıl oldu?
Yine de halkı kendisini dinlemeyip onu yalancı saydılar. Biz de hem onu, hem de gemide beraberinde olanları kurtardık ve bunları, o ülkeye hükmedenlerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. İşte bak, uyarıldığı halde doğru yolu tutmayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu gör! [2, 30; 39, 40; 7, 64]
Yine de onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları egemen yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin sonu nice oldu!
Kavmi onı tekzîb itdiler. Biz de, îmân idenlerle berâber onı sefînede kurtardık ve o kavme halef itdik. Âyetlerimizi inkâr ve tekzîb idenleri de gark iyledik. İnzâr olundukları halde îmân itmeyenlerin 'âkıbeti nasıl oldığına bak.
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve diğerlerinin yerine geçirdik. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları da suda boğduk. Uyarılan o kimselerin sonunun ne olduğunu bir düşün.
O'nu yalanlamışlardı. Biz de O'nu ve O'nunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
Onlar onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtararak onların yerine geçirdik; âyetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Şimdi bak, uyarılanların sonu ne oldu!
Bunun üzerine, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!
Bas, shuncha chaqiriqlarga qaramay uni yolg‘onchiga chiqarishgach, Biz uni va u bilan kemada birga bo‘lgan iymonlilarni to‘fondan qutqardik va ularni Yerda o‘rinbosarlar qildik. Oyatlarimizni yolg‘onga chiqarganlarni to‘fonda g‘arq qildik. Ogohlantirish berilgan va unga quloq tutmaganlarning oqibati qanday bo‘lganini ko‘ring.
pes yalan duttılar anı pes ķurtarduķ anı daħı ol kim anuñ-iledür gemi içinde. daħı eyledük anları daħı birinüñ yirine durıcılar. daħı ġarķ eyledük anları yalan duttılar āyetlerümüzi. pes baķ nite oldı sonı ķorķıdu ħaber virinilmişlerüñ!
Pes yalanladılar Nūḥı, biz ḳurtarduḳ anı bilesince olanları daḫı gemi içinde. Daḫı anları ḫalīfeler eyledük yirde, daḫı ġarḳ eyledük ol kişileri ki yalanladılarbizüm āyetlerümüzi. Pes gör nice oldı ṣoñ işi ẓālimlerüñ.
Onlar yenə də Nuhu yalançı hesab etdilər. Biz Nuha və onunla birlikdə gəmidə olanlara nicat verdik, onları (yer üzünə) varislər (xələflər) etdik. Ayələrimizi yalan hesab edənləri isə suda batırıb boğduq. Bir gör (əzabla) qorxudulanların (lakin yola gəlməyənlərin) axırı necə oldu!
But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and made them viceroys (in the earth), while We drowned those who denied Our revelations. See then the nature of the consequence for those who had been warned.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |