19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bürûc Suresi 6. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İż hum ‘aleyhâ ku’ûd(un)

O sırada kendileri de kıyısında oturmuşlar.

Hani kendileri de (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı.

[Not: 4, 5 ve 6. ayetler, Siyonist ve emperyalist güçlerin dünyayı ateşe verebilecek nükleer yığınaklarına ve bunların engellenmesi lüzumuna da işare... Devamı..

Hani o zalimler ateşin başında oturup,

Ateşin etrafında oturuyorlar, işkence edecekleri mü'minleri ateşin kenarında tutuyorlardı.

O zaman onlar o (ateş hendeği)nin başında oturmuşlardı.

Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı.

O vakit, (o zalim kâfirler) ateşin etrafında oturmuştular;

Onlar, onun üzerinde oturmuşlardır.

6,7. Onlar da o ateş çukurunun etrafında oturmuş, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.[742]

[742] Uhdûd halkı ve yaptıklarının günümüzde algılanma biçimi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 20-24.

Kıyısında oturup da

6-7. Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

4,5,6,7. Âteş ile memlû uçurumun ashâbına la’net olsun. Ânlar da vaktiyle mü’minleri âteşe atub hendek’in kenarında seyir iderler idi.

4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

6-7. Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.

Başında oturmuşlar,

Hani o ateşin başına oturmuşlar,

O vakıt ki üzerine oturmuştular

6-7. Hani, onlar (ateşle doldurdukları hendeğin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

Hani onlar, onun başında oturmuşlardı.

O zaman onlar (o ateşin) etrafında oturucu idiler.

Hani kendileri ateşin çevresinde oturmuş,

6,7. O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü'minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!(2)

(2)Rivâyetlere göre, zâlim bir kralın memleketinde, îmanlı bir râhibin yetiştirdiği bir çocuk, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine verdiği hârika hâl ile kendis... Devamı..

6,7. Hani o vakit kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

Tutuşturulmuş ateşin yanına oturmuşlar,

O gün onlar ateşin kıyısında oturmuşlar da,

Hani onlar ateş etrafında oturmuşlar,

Onlar ateşin başına oturmuş,

Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı.

Hani o alçaklar, tutuşturdukları ateş çukurlarının başında oturmuş,

Hani, onlar üst-çevresine oturmuşlar;

5,6. Bol yakıtlı ateş yakıp // etrafına oturmuşlar,

Hendeklerin etrafına oturmuşlar.

6,7. Hani onlar o (ateşli çukur)un başında oturmuş, müminlere yaptıkları (işkenceyi) seyrediyorlardı. [*]

Bu katiller hem inananları bilinçli ve planlı bir şekilde ateşte yakıyorlar, hem de çevrelerinde oturup seyrediyorlardı. Kin ve öfkeleri öylesine deri... Devamı..

6,7. Bir zamanlar onlar,¹ o (ateşin) çevresine oturmuşlar ve Müslümanlara yaptıklarını² seyrediyorlardı.

1 Ashâb’ül Uhdûd: Allah’a inananları, ateş dolu hendeklere atarak cezâlandıran kâfir bir topluluktur. Bunların kimler olduğu ve ne zaman nerede yaşadı... Devamı..

Hani, onlar [keyifle] o [ateşi] seyretmişlerdi,

Onlar çukurların kenarında oturmuşlar. 2/214, 13/22

O zaman onlar ateşin üstüne[⁵⁶⁵⁵] oturmuşlardır;

[5655] ‘Aleyhâ ku‘ûd: “ateşin üstüne”. Tarihî rivayetler bağlamında “ateşin başına”. Kinayeli bir ifade. Zımnen: Yakarken yandıklarının farkında değil... Devamı..

6,7. O kâfirler (o ateşin) başına oturmuşlar; müminlere yaptıkları işkenceyi seyrediyorlardı.

Onlar da (hendek) üzerinde oturuyorlardı.

O vakit ki, onlar onun üzerine oturucu idiler.

6, 7. Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.

Onlar, o(ateş hendeği)nin başında oturmuşlardı.

6,7. O vakit ki onlar o ateşin kenarında oturmuş mü'minlere yapdıklarını temâşâ iderlerdi.

Onlar ateşin çevresinde oturur,

Kenarında oturmuşlar.

5,6. Tutuşturdukları ateşle dolu hendeklerin karşısına otururlar,

Onlar onun başında oturmuşlardı.

O‘‎shanda u kofirlar o‘‎sha chohning ustida o‘‎tirgan edilar.

ol vaķt kim anlar anuñ üzere oturıcılardur.

Anlar ol od yanında oturmışlar‐ıdı.

O zaman onlar (xəndəklərin) kənarında oturub,

When they sat by it,

Behold! They sat(6056) over against the (fire),

6056 The persecutors sat calmly to gloat over the agonies of their victims in the well-fed Fire.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.