10 Mayıs 2026 - 22 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 66. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kad kânet âyâtî tutlâ ‘aleykum fekuntum ‘alâ a’kâbikum tenkisûn(e)

Size ayetlerimiz okunduğu zaman gerisin geriye dönerdiniz.

Gerçekten Benim ayetlerim size okunuyordu, fakat siz topuklarınız üzerinde geri dönüyordunuz; (değil mi?)

Size ayetlerim tekrar tekrar okunduğunda, siz her defasında ökçelerinizin üzerinde dönüveriyor,

“Âyetlerimiz, düşünüp anlamanız ve iman etmeniz için size okunuyordu. Siz de hayra hizmetten kaçınarak tutup arkanızı dönüyordunuz.”

bk. Kur’ân-ı Kerim,

Size ayetlerim okunuyordu, ama siz topuklarınızın üzerine geri dönüyordunuz.

Gerçekten benim ayetlerim size okunuyordu, fakat siz topuklarınız üzerinde geri dönüyordunuz;

Size, ayetlerim okunuyordu da, gerisin geri dönüyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).

“Ayetlerimiz size okunduğunda, siz ökçeleriniz yönünde gerisin geriye gidiyordunuz.

66,67. “Âyetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz.”

Size âyetlerimiz okunuyordu, büyüklenip, geceleri gevezelik ederek, arkanızı dönerdiniz!

Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).

Bu ayeti yalnızca inkârcılara yönelik bir uyarı olarak değerlendirmek, Kur’an’ın evrensel hitabını daraltmak anlamına gelir. Zira Kur’an, sadece inanm... Devamı..

65,66,67. O vakit: "Bugün feryâd itmeyiniz hiç bir imdâd yetişmiyecekdir. Siz âyâtımızı okudukları vakit başınızı çevirir idiniz, tekebbür ile gice sohbetlerinizde hezeyânlarda bulunuyor idiniz." diriz.

66,67. "Ayetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz."

66,67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

66-67. Zira âyetlerimiz size okunurdu da arkanızı dönüp giderdiniz; gece sohbetleri yaparken büyüklük taslayarak onun hakkında hezeyanlar savururdunuz.

66, 67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da, siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kâbe'nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz.

Size ayetlerim okunuyordu da ardınıza dönüyordunuz.

Çünkü âyetlerimiz size okunurdu da, buna karşı siz arkanızı dönerdiniz.

Karşınızda âyetlerim okunuyordu da siz ardınıza dönüyordunuz

66-67. Size âyetlerim okunuyordu da, siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kâbe’nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz!”

Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz.

66,67. Karşınızda âyetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri dönüyor, geceleyin de (cemâat hâlinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz.

Oysa ayetlerim size okunurdu da gerisin geri dönerdiniz,

[31/7; 34/43]

66,67. “Hakikaten âyetlerim size okunuyordu da, büyüklük taslayanlar olarak ökçeleriniz üzerinde geriye dönüyordunuz; geceleyin toplanarak saçmalıyordunuz.”

Gerçekten benim ayetlerim (mesajlarım) size okunmaktaydı, fakat siz topuklarınız üzerinde geri dönüyordunuz.

“Daha önce ayetlerim size okunmuştu da, sizde ökçeleriniz üzerinde ayetlerimize sırtınızı dönerek onu yok saymış,”

Oysa ki ayetlerimiz size okunuyordu da siz arkanızı dönüyordunuz.

Âyetlerimiz size okunurdu, siz ise gerisi geriye dönerdiniz [⁵],

[5] Büsbütün uzaklaşırdınız.

“Andolsun ayetlerim size okunduğunda sizler hemen topuklarınızın üzerinde arkanıza dönüp gidiyordunuz.”

Gerçekten benim ayetlerim size okunmaktaydı, fakat siz topuklarınız üzerinde geri dönüyordunuz.

“Çünkü size vaktiyle ayetlerimiz okunduğunda, onlardan inatla yüz çeviriyordunuz.”

Size benim âyetlerim okunuyordu; ökçeleriniz üzeri dönüp kaçıyordunuz.

Çünkü benim sözlerim size okunduğunda, Hemen topuklarınız üzerinde çark edip gidiyordunuz.

Ayetlerim okunduğu zaman büyüklük taslıyordunuz. Hiç dinlemeden arkanızı dönüp gidiyordunuz.

66,67. Elbette ayetlerim size [tilavet] ediliyordu (okunup aktarılıyordu) da siz buna karşı kibirlenerek arkanızı dönüyor, geceleyin (Kâbe’nin etrafında) saçmalıyordunuz.” [*]

Benzer mesaj: Fussilet 41:26.

“Gerçekten Benim âyetlerim size okunurken siz onlara sırt çeviriyordunuz…”

“Size mesajlarım tekrar tekrar ³⁷ okunduğunda, siz [her defasında] ökçelerinizin üzerinde dönüveriyor

37 Kad takısından sonraki kânet fiilinin buradaki anlamı budur.

Zira benim ayetlerim size okunuyordu ama siz onlara sırtınızı dönüyordunuz. 39/70...72, 67/6...12

Hem evvelce mesajlarımız size ulaştırılmıştı. Buna rağmen siz ısrarla arkanızı dönüyordunuz;

Çünkü; size ayetlerimiz okunuyordu da, siz arkanızı dönüyordunuz,

Size ayetlerimiz anlatılırdı, siz ise arkanızı dönerek ondan kaçıyordunuz.

«Muhakkak ki, size karşı benim âyetlerim okunuyordu da siz ardınıza dönüyordunuz.»

66, 67. “Âyetlerim size okunduğunda, siz kibirlenerek sırtınızı çevirirdiniz, geceleyin onun aleyhinde ileri geri konuşarak saçmalardınız. ” [40, 12]

Ayetlerim size okunuyordu da siz arkanıza dönüyordunuz.

"Size âyetlerim okunuyordı ve siz onlara arkanızı dönerdiniz"

Size âyetlerimiz okunmuştu da siz arkanızı dönmüştünüz.

Ayetlerim size okunuyordu; ama siz ona arkanızı dönüyordunuz.

Size Benim âyetlerim okunduğunda arkanızı dönüyordunuz.

"Ayetlerimiz size okunuyordu da siz ökçeleriniz üzerine gerisin geri dönüyordunuz."

Chunki sizlarga oyatlarim tilovat qilinganida, sizlar ortingizga qarab qochgan edingiz.

66-67. bayıķ oldıyıdı āyetlerüm benüm oķınur üzerüñüze pes olduñuz-idi ökçelerüñüz üzere dönerdüñüz, boyun virmeyiciyiken anuñ-ile gice söz söylerken herze söylerdüñüz.

Taḥḳīḳ benüm āyetlerüm oḳunurdı sizüñ üstüñüze, pes ökçeñüz üstinedönüp ḳaçarduñuz.

Ayələrimiz sizə oxunduğu zaman arxa çevirirdiniz (onları yalan hesab edib inanmırdınız).

My revelations were recited unto you, but ye used to turn back on your heels,

"My Signs used to be rehearsed to you, but ye used to turn back on your heelsT h e N o b l e Q u r ’ a n


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.