18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Vâkı’a Suresi 70. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lev neşâu ce’alnâhu ucâcen felevlâ teşkurûn(e)

Dileseydik onu tuzlu, acı bir su haline getirirdik, hala mı şükretmezsiniz?

Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; (deniz suyu gibi asla içemezdiniz,) haydi şükretseniz ya! (Hâlâ şükretmeniz gerekmez mi?)

Dileseydik o gökten inen tatlı suyu, tuzlu ve acı su haline getirirdik. Öyleyse neden şükretmiyorsunuz?

Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu tuzlu ve acı yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?

Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde (bu türlü nimetlere karşı Allah'a) şükretseniz ya...

Eğer isteseydik, onu tuzlu su yapardık. Artık şükretmeniz gerekmez mi?!

68,69,70. İçtiğiniz suyu hiç düşündünüz mü? Siz mi onu buluttan indiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik onu acı yapardık. Hiç şükretmez misiniz?

Dileseydik biz onu acı yapardık, niçin şükretmezsiniz

Dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmiyorsunuz?

Ayetlerde “ahiretin gerçekliği” ile “dünyadaki yaratılış delilleri” arasında dikkat çekici bir kavramsal simetri kurulmaktadır. İnsan menîden yaratılı... Devamı..

Eğer istese idik bu suyı acı su yapar idik. Niçün müteşekkir olmuyorsunuz?

Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?

Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!.

Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmez misiniz?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!

Dilesek onu acı bir çorak ediverirdik o halde şükretseniza

Dileseydik onu (bulutlar vasıtasıyla yağdırdığımız yağmuru, içemeyeceğiniz çok) tuzlu (bir su) yapardık. (O hâlde bunca nimetlere karşılık, Rabbinize) şükretmeniz gerekmez mi?

Eğer dileseydik onu tuzlu yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?

Eğer dileseydik onu (içilmeyecek) tuzlu bir su yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?

Dileseydik onu acı kılardık, şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu tuzlu (acı bir su) yapardık; o hâlde şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu (okyanuslardan ve denizlerden buharlaştırmadan önceki durumu gibi) yine acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmezsiniz? *

(*) Deniz suyu böyle bir mekanizmadan geçmeden içilmez. Böbrek, adeta filtre gibi, kandaki zararlı maddeleri süzer ve bunları idrar yolu ile dışarı at... Devamı..

Biz isteseydik o suyu içilemez hale (acı, tuzlu) getirirdik. Şükretmeniz gerekmiyor mu?

Eğer Biz dileseydik onu acı bir su yapardık. Öyleyse ne diye şükretmiyorsunuz?

Dileseydik biz onu acı bir su yapardık. O halde niye şükretmiyorsunuz?

Dileseydik onu acı ve tuzlu yapardık, şükretmeniz gerekmiyor mu?

Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; o halde neden şükretmiyorsunuz?

Dileseydik, onu acı ve tuzlu da yapabilirdik; öyleyse, bunca nîmetlere karşılık Rabb’inize şükretmeniz gerekmez mi?

İsteseydik, onu acılaştırırdık. Keşke şükretseniz!

İstesek onu acı yapabilirdik. Şükretmelisiniz.

Dileseydik onu tuzlu yapardık! Siz de içemezdiniz. Görmüyor musunuz? Genişliğini hesap edemediğiniz denizler tuzlu sulardan oluşuyor. İçebiliyor musunuz? Bulutlardan inen, pınarlardan, derelerden, ırmaklardan akan suların hepsi tuzlu olsaydı ne yapardınız?

Dileseydik onu da tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

Eğer dilersek onu da tuzlu (ve acı) yapardık. Buna şükretseniz olmaz mı?

[O tatlı bir su şeklinde iner, ama] dileseydik yakacak kadar tuzlu ve acı yapabilirdik: öyleyse neden [Bize] şükretmiyorsunuz?

Biz isteseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi? 24/43

Eğer isteseydik onu tuzlu ve acı bir su yapardık: şu halde neden hâlâ şükretmiyorsunuz?

Dileseydik onu tuzlu kılardık. (Da susuzluktan kavrulurdunuz) O halde (Rabbinize) şükretmeniz gerekmez mi?

Eğer dileseydik onu acı, içilmez yapardık, teşekkür etmeli değil misiniz?

Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık. Artık şükretmeli değil misiniz?

Dileseydik onu tuzlu da yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şüketmeniz gerekmez mi?

Eğer istesek onı acı ve içilmez kılardık. Bu ni'mete şükür itmez misiniz?

O suyu, tuzlu ve sıcak indirmeyi tercih edebilirdik. Öyleyse görevlerinizi neden yerine getirmiyorsunuz!

İsteseydik onu tuzlu bir su yapardık; şükretmeniz gerekmez mi?

Dileseydik onu acı bir su yapardık; öyleyse niçin hâlâ şükretmezsiniz?

Dileseydik, onu tuzlu yapıverirdik. Peki şükretmeniz gerekmez mi?

Agar Biz xohlasak, uni ichilmaydigan sho‘‎r qilib qo‘‎ygan bo‘‎lar edik. Bas, shukr qilmaysizlarmi?!

eger dilemiş-misse-dük ķılduġ-ıdı anı acı. pes nişe şükr eyle mezsiz?

Eger dilese‐y‐dük anı acı ḳılurduḳ. Pes niçün şükr eylemezsiz?

Əgər istəsəydik, onu acı (bir su) edərdik. Elə isə niyə (Allahın ne’mətlərinə) şükür etmirsiniz?

If We willed We verily could make it bitter. why, then, give ye not thanks?

Were it Our Will, We could make it salt (and unpalatable):(5253) then why do ye not give thanks?

5253 The mystery of the two streams of water, one sweet and the other salt, constantly mingling, and yet always separate, is referred to more than onc... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.