9 Mayıs 2026 - 21 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 64. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ezlefnâ śemme-l-âḣarîn(e)

Öbürlerini buraya yaklaştırdık.

(Arkadan gelen) Ötekileri (Firavun ve askerlerini) de buraya yaklaştırdık (ve mü’minlerin peşlerinden açılan denizdeki boşluğa-yarığa daldırdık).

Firavun ve ordularını da, bu açılan yola sokarak, İsrailoğullarına yaklaştırdık.

Ötekileri, Firavun'un ordusunu da oraya yaklaştırdık.

Ötekileri buraya yaklaştırdık.

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Ötekileri, (Firavuncuları) da buraya yanaştırdık.

Diğerlerini de oraya topladık.

Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.

Hemen deniz yarılıp, her parçası ulu bir dağ olmuştu !

Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).

Sonra Mısırlıları bahre yaklaşdırdık.

İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Ötekilerini de oraya getirdik.

Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.  

 Musa ve adamlarının ardından, düşmanlar da bu denizde açılan yollara girdiler.

Sonra, diğerlerini yaklaştırdık.

Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.

Ötekileri de buraya yanaştırmıştık

Ötekileri (Firavun ve askerlerini) de oraya yaklaştırdık (onlar da denizde açılan yola girdiler).

Diğerlerini¹ de oraya yaklaştırdık.

1- Firavun\un adamlarını.

Ötekileri de buraya yanaşdırdık.

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Ötekileri (Fir'avun ve askerlerini) de buraya yaklaştırdık.

Ötekileri (Firavun ve onunla birlikte olanları) da oraya yaklaştırdık.

Diğerlerinin (İsrailoğullarının) arkasına, onları (Firavunun ordusunu) yaklaştırdık.

Öbürlerini oraya yaklaştırdık.

Öbürlerini de oraya yaklaştırdık [¹].

[1] Veya deniz kenarında topladık.

Diğerlerini de oraya yaklaştırdık.

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Derken, diğerlerini helâk etmek üzere buraya yaklaştırdık.

Arkadan İzleyenler’i oraya yanaştırdık.

Önden onları, ardından Fıravunları sürdük.

Bir de ne görsün? Musa halkıyla birlikte açılan yollardan geçiyordu. Alelacele peşlerine düştü. Zaten Musa’nın istediği de buydu. Firavun’un düşünmesini engellemek istiyordu. Firavun Musa’nın onlara tuzak kuracağını düşünmemişti. İşte bu onlar için hazırlanan en büyük tuzaktı. İnsanları küçümsemek, onların yapabilecekleri şeyleri düşünmemek en büyük hataydı. Firavun Musa’yı ve halkını küçümsemişti. Hâlbuki Musa Mısır’da ordu komutanlığı yapmıştı. Mısır’da kölelik yapan İsrail halkı her türlü yapıları inşa eden bilgilere sahipti. Belki Musa’nın Firavun gibi süslü orduları yoktu ama bilgileri becerileri vardı. Bilgili becerili halkı vardı.

Diğerlerini oraya yaklaştırmıştık.

Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.¹

1 Mûsa ve arkadaşlarının ardından, Firavun ve adamlarını da denizde açılan yollara, girdirdik.

Ve kovalayanları (da) ³⁴ oraya yaklaştırdık.

34 Lafzen, “ötekileri”.

Geriden gelenleri oraya yaklaştırdık. 20/72...78

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Sonra diğerlerini (Firavun ile ordusunu) oraya yaklaştırdık.

Yaklaştırdık ve sonra ötekilerini de.

Ötekilerini de buraya yaklaştırmıştık.

64, 65, 66. Ötekileri (Firavun'un ordusunu da) oraya yaklaştırdık. Mûsâ'yı ve beraberinde olan herkesi kurtardık. Öbürlerini ise suda boğduk.

Ötekileri de buraya yaklaştırdık (Musa ve adamlarının ardından, düşmanları da bu denizde açılan yollara girdiler).

Onları ve diğerlerini (Fir'avn ve ittibâ'ını) bahre girdirdik.

Öbürlerini o yerde onlara yaklaştırdık.

Oraya ötekilerini de yaklaştırdık.

Diğerlerini de oraya yaklaştırdık.

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Ortda qolgan fir’avn va uning askarlarini ham o‘‎sha yerga yaqinlashtirdik.

daħı yaķın getürdük anda ayruķları.

Daḫı yaḳın getürdük anda ayruḳları ki Fir‘avn‐ıla ḳavmidür.

O biriləri (Fir’on əhlini) də ora yaxınlaşdırdıq (dəniz sahilinə topladıq).

Then brought We near the others to that place.

And We made the other party approach thither.(3172)

3172 The miracle was twofold: (1) Moses with his people passed safely through the sea; and (2) Pharaoh and his great host were drowned in the sea.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.