19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Vâkı’a Suresi 65. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lev neşâu lece’alnâhu hutâmen fezaltum tefekkehûn(e)

Dilersek elbette onu kurutup çerçöp haline getirirdik de şaşırırkalır, nadim olurdururdunuz.

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu (kurumuş) bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.

Çünkü dileseydik, onu olgunlaşmadan kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret ve dehşet içinde kalırdınız.

Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu kuru bir çöp haline getirirdik. Şaşırır, hayret eder dururdunuz!

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık siz de şaşırıp kalırdınız.

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.

Dileseydik o ekini çörçöp haline getirirdik de şöyle gevelerdiniz:

İsteseydik, onu (verimsiz) bir çerçöp yapardık. Siz de seyredip dururdunuz.

63,64,65,66,67. Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık” derdiniz.

Eğer biz dileseydik, onu çerçöp kılardık, siz de şaşırırdınız!

65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”

Eğer istese idik tekmîl mahsûlâtınızı kurımış saman çöpi hâline getirir idik.

65,66,67. Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

Dileseydik onu kuru bir çöpe çevirirdik de şaşırır kalırdınız:

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.

Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:

65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) sızlanıp dururdunuz: “Şüphesiz biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Gerçekten biz (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz!”

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Eğer dileseydik muhakkak ki onu (tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz de şaşakalırdınız.

Dileseydik onları çer çöp yapardık da sızlanıp kalırdınız:

Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Şayet dilesek onu (meyvesiz, sebzesiz, tanesiz) kuru bir ot hâline getirirdik, siz de şaşırıp kalakalırdınız.

Biz dilersek, o yetiştirdiklerimizi kupkuru bir ot haline getiririz ve sizde ortada şaşıp kalırsınız da,

Eğer Biz dileseydik onları kuru ota döndürürdük, siz de baka kalırdınız!

Dileseydik biz onu bir saman kırıntısı yapardık da siz de donakalırdınız [³],

[3] Veya tasalanarak pişman olurdunuz.

Eğer isteseydik onu kuru ot yapardık da şaşırıp kalırdınız.⁶

6 Zümer, 39/21

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık da böylelikle şaşar kalırdınız.

Dileseydik, hepsini daha olgunlaşmadan kurumuş çerçöp hâline getirirdik de, şaşırıp kalırdınız:

Dilersek, onu bir kuru-kırıntı yapardık; geveleyip dururdunuz:

İsteseydik ekileni gazele çevirir, siz de hayretten donakalırdınız:

Dileseydik onları kuru bir çöp yapardık! O zaman bütün emekleriniz boşa giderdi.

65,66,67. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.

65,66,67. Eğer dilersek onu kesinlikle bir çör-çöp yapardık ve siz de: “Eyvah! Mahvolduk, daha doğrusu biz çok zarardayız!” diye, geveler dururdunuz.

[Çünkü,] dileseydik, onu kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret [ve dehşet] içinde kalırdınız:

– Biz dileseydik onu çerçöp haline getirirdik, o zaman da siz şaşkınlık ve çaresizlik içinde: 57/20

Eğer isteseydik, onu çürüyüp un ufak olmuş bir ahşap kalıntısına çevirirdik de, şaşakalır (ve derdiniz ki):

Dileseydik onu çerçöp haline getirirdik de (bu takdirin katımızdan indiğinin şuuruna varmaz) şaşar kalırdınız.

Eğer dileseydik onu ot kırıntısı kılardık, gevelenip dururdunuz.

Eğer dilese idik onu elbette bir ot kırıntısı yapardık. Artık siz, şaşırır dururdunuz.

Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:

Eğer istesek onı dânesiz saman kılardık ve siz de gam ve kedere düşüb emeğinize nâdim olurdınız.

Onları kuru ota dönüştürmeyi tercih edersek dönüştürürüz, o zaman da şaşırıp kalırsınız.

Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.

Dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da geveler dururdunuz:

Dileseydik, onu kuru bir çöl haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye:

Agar Biz xohlasak, uni quruq cho‘‎p qilib qo‘‎ygan bo‘‎lar edik, sizlar esa ajablanib qolavergan bo‘‎lar edingiz.

eger dilemiş-misse-dük ķıladuķ anı uvanmış ķuru ot pes olduñuzdı ŧanlarsız.

Eger biz dileseydük anı heyef olmış ḳılurduḳ. Pes siz ‘acebe ḳalurduñuz.

Əgər Biz istəsəydik, onu bir saman çöpünə döndərər, siz də mat-məətəl qalıb:

If We willed, We verily could make it chaff, then would ye cease not to exclaim:

Were it Our Will, We could crumble it to dry powder, and ye would be left in wonderment,


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.